Sen hapishanedeydin bu yüzden çocuklarımızı kendim büyütmek zorunda kaldım.You were in prison, so I had to raise our children by myself.
O, etki yaptığı alanı büyütmek istedi.He wanted to enlarge his sphere of influence.
Tom ve Meryem'e tek maaşla altı çocuk büyütmek zor geliyordu.Tom and Mary found it difficult raising six kids on one income.
Bir ağacı büyütmek yıllar alır, ve ama onu kesmek saniyeler sürer.It takes years to grow a tree, yet it takes seconds to cut it.
Tom işini büyütmek istedi.Tom wanted to expand his business.
Sami çocuklarını Müslüman olarak büyütmek istiyordu.Sami wanted to raise his children as Muslims.
Sami'nin karısı çocuğunu yalnız başına büyütmek için ayrıldı.Sami's wife was left to raise her child alone.
Windows Vista'dan önce Büyüteç, ekranı normal boyutunun 9 katına kadar büyütmek için kullanılabilir.Prior to Windows Vista, Magnifier could be used to magnify the screen up to 9 times its normal size.
Politika, ölüm, bağımlılık, çocuk büyütmek ve terörizm gibi konulara da değindiler.Subjects touched upon include politics, death, drug addiction, raising a child and terrorism.
Avşarlan(dır)mak / Avşarlamak : Kızdırmak, işi büyütmek, hid-detlenmek (Elmalı – Antalya).(曹仁分眾圍寧,寧困急,使使請救。諸將以兵少不足分) Sanguozhi vol.
Edinmek, elde tutmak ve büyütmek-- müşteri ilişkilerinin üç bileşenidir.Get, keep and grow--the three components of customer relationships.
Onca yaptýklarýn, söylediklerin, hepsi bizi en iyi ţekilde büyütmek içindiAll you did, all you said, you did your best to raise us both
Ölümü kabullenip sonsuzluk mantarları gibi çözücü organizmaları büyütmek istiyorlar.like the Infinity Mushroom.
Tamı tamına 2 haftada omuzlarınızı büyütmek mümkün mü?Is it possible to add size to your shoulders in literally 2 weeks?
Seni büyütmek için her şeyimi feda ettiğimi nasıl unuttun?Have you forgotten how I sacrificed everything to raise you?
Kör bir çocuğu büyütmek hiç kolay değildi.It wasn't easy to raise a blind child.
Bunca yıl onu... ...büyütmek için çabaladılar ve şimdi o öldü.They'd raised him for many years and now he's dead
Son adım, internet/mobil kanallarında müşterileri büyütmektir.This last step is growing customers for the web/mobile channels.
- 2.5 torun büyütmek için elveriţli... alana sahip, beyaz, tahta parmaklýklý geniţ konak!The large mansion with the white picket fence and plenty of space to raise 2.5 grandkids.
İşte, yaşlanma yanlısı trans bu şeyleri büyütmekten alıkoyan şeydir.This pro-aging trance is what stops us from agitating about these things.
İşte bu büyütmek zorunda olduğumuz şey bu.And that's what we've got to keep growing.
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Then, the question becomes not growth or no growth, but what do you want to grow?
Hatırlarsanız edinmek, elde tutmak ve müşterileri büyütmek hakkında... ...konuşup duruyoruz.But what does that exactly
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.She reared the cows and the goats so that she can care for us.
Yani kütleyi büyütmek isterseniz- iki katına çıkarmak isterseniz- hızlanma yarıya düşecektir.If you make the mass larger...if you double it, then your acceleration will be half as much.
Bu problemi çözüş şeklimiz idam cezası konusunu büyütmekten geçiyor.The way we solve this problem is to make the issue of the death penalty bigger.
Bir dövüş sanatları ustası olarak,<br />onu büyütmek benim için ilginç olacak.As a martial arts master, it'll be interesting for me to raise her.
Servetini büyütmek için yoksulu ezenle Zengine armağan verenin sonu yoksulluktur.Whoever oppresses the poor for his own increase and whoever gives to the rich, both come to poverty.
Bir pencereyi büyütmekMaximize a window
Web sayfasındaki yazı tiplerinin boyutunu büyütmek için araç çubuğundakibüyüteç düğmesini kullanın.Use the magnifier button in the toolbar to increase the font size on your web page.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.To maximize a window vertically, click the maximize button with the middle mouse button.
