büyüttü ile cümle
büyüttü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.Köszönöm, hogy etettetek és felneveltetek, és lehetővé tettétek mai életemet.
Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.Pořád surfuji. Plavím se okolo světa. Potápím se.
Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.Σας ευχαριστώ που με ταΐσατε και με αναθρέψατε, και που φτιάξατε την τωρινή ζωή μου.
Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.Спасибо за то, что растили и воспитывали меня, и за то, что я живу сегодня.
Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.זהו סיפור מופלא על החיים בכדור הארץ.
Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.شكرا لكم لإطعامي وتربيتي،
Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.今の私があるのは 父さんと母さんのおかげだもの
Tesekkur ederim. Tesekkur ederim beni beslediginiz ve buyuttugunuz, ve bugunlere getirdiginiz icin.Si voi simti pentru totdeauna nevoia de a aduce despagubiri in Irak.
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.길러나가고 싶었습니다 그래서 저는 디컴피너츠(Decompinauts)라고 불리는 사람들의 그룹인
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.בדיוק כמו את הפטריות, אז הקמתי את אגודת הדיקומפיקאלצ'ר,
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.مثل الفطر، لذا قمت بتشكيل مجتمع الكائنات المتحللة،
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.そこで「腐敗微生物培養会」という 腐敗微生物培養家のグループを結成しました
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Én plántáltam, Apollós öntözött; de az Isten adja vala a növekedést.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Eu am sădit, Apolo a udat, dar Dumnezeu a făcut să crească:
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Eu plantei; Apolo regou; mas Deus deu o crescimento.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Ich habe gepflanzt, Apollos hat begossen; aber Gott hat das Gedeihen gegeben.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Ik heb het geloof in u geplant, Apollos heeft het verder verzorgd, maar alleen God kon het laten groeien.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Io ho piantato, Apollo ha irrigato, ma è Dio che ha fatto crescere
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Jag planterade, Apollos vattnade, men Gud gav växten.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.J`ai planté, Apollos a arrosé, mais Dieu a fait croître,
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Jam szczepił, Apollos polewał, ale Bóg wzrost dał.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.ja som sadil, Apollo polieval, ale Bôh dal vzrast,
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Jáť jsem štípil, Apollo zaléval, ale Bůh dal zrůst.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.jaz sem sadil, Apolo je zalil, ali Bog je dal, da je zraslo.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Jeg plantede, Apollos vandede, men Gud gav Vækst.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Jeg plantet, Apollos vannet, men Gud gav vekst;
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.나는 심었고 아볼로는 물을 주었으되 오직 하나님은 자라나게 하셨나니
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Minä istutin, Apollos kasteli, mutta Jumala on antanut kasvun.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Saya menanam dan Apolos menyiram, tetapi Allah sendirilah yang membuat tanamannya tumbuh
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Tôi đã trồng , A-bô-lô đã tưới , nhưng Ðức_Chúa_Trời đã làm cho lớn lên .
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Tôi đã trồng, A-bô-lô đã tưới, nhưng Ðức Chúa Trời đã làm cho lớn lên.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Yo planté, Apolos regó; pero Dios dio el crecimiento
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Εγω εφυτευσα, ο Απολλως εποτισεν, αλλ' ο Θεος ηυξησεν
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Я насадил, Аполлос поливал, но возрастил Бог;
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.Я посадив, Аполос поливав, Бог ж зростив.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.אני נטעתי ואפולוס השקה אבל האלהים הוא הצמיח׃
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.انا غرست وأبلوس سقى لكن الله كان ينمي.
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.我 栽 種 了 、 亞 波 羅 澆 灌 了 . 惟 有 神 叫 他 生 長
Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.我 栽種 了 、 亞波羅澆 灌了 . 惟有 神 叫 他 生長
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Cậu ta trả lời, "Tôi đã nuôi một bộ ria mép tồi tệ hơn bao giờ hết." (Tiếng cười)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)E ele disse: "Deixei crescer o pior bigode de sempre." (Risos)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)E lui ha risposto, "Mi sono fatto crescere i baffi più brutti della storia." (Risate)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)És azt válaszolta: "Én növesztettem minden idők legbénább bajuszát." (Nevetés)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Hij zei: "Ik liet de slechtste snor ooit staan." (Gelach)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Il m'a répondu, " J'ai fait pousser la pire moustache qui soit. " (Rires)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)그는 "제 콧수염은 정말 엉망이에요." 라고 했습니다. (웃음)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)"Moje fúzy sú asi tie najhoršie na svete," povedal. (Smiech)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Og han sagde, "Jeg voksede det værste overskæg nogensinde." (Latter)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Şi el a spus, "Am crescut cea mai rea mustaţă." (Râsete)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Und er sagte: "Ich habe den schrecklichsten Schnurrbart aller Zeiten gehabt." (Gelächter)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)"Vypěstoval jsem si ten nejhorší knírek." (Smích)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Y dijo: "Tuve el peor bigote posible". (Risas)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)"Zapuściłem najbrzydsze wąsy jakie kiedykolwiek wyrosły." (Śmiech)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Και είπε "Μεγάλωσα το χειρότερο μουστάκι." (Γέλια)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Він відповів: "Я відпустив найгірші вуса в історії". (Сміх)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Он ответил: "Я отрастил самые худшие усы в истории". (Смех)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)Той каза: "Пуснах си най-лошите мустаци". (Смях)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)" מהו סיפור המובמבר שלך?"
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)فقال : " لقد قمت بتربية أسوء شارب " (ضحك)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)「感謝祭の日に実家に帰ると 瞬く間に