büyüdüm ile cümle
büyüdüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Okyanusa yakın büyüdüm.I grew up near the ocean.
Buradan çok uzak olmayan küçük bir köyde büyüdüm.I grew up in a small village not too far from here.
Ben dağlık bir bölgede büyüdüm.I grew up in a mountainous area.
Ben Fransızca konuşarak büyüdüm.I grew up speaking French.
Boston yakınlarında büyüdüm.I was raised near Boston.
Boston'da doğdum, ama Chicago'da büyüdüm.I was born in Boston, but I grew up in Chicago.
Boston'da doğdum ama Chicago'da büyüdüm.I was born in Boston, but grew up in Chicago.
Bu dizilerle büyüdüm.I grew up with these TV shows.
Küçük bir köyde doğdum ve büyüdüm.I was born and raised in a small village.
Küçük bir köyde doğup büyüdüm.I was born and raised in a small village.
Ben tam arabesk şarkılarla büyüdüm.I grew up with full arabesque songs.
Anne Artık Ben Büyüdüm!No, I'm grown.
Beşiktaş ile büyüdüm.We’ve grown with the cast.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.I grew up in a very sheltered environment.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.But looking way back, when I was a child -- you see, I grew up in a tofu factory in Seattle.
Ben İsviçre'de doğdum ve Batı Afrika'da, Gana'da büyüdüm.I was born in Switzerland and raised in Ghana, West Africa.
Uzay Yolu izleyerek büyüdüm.I grew up watching Star Trek.
Avrupa'da büyüdüm ve İkinci Dünya Savaşı"na yedi ila on yaş arasında yakalandım.I grew up in Europe, and World War II caught me when I was between seven and 10 years old.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.But listen, I did feel obligated to him, and I grew up -- then I grew up.
Ţimdi de ben büyüdüm.Now I grew up
Seul, Kore'de büyüdüm, ve 1999'da New York City'e üniversitede okumak için taşındım.I was raised in Seoul, Korea, and moved to New York City in 1999 to attend college.
Ancak o ölüm ilanlarımı yazdığımda, o anda biraz büyüdüm aslında.But when I wrote that obituary exercise,
Kuzey Nevada'da küçük bir çiftlik kasabasında büyüdüm.And I grew up in this little farming town in northern Nevada.
Ben, Hindistan'ın en yoksul bölgesi Bihar'da büyüdüm.I grew up in Bihar, India's poorest state, and I remember when I was six years old,
Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.I grew up in a tofu factory in Seattle.
Bu gün içeride ve bu gün dışarıdasın diyen bir anne ile büyüdüm.I grew up with a mom who taught me this day-in and day-out.
Eileen Foster evlerde büyüdüm.Eileen grew up in Foster homes.
Bu platformda seni görerek büyüdüm.Look, I was raised on roughnecks by you.
- Hayır, sen dinle, Harry. Ben büyüdüm.- No, you listen to me, Harry.
New York City' de, Harlem ve Bronx arasında büyüdüm.I grew up in New York City, between Harlem and the Bronx.
Büyüdüm ve hep kendime şu soruyu sordum. Cesur biri miydim?And I grew up always asking myself if I thought I'd be brave?
Geleneksel bir Meksikalı ailede büyüdüm.I grew up in a traditional Mexican family.
Ben Meksika'da doğdum, Mekssika'da büyüdüm ve bu süreçte, Meksika'yı sevmeyi öğrendim.I was born in Mexico, I grew up in Mexico and along the way, I learned to love Mexico.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.I grew up out west in the Sierra Nevada Mountains, like you see here, in the Red Rock Canyon.
Hippi olan anne-babam ile kütük bir evde büyüdüm.I grew up with hippie parents in a log cabin.
Ağır başlılığın yoğun olduğu bir kültürde büyüdüm.I grew up in a culture of self-effacement.
Baba, Anne, buyudum artik.Dad, Mom, I grew up.
Orda büyüdüm !I grew up there.
Bronx, New York City'de doğdum ve büyüdüm ama ailem Meksikalı.I was born and raised in the Bronx, New York City, but my parents are Mexican.
Ve ben Hindistan'da büyüdüm.And I grew up in India.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.And as a result of that, I grew up with books everywhere around the house.
Ben arabada radyo varken büyüdüm.I grew up with a radio in a car.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.So I grew up in East Los Angeles, not even realizing I was poor.
Tam anlamı ile Ford Motor Şirketi ile büyüdüm.I literally grew up with the Ford Motor Company.
Fransızca konuşurum ve Fransızcayla büyüdüm,Yani İngilizcem Fransız İngilizcesi.I speak French and I grew up with French, so my English is Franglais.
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.And I was very proud.
Orada büyüdüm.I grew up there.
Sokağın karşısında esrar satılan bir evde büyüdüm.Jesus. I grew up with a crack house across the street.
Missouri'deki küçük bir çiftlikte büyüdüm.I grew up on a small farm in Missouri.
Paris'in banliyölerinde büyüdüm ve üç kardeşin en küçüğüydüm.I grew up in the Paris suburbs and I was the youngest of three children.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.I grew up herding, looking after our livestock -- goats, sheep and cattle.
Ben yeterince büyüdüm ve sizden emir almaya ihtiyacım yok.I happen to be grown-up and needn't take orders from you.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.From then on, I was raised as a single child by a single mother.
Aslında, iki ayrı çeşit kadınlığı gözlemleyerek büyüdüm.In fact, I grew up observing two different kinds of womanhood.
Hong Kong'da altı milyon insanla 100 kilometrekarede büyüdüm.Here's where I come from. I grew up in Hong Kong, with six million people in 40 square miles.
Berberice ve kuskusla büyüdüm ben.And I was nourished with kabyle language and couscous.
Şikago'nun güney kısmında büyüdüm.I was raised on the South Side of Chicago.
Ben, 70'lerde İngiltere'nin kıyı bölgesinde büyüdüm.I grew up on the coast of England in the '70s.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.I grew up in a musical family.
Ben bu şekilde büyüdüm ve diğer üç kızkardeşimde öyle.I grew up like this, and so did my other three sisters.