büyüsü ile cümle
büyüsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hakikat görüşümüz şu an nesnelleşme büyüsü altındadır.Tõde on antud müstilises tajus.
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olan "Albinoların Büyüsü"dür.Altă poveste de care îmi amintesc despre fenomenul "copilul spirit", e "Vraja Albinoşilor".
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olan "Albinoların Büyüsü"dür.Мне вспоминается ещё одна история, связанная с феноменом духа ребёнка, под называнием "Заклятье альбиносов".
"Albinoların Büyüsü"dür.바로 "알비노의 주문"이라는 이야기입니다.
"Albinoların Büyüsü"dür.là "Lời thần chú của những người bệnh bạch tạng"
"Albinoların Büyüsü"dür."Przekleństwo bielactwa"
"Albinoların Büyüsü"dür.נקרא "הכישוף של הלבקנים".
"Albinoların Büyüsü"dür.هي "سحر المصابين بالمهق."
"Albinoların Büyüsü"dür.ほとんどの方が聞かれたことがあるでしょう タンザニアでは-
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Dar, mai important, vorbea despre o năzuință mai adâncă, ceva mult mai sofisticat decât magia vânătorii.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.하지만 더 중요한 것은, 이것이 사냥의 성공을 위한 기원보다 훨씬 더 심오한 무언가에 대한 깊은 갈망을 나타내고 있다는 점입니다.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Maar belangrijker: er sprak een dieper verlangen uit, iets veel verfijnders dan de magie van het jagen.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Ma soprattutto, parla dell'anelito più profondo, qualcosa di molto più sofisticato della magia della caccia.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Viel wichtiger ist: sie zeigen ein tieferes Sehnen, etwas weitaus Differenzierteres als die Magie der Jagd.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.А главное, это искусство говорит о глубокой тоске, о чём-то более тонком, чем охотничья магия.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.Но по-важното е, че то говори за по-дълбок копнеж, нещо много по-сложно от ловна магия.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.אבל חשוב יותר, היא הביעה כמיהה עמוקה יותר, למשהו מתוחכם הרבה יותר מאשר הקסם שבציד.
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.لكن الأهم، أنه تكلم عن شوق أعمق عن شيء أكثر تعقيداً من السحر
Ancak daha önemlisi avlanma büyüsünden daha derin çok daha sofistike bir özlemden söz ediyordu.狩猟の儀式を遥かに超えた 知的な願望です それをクレイトンは次の様に表現しました
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Ainda assim a magia da noite, eu conheci você parece ficar para sempre na minha mente ...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Ale magia nocy, gdy się poznaliśmy wciąż na mnie działa...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Ändå tycks magin från kvällen då vi träffades- stanna kvar i mitt sinne.
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Dar magia nopţii-n care ne-am întâlnit nu-mi dă pace...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Jedoch scheint der Zauber der Nacht, als ich Dich traf, für immer in meinem Herzen zu bleiben...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.La magie de la nuit où je t'ai rencontré semble rester pour toujours dans mon esprit...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Ma la magia della notte che ti ho incontrato sembra restarmi per sempre impressa...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Mutta yön taika kun tavattiin viipyy mielessäni ain...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Pero la magia de la noche en que te conocí parece seguir en mi cabeza...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Phép màu của đêm em gặp anh vẫn mãi hiện hữu trong em...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Stále magie noci co jsem tě potkala zdá se že zůstává navždy v mé mysli...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Still the magic of the night I met you seems to stay forever in my mind...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.Но не мога аз да се избавя, от нощта, в която ме плени...
Ancak seninle tanıştığım gecenin büyüsü sonsuza dek aklımda kaldı.空は青く はるか高かった
- Aşkın düştüğü yerde, bırak o büyüsün..- Que crezca el amor, allí donde caiga.
- Aşkın düştüğü yerde, bırak o büyüsün..Если зародилась любовь, не мешайте ей цвести.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.제 아버지는 마법을 배웠고, 평생 그 빛을 따라 갔어요.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.Mein Vater erlernte die Magie, verbrachte die Zeit damit, dem Licht zu folgen.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.Min pappa lärde sig magin, la sin tid på att följa ljus.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.Mio padre scoprì la magia e passò il tempo a seguire la luce.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.Mi padre aprendió la magia, pasó su tiempo siguiendo la luz.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.Mon père a appris la magie, a passé son temps à suivre la lumière.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.Tatăl meu a învăţat magia, şi-a petrecum timpul urmând lumina.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.אבא שלי למד את הקסם, בילה את הזמן שלו במעקב אחרי אור.
Babam işin büyüsünü öğrendi, ışığı takip etti.ある時 国を横断して
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Ainsi il a vu cet art non pas comme la magie de la chasse, mais comme des cartes postales nostalgiques.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Así que veía este arte no como magia para la cacería, sino como postales de nostalgia.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Deci el interpreta această artă nu ca pe o magie a vânătorii ci ca pe niște cărți poștale nostalgice.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Dus hij zag deze kunst niet als jagersmagie, maar als ansichtkaarten van nostalgie.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.즉 그는, 이 벽화를 사냥의 기술에 대한 것이 아니라, 향수 어린 엽서로 보았습니다
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Postrzegał więc tę sztukę nie jako łowiecką magię, ale jako nostalgiczne pocztówki.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Quindi non vede quest'arte come magia correlata alla caccia, ma come cartoline nostalgiche.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.So sah er diese Kunst nicht als Jagdzauber, sondern als nostalgische Postkarten.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.И така той виждаше това изкуство не като ловна магия, а като картички, описващи носталгия.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Он видел в этом искусстве не охотничью магию, а прощальное ностальгическое послание.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.כך שבעיניו, האמנות הזו לא מייצגת את קסם הציד, אלא היא בגדר גלויות נוסטלגיות.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.لذلك فهو رأى هذا الفن ليس كالسحر، وإنما كمشاعر حنين
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.単に狩猟の儀式を描いたというより 郷愁のメッセージだと考えたのです そのような目で見ると
Bu bilimin büyüsü. (Alkışlar)Đó là phép thuật của khoa học (Vỗ tay)
Bu bilimin büyüsü.C'est la magie de la science.
Bu bilimin büyüsü.Das ist die Magie der Wissenschaft.