büyüsü ile cümle
büyüsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.42
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.El encanto de las trufas blancas reside en su aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Iar şarmul trufelor albe constă în aroma lor.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Il fascino del tartufo bianco sta nel suo aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.흰 송로버섯의 매력은 특유의 향에 있었습니다.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Le charme des truffes blanches est dans leur arôme.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.O encanto das trufas brancas reside no seu aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Og charmen ved hvide trøfler er aromaen.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.To nejlepší na lanýžích je jejich aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Und der Reiz der weißen Trüffel liegt in ihrem Aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Urok białych trufli tkwi w ich aromacie.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Và sự quyến rũ đặc biệt của nấm cục trắng là ở hương thơm của nó
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Η μαγεία των άσπρων τρουφών είναι στο άρωμα τους.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Очарование трюфелей в их аромате.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Чарът на белите трюфели е в техния аромат.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.הקסם של הכמהין הלבנות הוא בארומה שלהן.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.روعة وسحر الكمأ في شذاه
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.味や舌触りではなく
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Da jeg kom til universitetet, mødte jeg en med-poet som delt min tro på det magiske i spoken word poesi.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Khi tôi đến đại học, tôi gặp một nhà thơ khác cũng chia sẽ niềm tin của tôi ở phép màu của thơ nói.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Kiedy poszłam na studia, spotkałam innego poetę, który podzielał moją wiarę w magię poezji mówionej.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.제가 대학에 들어갔을 때 전 회화시의 마력에 대한 제 믿음을 공유할 수 있는 동료 시인을 만났어요.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Ko sem prišla na univerzo, sem spoznala pesnika, ki je z mano delil vero v magijo govorjene besede.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.La universitate am întâlnit un coleg poet care-mi împărtăşea credința în magia poeziei recitate.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.När jag kom till universitetet, mötte jag en annan poet som delade min tro om det magiska i spoken word poesi.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Na univerzite som stretla ďalšieho básnika, ktorý zdieľal moju vieru v kúzlo hovoreného slova.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Na vysoké jsem potkala básníka, který sdílel moje přesvědčení o síle mluvené poezie.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Op de universiteit ontmoette ik een mede-dichter die mijn geloof deelde in de magie van gesproken woordpoëzie.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Quando fui para a universidade, conheci outro poeta que partilhava a minha crença na magia da poesia falada.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Когато отидох в университета се запознах с колега поет, който споделя моята вяра в магията на устната поезия.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Когда я пошла в университет, я познакомилась с поэтом, который разделял мою веру в волшебство устной поэзии.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Коли я потрапила в університет, я зустріла товариша поета що розділяв мою віру в магію розмовної поезії.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.עם תרמיל מלא בכל המקומות בהם הייתי. כשהגעתי לאוניברסיטה, פגשתי משורר עמית
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.عندما وصلت إلى الجامعة ، تعرفت على زميل يحب الشعر كان معجباً ايضاً بإلقاء الشعر وسحره الآخاذ
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.考えを共有できる 仲間の詩人に出会いました フィル・ケイと言い
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.그리고 이 장비들을 휴대폰 수리 상점으로 가지고 갔더니, 마법같은 일들이 벌어졌습니다.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Le-am dus la un atelier improvizat de reparat telefoane mobile și minunea s-a întâmplat.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Wir brachten alles in die Bastelstube eines Telefon-Reparaturladens, und dann - das Wunder.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Y lo llevamos nuevamente a esta tienda de reparación de móviles, y se produjo la magia.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Занесохме телефона в малката работилница, където поправят мобилни телефони и магията се случи.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.אלה ילדים שצורחים בקולי-קולות, ואתה באמת צריך להתעלות על זה. ולקחנו את זה חזרה למערך התיקונים הקטן הזה,
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.وأخذنا إلى الوراء إلى هذا الإعداد ترقيع قليلاً من ورشة لإصلاح الهواتف النقالة، ومن ثم يحدث السحر.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.よろず修理屋に持って行きました ここでマジックが起きるのです 私たちはこれらの道具を全て分解して