büyüdüler ile cümle

büyüdüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kardeşlerin her ikisi de Torrance, Kaliforniya'da doğdu, fakat Seattle, Washington'da büyüdüler.Obe sta bili rojeni v Torranceu, Kalifornija, vendar sta del otroštva preživeli v Seattleu, Washington.
O ve kızkardeşi Wendy, San Fernando Valley'de doğup büyüdüler.Ana su broliu ir seserimi užaugo Heverio pilyje Kente.
Ailelerin buyuklugu nedeniyle yoksulluk icinde buyuduler.Tema õpingud möödusid raskelt perekonna vaesuse tõttu.
680'de Mısır'ı bile içine alacak kadar büyüdüler.C., ¡Egipto!
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.A synovia Izraelovi sa plodili a hemžili a množili sa a mocneli prenáramne a naplnená bola nimi zem.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.Con cháu Y-sơ-ra-ên thêm nhiều lạ lùng, nẩy nở ra, và trở nên rất cường thạnh; cả xứ đều đầy dẫy.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.Con_cháu Y-sơ-ra-ên thêm nhiều lạ_lùng , nẩy_nở ra , và trở_nên rất cường thạnh ; cả xứ đều đầy_dẫy .
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.Fiii lui Israel s'au înmulţit, s'au mărit, au crescut şi au ajuns foarte puternici. Şi s'a umplut ţara de ei.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.I figli d'Israele prolificarono e crebbero, divennero numerosi e molto potenti e il paese ne fu ripieno
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.이스라엘 자손은 생육이 중다하고 번식하고 창성하고 심히 강대하여 온 땅에 가득하게 되었더라
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.а сыны Израилевы расплодились и размножились, и возросли и усилились чрезвычайно, и наполнилась ими земля та.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.ובני ישראל פרו וישרצו וירבו ויעצמו במאד מאד ותמלא הארץ אתם׃
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.واما بنو اسرائيل فاثمروا وتوالدوا ونموا وكثروا كثيرا جدا وامتلأت الارض منهم
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.以 色 列 人 生 養 眾 多 並 且 繁 茂 、 極 其 強 盛 、 滿 了 那 地
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.以色列 人生 養眾 多 並且 繁茂 、 極 其 強盛 、 滿 了 那 地
Ancak günümüzde, çocuklar kalite ile büyüdüler.Сьогодні, молодь росте знаючи якість.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Amint megtanulnak egyenesen állni, növekednek méretben és formában.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Aprendieron a mantenerse verticales, crecieron en tamaño y forma.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.De-ndată ce învață să stea drepți cresc în mărime și formă.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Gdy nauczyły sie stać prosto, zmieniły rozmiar i kształty.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Keď sa naučili stáť rovno, narástli do rozmerov aj tvarov.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Ketika mereka telah belajar bagaimana untuk berdiri tegak, mereka tumbuh dalam ukuran dan bentuk berbeda beda.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.그것들이 꼿꼿하게 머무르는 방법을 한 번 터득하게 되면, 그들은 다양한 사이즈와 형태로 자라납니다.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Kun ne oppivat pysymään pystyssä, ne kasvoivat ja monimuotoistuivat.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Quando aprenderam a manter-se direitas, cresceram em tamanho e forma.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Sobald sie aufrecht stehen konnten, wurden sie größer und komplexer.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Una volta imparato a stare dritte, crebbero in dimensioni e forme.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Une fois qu'elle on su rester droites, elles ont grandi et pris des formes diverses.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Zodra ze leerden hoe ze rechtop moesten blijven staan, werden ze groter en omvangrijker.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Μόλις έμαθαν πώς να παραμένουν όρθια, αναπτύχθηκαν σε μέγεθος και σχήμα.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Когда они научились стоять прямо, их размер увеличился, увеличилось разнообразие форм.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Щом се научат как да стоят изправени, нарастват по размер и форма.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.מעת שלמדו לעמוד זקופים, גדלו מידתם וצורתם.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.بمجرد أن تعلمت كيفية البقاء مستقيمة، نمت فى حجمها و شكلها.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.シダの基本形も後に続きました
Bugünün çocukları kalite ile büyüdüler, dolayısıyla bu farklı bir pazar.Діти ростуть сьогодні розуміючи якість, так що це - інший ринок.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Aceste plante de lăptucă iepurească au crescut în poiana mea în ultimii patru ani.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Aquela serralha toda nasceu ali no meu prado, nos últimos 4 anos.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Deze zijdeplanten zijn gegroeid in mijn weide gedurende de laatste vier jaar.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Diese Seidenpflanzen haben sich über die letzten vier Jahre auf meiner Wiese angesiedelt.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Disse milkweed planter har vokset her i min eng i løbet af de sidste fire år.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Ez a selyemkóró az elmúlt négy évben nőtt a rétemen.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Las plantas de algodoncillo han crecido en mi prado durante los ultimos cuatro años.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.지금 보시는 밀크위드(Milkweed)는 제 초지에서
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Nämä silkkiyrtit ovat kasvaneet niitylläni kolme vuotta.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Queste piante succulente sono cresciute nel mio campo negli ultimi quattro anni.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Тези растения млечок, които израстнаха в моята ливада, през последните четири години.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.Эти растения молочая выросли в моих лугах за последние четыре года.
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.הצמחים האלו ממשפחת האסקלפיים צמחו באחו שלי
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.قد نمت نباتات الصقلا في مرجي
Bu İpekotları benim otlağımda son 4 yılda büyüdüler.私の草地で育てたトウワタです
M.Ö. 680'de Mısır'ı bile içine alacak kadar büyüdüler.ואפילו, עד ל-680 לפנה"ס, את מצרים!
Ne zor büyüdüler sormayýn.Μου είπαν ότι ο Μπαρίς Μπασσόι δεν θα μπορούσε να έρθει, αλλά μόλις τώρα με πήραν και μου είπαν πως θα έρθει.

İlgili Sayfalar