Şah ağırlıklı olarak Londra yakınlarında büyüdü.Shah grandit en majeure partie près de Londres.
Milwaukee'de büyüdü.Elle grandit à Milwaukee.
İsmail ve soyu orada büyüdü.Ismaël et Isaac sont élevés ensemble.
Endüstri 2002 ile 2007 arasında yıllık %25'den daha fazla büyüdü.La capacité a pu être augmentée de 25% entre 2002 et 2007.
Bertalanffy Avusturya'da büyüdü ve daha sonra Viyana, Londra, Kanada ve ABD'de çalıştı.Von Bertalanffy a d'abord travaillé à Vienne puis à Londres, et enfin au Canada et aux États-Unis.
Böylece şehir genişledi, büyüdü.La ville se développe, s'agrandit.
Dornan Holywood, Down Kontluğu, Kuzey İrlanda'da doğdu ve Belfast banliyölerinde büyüdü.Jamie Dornan est né à Holywood, County Down, en Irlande du Nord, et a grandi dans les banlieues de Belfast.
Londra'da büyüdü.Il a grandi à Londres.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.En juillet 1952, Kesselring fut diagnostiqué avec une tumeur cancéreuse dans la gorge.
Los Angeles ve Chicago arasında büyüdü.Il a grandi à Chicago et à Los Angeles.
Narsaq doğumlu olan Aleqa Hammond, Uummannaq'da büyüdü.Née à Narsaq, Aleqa Hammond grandit à Uummannaq.
1997'de buluşmalar o kadar büyüdü ki artık küçük yerler yetmez hale geldi.En 1997, les locaux sont devenus trop exigus.
Kurosava ise geriye kalan 3 kız ve 1 erkek kardeşi ile büyüdü.Kurosawa ne grandit alors qu'avec trois de ses frères et sœurs,.
Viyana'da büyüdü.Elle grandit à Vienne.
Ashıs gittikçe büyüdü.Nîmes s'agrandit.
Kız çocuklar ise büyüdükten sonra “teyze evlerinde” kalıyorlar.Les filles en héritent seulement si elles restent dans la « maison ».
Tanith Belbin Kingston, Ontario'da doğdu ve Kirkland, Quebec'de (Montreal yakınları) büyüdü.Tanith Belbin est née à Kingston (Ontario), mais elle a grandi à Kirkland (Québec).
Aktör Ron Donachie'nin oğlu olan Portman 1992'de Glasgow'da dünyaya geldi ve Strathbungo'da büyüdü.Daniel Portman, fils de l'acteur Ron Donachie, est né le 13 février 1992 à Glasgow et a grandi à Strathbungo.
Japon ithalatı, ihracatından daha fazla büyüdü.Les importations japonaises se développent à un rythme plus rapide que celui des exportations.
Josh Todd Anaheim, Kaliforniya'da büyüdü ve daha sonra Lake Forest, Kaliforniya'ya taşındı.Josh Todd Gruber grandit à Anaheim Hills en Californie, puis à Lake Forest.
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.Depuis ce temps-là, la ville n'a cessé de croître.
Mutesi Uganda'daki Katwe semtinde büyüdü.Elle grandit dans le bidonville ougandais de Katwe (en).
Londra'da doğdu ve İzmir'de büyüdü.Il est né à Londres et a grandi à Izmir.
Bir gün halası ona büyüdüğünü söyler, Wendy biraz düşününce büyümek istemediğini anlar.Au moment de se coucher, Wendy annonce à sa mère qu'elle ne souhaite pas grandir.
New York ' kentinde ve New York eyaletindeki New Rochelle'de büyüdü.Elle grandit à New Rochelle, dans l'État de New York aux États-Unis.
Namazi ABD'de büyüdü.Il a grandi aux États-Unis.
O ve kızkardeşi Wendy, San Fernando Valley'de doğup büyüdüler.Huff est né et a grandi dans la vallée de San Fernando.
Hareket, ABD hükûmetinin Vietnam'da işlediği askeri müdahelesi sırasında büyüdü.Le mouvement a pris de l'ampleur durant l'intervention militaire américaine au Viêt Nam.
Teksas'ta doğdu ve büyüdü.Elle est née et a grandi au Texas.
Kanada'da büyüdü.Il grandit à Canton.
Christopher Paolini, Paradise Valley, Montana çevresinde büyüdü.Christopher Paolini a passé toute son enfance à Paradise Valley dans le Montana.
Beş çocuklu bir ailede büyüdü.Il grandit dans une famille de cinq enfants.
