Büyükçe bir sandalye, ama kapı aralığından anca geçer.It's a biggish chair, but it'll just barely fit through the doorway.
Tom büyükçe bir kayanın arkasına saklandı.Tom hid himself behind a large rock.
Türk şirketlerinin yaklaşık 100 milyon dolar civarı Polonya'da büyükçe bir DYY sermayesi vardır.Turkish companies also have sizable FDI stocks in Poland, at about $100 million.
Sonunda, bezeler büyükçe açılarak saçta pişirilir.Thereafter, mothers will eat something sweet an open the fast.
2012-13 mevsiminde, Büyükçekmece takımı TB2L'ye şampiyon olarak yükseldi.In 2012-13 season, the team promoted to TB2L as a champion.
Büyükçe bir pipeti andırmaktadır.She plays a pipa.
Büyükçe bir kuştur.One Grand Ave.
Ona eğer kendinin aşkına karşılık verirse kıza büyükçe bir meblağ para verebileceğini bildirir.They promised that if he answered their prayers, they would prepare a large feast to honor him.
O tarihten bu yana da Büyükçekmece fahri vatandaşıdır.He must by that date have been a very old man.
Tablet Modu kapalı olduğunda, uygulamalar büyükçe pencere ve görünür başlık çubukları gibi olabilir.When the Tablet Mode is off, apps may have sizable windows and visible title bars.
Büyükçekmece'ye bağlı bir köyken 1989 yılında belediye oldu.He won the mayor's office in a landslide in 1989.
Bulutsuz bir gecede büyükçe yapay uyduları çıplak gözle görmek mümkündür.But then you may see beautiful women naked dancing erotically.
Yarı finalde Denizli Basket'i eleyerek Tüyap Büyükçekmece TB2L Final'ine erişti.Then the team beat Denizli Basket in semi-final and Tüyap Büyükçekmece reached the TB2L Final.
İkinci Dünya Savaşı'nda şehri Alman bombardıman hücumlarına hedef olmuş ve büyükçe hasar görmüştür.During World War II, the docks were a key target for the German Luftwaffe and were heavily bombed.
Bunun sebebi büyükçe bir Rayleigh katkısıdır.It is an extension of Rayleigh's method.
Görsellemeniz için büyükçe çiziyorum. -I'll draw it pretty big, because I want you to visualize it.
Ortada büyükçe bir ağ var ve İki ucunda iki çelik kapı bulunuyor.You have a large net in the middle with two steel doors on either end.
Adlarını söylediğinizde size bakmalılar, ve büyükçe size doğru dönmeliler.If you say their name, they should look at you, or as they get older, turn to you.
Ama burada biraz büyükçe bir problem vardı.But there was a pretty big problem with this.
(Çizim biraz büyükçe yapılmıştır. )(Drawing is exaggerated.)
Elime büyükçe bir taş aldım.In meinem Munde ist ein großer Stein.
O tarihten bu yana da Büyükçekmece fahri vatandaşıdır.Seit damals bin ich Vollzeit-Berufskünstler.
Büyükçe pencerelerin tamamı, ayrı bir dönemde küçültülmüştür.Toutes ces fenêtres sont réparties d'une manière déséquilibrée.
17 yaşındayken İstanbul Büyükçekmece Mimarsinan Köyü’nde maden ocağında çalışmaya başlar.Il commence à travailler dès l'âge de 12 ans dans la mine de Black Park comme conducteur de chevaux'.
Beylikdüzü olarak bilinen bölgenin bazı kısımları Esenyurt ve Büyükçekmece ilçeleri içerisinde kalmıştır.Entre las series en las que ha actuado se encuentran El señor de los cielos, Bienvenida realidad y Capadocia.
Bu bölmede hamamı ısıtmak için büyükçe bir kazan vardır.En ese lugar se armaba una cosa muy caliente.
Büyükçe bir pipeti andırmaktadır.El cuadro muestra una pipa.
