büyükler ile cümle
büyükler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Și a pus câte-un copil mare să aibă grijă de unul mic.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi." "Sonra bir de görev dağılımı listesi yaptı.""com os nomes de todos os miúdos mais velhos e mais novos.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Und sie teilte jedem älteren eines der jüngeren Kinder zu.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Y a cada uno de los niños mayores le asignó uno de los pequeños.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Ze koppelde elk van de oudere kinderen aan een van de jongere.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Και ανέθεσε το κάθε μεγάλο παιδί σε κάποιο μικρό.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."За всяко от по-малките деца имаше по едно по-голямо дете.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."И поручила каждому ребенку постарше ухаживать за ребенком помладше.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."והיא מינתה לכל ילד קטן ילד גדול.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."وقد عهدت بواحد من الأطفال الصغار لكل طفل كبير.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."それから彼女は仕事の担当表をつくりました
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Dia mengendarai scooternya ke gereja meskipun para tetua menentang
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Ela vai de scooter à igreja apesar da oposição do pastor.
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.이 장로들한테 잔소리를 들으면서도 꾸역꾸역 교회에 오토바이를 타고 오는 거
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Va en scooter a la iglesia aunque los mayores se oponen.
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.Не дивлячись на заборону приїжджає в церкву на скутері.
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.إنها تقود الدراجة النارية إلى الكنيسة بالرغم من معارضة الكبار
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Debes escuchar a los mayores con más atención.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Deverias ouvir com mais atenção o que dizem os mais velhos.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Dovresti ascoltare di più quando ti parlano i più anziani.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Du borde lyssna när de äldre talar.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Du burde lytte, når de ældre taler.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Kuuntelisit vanhempiasi tarkemmin.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Powinieneś bardziej uważać, kiedy mówią starsi.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Άλλη φορά να ακούς τους μεγαλύτερούς σου.
Büyüklerin konuşurken daha dikkatli dinlemelisin.Надо внимательнее слушать, когда говорят старшие.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.A aprendizagem entre adultos e crianças devia ser reciproca.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.A felnőttek és a gyerekek közti tanulásnak kölcsönösnek kéne lennie.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.El aprendizaje entre adultos y niños debería ser recíproco.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Imparare dovrebbe essere una cosa reciproca tra adulti e bambini
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Învăţarea între adulţi şi copii ar trebui să fie reciprocă.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.성인들과 아이들 사이에서 배우는 것은 서로 상호적이어야 하죠.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.L'apprentissage entre les adultes et les enfants devrait être réciproque.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Lärande mellan vuxna och barn bör vara ömsesidig.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Leren tussen volwassenen en kinderen zou wederzijds moeten zijn.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Lernen zwischen Erwachsenen und Kindern sollte beidseitig sein.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Nauka powinna być współpracą i wymianą pomiędzy dorosłymi i dziećmi.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Oppimisen aikuisten ja lasten välillä pitäisi olla molemminpuolista.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Pembelajaran antara orang dewasa dan anak-anak seharusnya adalah proses timbal-balik.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Učenie medzi dospelými a deťmi by malo byť vzájomné.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Učení mezi dospěláky a dětmi by mělo být vzájemné.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Učenje med odraslimi in otroci bi moralo biti vzajemno.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Undervisning mellem voksne og børn burde være gensidig.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Việc học giữa người lớn và trẻ em nên được thực hiện qua lại lẫn nhau.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Η μάθηση μεταξύ ενηλίκων και παιδιών θα έπρεπε να είναι αμοιβαία.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Навчання між дорослими та дітьми має бути взаємним.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Обучение между взрослыми и детьми должно быть обоюдным.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.Обучението между възрастни и деца трябва да бъде реципрочно.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.הלימוד שבין מבוגרים וילדים צריך להיות הדדי.
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.فنقل الدروس بين الكبار والصغار يجب أن يكون متبادلاً
Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı.相互的であるべきです 現実は 残念ながら それとは違っており
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Ada yang besar, seperti pemerkosaan yang mengerikan di Kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Catastrofe imense, cum ar fi oribilele violuri din Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Det finns ofantliga katastrofer, som de fasansfulla våldtäkterna i kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Es gibt ungeheure, wie die schrecklichen Vergewaltigungen im Kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Há as que são imensas, como as horripilantes violações no Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Il y en a d'immenses, telles les viols horribles au Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Immense catastrofes, zoals de verkrachtingen in Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Jak zatrważające gwałty w Kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.콩고에서 발생한 끔찍한 강간같은 엄청난 사건도 있고,