Weir West Point, New York'ta doğdu ve büyüdü.Weir est né et a grandi à West Point dans l'État de New York.
Hathaway altı yaşındayken, ailesi büyüdüğü Millburn, New Jersey'ye taşındı.Quand Anne Hathaway a six ans, sa famille déménage à Millburn, dans le New Jersey, où elle a grandi.
Üniversite çevresindeki faaliyetleri sayesinde parti giderek büyüdü.Depuis sa création, la fréquentation de l'Université n'a cessé de s'accroitre.
Orada günde 20 saat fabrikada çalışıp aynı fabrikanın zemininde uyuyarak büyüdü.Travaillant 20 heures par jour, il fit preuve d'une grande activité durant cette période de crise.
Bennett Arizona'da büyüdü.Stanton grandit en Arizona.
Riseborough İngiltere'nin Wallsend bölgesinde doğup, Whitley Bay kasabasında büyüdü.Andrea Louise Riseborough est née à Wallsend, et a grandi à Whitley Bay, en Angleterre.
Patrick her zaman bir müzik tutkusuyla büyüdü ve bunu "Her zaman müzik yapardım.Il a grandi avec une passion pour la musique, indiquant plus tard, « je jouais toujours de la musique...
Pio Corradi beş kardeşiyle birlikte büyüdü.Sarah Piampiano grandit avec deux frères plus âgés.
Kardeşlerin her ikisi de Torrance, Kaliforniya'da doğdu, fakat Seattle, Washington'da büyüdüler.Elles sont nées à Torrance, en Californie, mais c'est à Seattle qu'elles ont grandi.
Palahniuk Washington eyaletinin doğusundaki bir çiftlikte büyüdü.Sa mère l'a élevée dans une banlieue de Washington DC.
Waco -Texas ve Oklahoma’da büyüdü.L'élevage se développa au Texas et dans l'Oklahoma.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.Partout où il est maintenant, leur frère doit être très fier ».
Gold Coast, Queensland'da büyüdü.Elles se sont développées à partir de la Gold Coast, dans le Queensland.
Bobby Joe Morrow, Harlingen, Teksas'ta 1935 yılında doğdu ve San Benito, Teksas'ta büyüdü.Bobby Joe Morrow est né à Harlingen au Texas et a grandi dans une ferme à San Benito.
Bu vurma ile ortaya çıkan yara ve abse enfeksiyonla büyüdü ve septik hale geldi.Rapidement, sa plaie s’infecte et il est atteint de septicémie.
Aretha Franklin'i dinleyerek büyüdü.C'est presque comme écouter Aretha Franklin.
Afganistanlı asilzade bir ailenin soyundan gelen Şah Hindistanda doğdu, ağırlıklı olarak İngiltere’de büyüdü.Né en Inde et descendant d’une noble famille afghane, Shah grandit principalement en Angleterre.
New York’ta Scarsdale’de büyüdü.Silverstone a grandi à Scarsdale, New York.
Siyah leke büyüdükçe serçenin saygınlığı artar.La thématique du peuple élu renforce la fierté noire.
Kayınpederinin ricası üzerine Johann Bernoulli 1705’te doğup büyüdüğü yere geri dönme kararı aldı.À la demande de son beau-père, Jean Bernoulli accepta de retourner dans sa ville natale de Bâle en 1705.
Çocuk, Alois Schicklgruber olarak büyüdü.Alois porte le nom de sa mère, Alois Schicklgruber.
Samaras, tenis oynayarak Atina'nın iyi aileleri arasında büyüdü.Étienne partage la passion du tennis avec ses trois meilleurs amis.
Bombarda: Bir patlamaya neden olan büyüdür.L'affaire fait l'effet d'une bombe (an explosion).
12 yaşına kadar yetimhanede ya da bazı yakınlarının yanında yoksulukla büyüdü.Il a été orphelin à douze ans et élevé dans la pauvreté par différents parents.
Hayvan büyüdükçe, renginin güzelliği ve parlaklığı azalır, kıvırcık bukleler kaybolur.Une fois l'anneau parti, la magie et la beauté de la Lórien diminuèrent et elle se dépeupla lentement.
Adan, Somali'de büyüdü.Elle grandit en Somalie.
Anne Artık Ben Büyüdüm!Je ne fais que grandir !
Winter Stockholm, İsveç'te doğdu ve Londra, İngiltere'de büyüdü.Née en Suède, Julia a grandi à Londres en Angleterre.