Kavramsal menüyü büyütmek için sağ tıklayınRight click to bring up contextual menu
Büyütmek için tıklayınız.Click to enlarge.
Kosova'nın istikrarını tehdit eden şartlarla ilgili kamuoyu. [UNDP] - Büyütmek için resme tıklayınızOpinion on circumstances that threaten the stability of Kosovo. [UNDP] - Click image to enlarge
Kosova'daki kurumların çalışmalarına ilişkin memnuniyet. [UNDP] - Büyütmek için resme tıklayınızSatisfaction with the work of institutions in Kosovo. [UNDP] - Click image to enlarge
Etnik ilişkiler. [UNDP] - Büyütmek için resme tıklayınızInterethnic relations. [UNDP] - Click image to enlarge
Hava kültürleri başarılı bitki büyütmek için havaya erişimi en uygun hale getirir.Air cultures optimize access to air for successful plant growth.
HAWPOffical-Youtube 13 Ölçek Ocak 20, 2016 İşleri büyütmek veya küçültmekle ilgili bir oyun.13 Scale January 20, 2016 A game about making things bigger or smaller.
(Büyütmek için resimlerin üzerine tıklayınız.)(Zum Vergrößern auf das Bild klicken.)
Avşarlan(dır)mak / Avşarlamak : Kızdırmak, işi büyütmek, hid-detlenmek (Elmalı – Antalya).Fürstpropstei Ellwangen: Stimpfach, Weipertshofen (teilweise).
1968'de müzeyi tekrar büyütmek gerekti.1968 wurde das Theater restauriert.
1968'de müzeyi tekrar büyütmek gerekti.Le théâtre est rénové en 1968.
Hızla gelişen şehir yaşamı, şehrin sınırlarını da büyütmektedir.La ciudad se desarrolla rápidamente, gracias también a su situación fronteriza.
Yavrular genel olarak bahar ve yaz aylarında doğar ve dişiler yavruları büyütmekten tek başına sorumludur.Las crías suelen nacer en los meses de invierno y primavera y las hembras son las responsables de criarlas.
Meelo'Yu büyütmek ona göre büyük başarıdır.El intento de Mitre pareció tener éxito.
Koz büyütmek mecburi değildir.Il montaggio del cestello non è indispensabile.
Politika, ölüm, bağımlılık, çocuk büyütmek ve terörizm gibi konulara da değindiler.В текстах затронуты темы политики, смерти, наркомании, воспитания детей и терроризма.
1968'de müzeyi tekrar büyütmek gerekti.В 1946 году музей сформирован заново.
Wendy çocuklarını büyümeyi reddeden Peter Pan'ın hikâyeleriyle büyütmektedir.Wendy ainda conta histórias de seus filhos sobre o Peter Pan.
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın.Klik op een foto om hem te vergroten.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.Matka prowadziła dom, wychowując dzieci.
Koz büyütmek mecburi değildir.Обприскувати рослину немає необхідності.
Ancak insan veya insanlar o noktayı zihinlerinde büyütmektedirler.Rozum a vůle tedy vedou člověka ke svobodnému aktu víry (přijetí víry).
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın.Klikněte na obrázek pro jeho zvětšení.
Koz büyütmek mecburi değildir.A zsírégetés nem igényel túlterhelést.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.Annen on aika vihdoinkin aikuistua ja oppia ajattelemaan myös lapsiaan.
Atropin maddesini kadınlar bir zamanlar göz bebeklerini büyütmek için kullanmışlardır.Atropin dryppet i øjnene får pupillerne til at udvide sig og blev almindeligt brugt af øjenlæger før i tiden.
Ancak insan veya insanlar o noktayı zihinlerinde büyütmektedirler.そのかわりイングウェもしくはイング(Ing)は人間であるとされた。
(Büyütmek için resimlerin üzerine tıklayınız.)) 写真(写真をクリックすれば大きくなります。
Windows Vista'dan önce Büyüteç, ekranı normal boyutunun 9 katına kadar büyütmek için kullanılabilir.Magnifier можел да уголемява екрана до девет пъти нормалния му размер до Windows Vista.