Stukalar büyükçe teknelere bomba bırakmaktadırlar.Deja caer la carga encima de los robots.
Büyükçe bir kuştur.El Pájaro Gigante.
Bunun sebebi büyükçe bir Rayleigh katkısıdır.Su valor absoluto sigue una distribución de Rayleigh.
Sonunda, bezeler büyükçe açılarak saçta pişirilir.Infine i credenti restano a consumare il pranzo all'aperto.
Ama kaplanlar daha büyükçe ayıları öldürebilirler ve öldürürler .Alcune volpi, tuttavia, possono pagare cari i loro attacchi ed essere uccise.
Büyükçe bir kuştur.Крупная птица.
Ona eğer kendinin aşkına karşılık verirse kıza büyükçe bir meblağ para verebileceğini bildirir.Прочитав её, она понимает, что за возвращение своего котёнка ей надо заплатить большой выкуп.
Büyükçe bir kuştur.É uma ave muito grande.
Dişi erkekten daha büyükçedir.Ela é uma polegada mais alta que o marido.
Yani eskiden büyükçe bir yerleşim yeridir (2).A única cidade na qual mais de um vice-presidente nasceu é Recife (2).
Türk şirketlerinin yaklaşık 100 milyon dolar civarı Polonya'da büyükçe bir DYY sermayesi vardır.Daarnaast hebben Turkse bedrijven forse DBI aandelen geregistreerd in Polen (100 miljoen dollar).
Dişi erkekten daha büyükçedir.Była szczuplejsza od męża.
2008 yılında Küçükçekmece, Esenler ve Büyükçekmece ilçelerinden ayrılarak ilçe yapılmıştır.W 1998 r. zapoczątkowano politykę „utrzymania wielkich i wypuszczania małych”.
Büyükçe bir pipeti andırmaktadır.Det är en målning av en pipa.
30 Aralık'ta bir büyükçe deprem oldu.Ett ytterligare utbrott kom den 30 december.
Elime büyükçe bir taş aldım.Huset fick en mäktig stengrund.
Dişi erkekten daha büyükçedir.Je světlejší než samec.
30 Aralık'ta bir büyükçe deprem oldu.În 1999 un cutremur mare.
30 Aralık'ta bir büyükçe deprem oldu.Október 15-én pedig erőteljes földrengés volt észlelhető.
Tüyap Büyükçekmece 2011 yılında Büyükçekmece'de kuruldu.Lamminen debytoi aikuisten maajoukkueessa vuonna 2011.
Tüylü başlarında büyükçe iki petek göz ve çoğunda iki nokta (osel) göz bulunur.Landlungesnegler har to par (fire) tentakler og på spissen av det bakerste paret finnes øynene.
Elime büyükçe bir taş aldım.Memindahkan batu besar dengan tangan.
Böemondo Haçlı ordusunu büyükçe ordular grubuna 6 ordu grubuna böldü.ボエモンは十字軍を6つの分隊に分けた。
Bir arkadaşının yardımıyla Büyükçekmecede bir kafede kalmaya başladı.親戚の紹介により喫茶店で働くことになった。
Büyükçe bir kuştur.巨大な鳥。
Dişi erkekten daha büyükçedir.性格は兄より強気。
Yani eskiden büyükçe bir yerleşim yeridir (2).社名はかつて本社があった吾嬬町(あずままち。
Dişi erkekten daha büyükçedir.長得比丈夫高。
Özellikle büyükçe küpeleri ile dikkat çekmektedir.尤其她硕大的隆胸引人注目。
Büyükçe bir köy görünümündedir. ^ 37.1167这颗小行星的绝对星等为337.31164等。
Böemondo Haçlı ordusunu büyükçe ordular grubuna 6 ordu grubuna böldü.보에몽은 십자군을 6개의 부대로 나눴다.
Büyükçe bir kuştur.높은새.
Büyükçe bir kuştur.זוהי ציפור שמנה במיוחד.