büyük baba ile cümle
büyük baba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Küçük Kız'da Büyük Baba'nın ağzına kan dökmektedir.الصغيرة تدخل مباشرة في أنف والديهم.
Akşam yemeklerinde Büyük Baba'nın karşısına oturur.Ela sentou-se ao lado de seu pai na festa de comemoração.
Büyük Baba karakteri ise bu senaryoda ölü olup cansız vücudunu Otostopçu yanında taşıyordur.O personagem do Avô estava morto nessa versão e seu cadáver era carregado junto ao corpo do Caroneiro.
Kendisi Büyük Baba'nın karısıdır.É filha do herói Big Daddy.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.A data foi em homenagem ao aniversário do filho mais velho.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.A sua paixão pela culinária leva-a a ser dona, no último episódio de um restaurante próprio.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.De onderste afbeelding toont het Laatste Avondmaal.
Aile portresindede Büyük Baba'nın yanındadır.W centralnej części obrazu siedzi ojciec rodziny.
Kendisi Büyük Baba'nın karısıdır.Oto dom Wielkiego Brata!
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.Ołtarz ofiarny zdobi płaskorzeźba Ostatnia Wieczerza.
(Büyük Baba (diğer)) Bu Büyük Baba akşam yemeğinde görünür.Przykład: Kochanie, co chcesz dziś na obiad?
Çünkü Büyük Baba ve Büyük Anne'nin onlara bakamayacağını biliyordur.Również opiekujące się dziewczyną babcia i matka nie zdają sobie sprawy z powagi sytuacji.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.Hon uppger sig vara adopterad kusin till Stålmannen och presenterar sig vid ett tillfälle som Karen.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Han blir överlycklig när han får den i present på sin födelsedag.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Уся сім'я зібралася на святкування дня народження дідуся, останнього його дня народження.
Bu işkenceler Büyük Baba'yı daha da deliye çevirmiştir.Koutník se stal v Chocni starším tohoto bratrstva.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Azon a napon hivatalosak a nagyi születésnapjára.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.A kép az utolsó vacsorát ábrázolja.
Akşam yemeğinde Büyük Baba'nın tam karşısında Büyük Anne oturur.Itt, Háromszék vármegyében anyai nagyszülei gr.
Kendisi Büyük Baba'nın karısıdır.Ukko felesége Akka volt.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.Hän oli viimeinen Suuri muinainen, joka sarjassa esiteltiin, ja hänen veljensä surmasi hänet pian.
Aile portresindede Büyük Baba'nın yanındadır.Από την πλευρά του πατέρα του κατάγεται από την οικογένεια Φωτήλα.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Έλαβαν μέρος στην εορτή των γενεθλίων του.
Kendisi Büyük Baba'nın karısıdır.Hun var faderens anden hustru.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.Måvens bliver vækket, da han skal på skærmen som aftenens sidste gæst.
591) Büyük Babai (ö.91) og Ur-Großmütterchen (op.
Kendisi Büyük Baba'nın karısıdır.Dette var også morfaren til hans kone.
Bu portreden Büyük Baba'nın gençliğinde saçlarının siyah olduğu da bilinir.F.eks. er det svært vanlig blant svarte i USA å glatte ut håret sitt.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Selendang itu akan dipersembahkan sebagai hadiah ulang tahun ibunya.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.道子は海外赴任が決まっており、旅立つ最後の晩餐だった。
Akşam yemeğinde Büyük Baba'ya (Diğer) da bu konulardan bahseder.^ 麻生の回想において、親(=拓斗の祖父母)に対してそのように話している。
591) Büyük Babai (ö.-1565)- 長男。
Ailede büyük baba var ise isim ona koydurulur.家中飼養一隻兔子,命名為ひな。
Akşam yemeğinde Büyük Baba'nın tam karşısında Büyük Anne oturur.어촌 양훤 선생의 묘 앞에 서 있는 비이다.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.태종 때 주로 방문했으며,그의 마지막 방문은 세종 때 있었다.
Bieber'ın büyük-büyük babası Alman, babasının ise diğer soyu İngiliz ve İrlandalıdır.비버 아버지의 증조부는 독일인이며, 또 다른 혈통은 잉글랜드와 아일랜드이다.
"Babam bir hahamdı, büyük babam bir hahamdı.아버지는 허강이며, 큰 아들은 우의정을 지낸 허목이다.
Büyük babası III. George altı gün sonra öldü.אביו, המלך ג'ורג' השלישי מת שישה ימים לאחר מכן.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.Tamo upoznaje svog vršnjaka Ranka, koji je kao novorođenče ostavljen pred vratima Doma.
Akşam yemeğinde Büyük Baba'nın tam karşısında Büyük Anne oturur.Pochádzali odtiaľ jej stará mama z otcovej strany.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.On je verjetno najbolj znan kot človek, ki je naročil Zadnjo večerjo.
May Stevens, Büyük Babacık için katalog.Jan Mathys pasiskelbė pranašu.
Kendine Büyük Baba'yı örnek almıştır.En son akşam yemeğinde görünür.Paskutiniame kadre parodomas Semas, kuris žiūri pro langą į savo brolį, tuo metu valgantį vakarienę.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.Das heisst, der Grossvater wurde als Baby in die Sklaverei hinein geboren.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.De opa werd in slavernij geboren.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.Dziadek urodził się już w niewoli.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.Jadi kakeknya di sana, terlahir, sebagai budak.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.저 할아버지는 태어날 때부터 노예지만,
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.le grand-père était né esclave,
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.Δηλαδή, ο παππούς, γεννήθηκε ως μωρό μέσα στη σκλαβιά.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.Ось цей дідусь із самого народження був у рабстві.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.Так что этот дедушка при рождении стал рабом.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.אז, הסבא שם, נולד כתינוק, לתוך עבדות.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.وإذن ذاك الحفيد، كان قد ولد، كمولود ليكون عبدا.
Bu suretle, büyük baba kçleliğin içinde bir bebek gibi doğdu.償却原価合計を見ると
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.1학년이 되던 해 여름 때였습니다, 할아버지께서 암 때문에 돌아 가셨죠.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.A poté přišlo léto po mém prvním ročníku na střední škole, když můj dědeček zemřel na rakovinu.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.De zomer na mijn eerste jaar overleed mijn opa aan kanker.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.En el verano siguiente a primer año de secundaria mi abuelo falleció de cáncer.
Lise 1'i bitirdiğim yılın yazında büyük babam kanser sebebiyle aramızdan ayrıldı.E poi venne l'estate del mio primo anno di scuola superiore quando mio nonno morì a causa di un cancro.