büyüsüne ile cümle
büyüsüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.44
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Dehát miért kedvelik a közgazdászok annyira az autoritatív kormányokat?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Dlaczego więc ekonomiści zachwycają się rządami autorytarnymi?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Dunque perché gli economisti si innamorano dei governi autoritari?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Então, porque é que os economistas adoram os governos autoritários?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Entonces, ¿por qué los economistas se enamoran de los gobiernos autoritarios?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Jadi mengapa ahli ekonomi jatuh cinta dengan pemerintahan yang otoriter?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?그렇다면 왜 경제학자들이 전제주의 정부와 사랑에 빠지게 된 것일까요?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Proč tedy ekonomové padají k nohám autoritářským vládám?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Så varför blir ekonomer så förälskade i auktoritära stater?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Vậy tại sao các nhà kinh tế lại yêu chế độ độc tài?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Waarom vallen economen dan zo voor autoritaire regeringen?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Warum nun sind Wirtschaftswissenschaftler so verliebt in autoritäre Regierungen?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Zakaj so torej ekonomistom tako všeč avtoritarne vlade?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Τότε γιατί οι οικονομολόγοι ερωτεύονται τα απολυταρχικά καθεστώτα;
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Почему же экономисты сходят с ума по авторитарным государствам?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Тогава защо икономистите са влюбени в авторитарните правителства?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?אז מדוע הכלכלנים מתאהבים במשטרים רודניים?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?إذا لما يميل الإقتصاديون للنمط القمعي من الحكومات؟
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?独裁政権に傾倒するのでしょうか 東アジアモデルが理由の一つです
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Da jeg kom til universitetet, mødte jeg en med-poet som delt min tro på det magiske i spoken word poesi.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Khi tôi đến đại học, tôi gặp một nhà thơ khác cũng chia sẽ niềm tin của tôi ở phép màu của thơ nói.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Kiedy poszłam na studia, spotkałam innego poetę, który podzielał moją wiarę w magię poezji mówionej.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.제가 대학에 들어갔을 때 전 회화시의 마력에 대한 제 믿음을 공유할 수 있는 동료 시인을 만났어요.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Ko sem prišla na univerzo, sem spoznala pesnika, ki je z mano delil vero v magijo govorjene besede.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.La universitate am întâlnit un coleg poet care-mi împărtăşea credința în magia poeziei recitate.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.När jag kom till universitetet, mötte jag en annan poet som delade min tro om det magiska i spoken word poesi.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Na univerzite som stretla ďalšieho básnika, ktorý zdieľal moju vieru v kúzlo hovoreného slova.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Na vysoké jsem potkala básníka, který sdílel moje přesvědčení o síle mluvené poezie.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Op de universiteit ontmoette ik een mede-dichter die mijn geloof deelde in de magie van gesproken woordpoëzie.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Quando fui para a universidade, conheci outro poeta que partilhava a minha crença na magia da poesia falada.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Когато отидох в университета се запознах с колега поет, който споделя моята вяра в магията на устната поезия.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Когда я пошла в университет, я познакомилась с поэтом, который разделял мою веру в волшебство устной поэзии.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Коли я потрапила в університет, я зустріла товариша поета що розділяв мою віру в магію розмовної поезії.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.עם תרמיל מלא בכל המקומות בהם הייתי. כשהגעתי לאוניברסיטה, פגשתי משורר עמית
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.عندما وصلت إلى الجامعة ، تعرفت على زميل يحب الشعر كان معجباً ايضاً بإلقاء الشعر وسحره الآخاذ
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.考えを共有できる 仲間の詩人に出会いました フィル・ケイと言い
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.그리고 이 장비들을 휴대폰 수리 상점으로 가지고 갔더니, 마법같은 일들이 벌어졌습니다.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Le-am dus la un atelier improvizat de reparat telefoane mobile și minunea s-a întâmplat.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Wir brachten alles in die Bastelstube eines Telefon-Reparaturladens, und dann - das Wunder.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Y lo llevamos nuevamente a esta tienda de reparación de móviles, y se produjo la magia.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Занесохме телефона в малката работилница, където поправят мобилни телефони и магията се случи.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.אלה ילדים שצורחים בקולי-קולות, ואתה באמת צריך להתעלות על זה. ולקחנו את זה חזרה למערך התיקונים הקטן הזה,
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.وأخذنا إلى الوراء إلى هذا الإعداد ترقيع قليلاً من ورشة لإصلاح الهواتف النقالة، ومن ثم يحدث السحر.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.よろず修理屋に持って行きました ここでマジックが起きるのです 私たちはこれらの道具を全て分解して