Nijer, Batı Afrika'daki en büyük ülkedir.Niger is the largest country in Western Africa.
Güney Afrika, Güney Afrika'daki en büyük ülkedir.South Africa is the largest country in Southern Africa.
Etiyopya, Doğu Afrika'da en büyük ülkedir.Ethiopia is the largest country in Eastern Africa.
Madagaskar Afrika'nın en büyük adasıdır.Madagascar is the largest island of Africa.
Endonezya Güneydoğu Asya'daki en büyük ülkedir.Indonesia is the largest country in South-East Asia.
Papua Yeni Gine Avustralya'nın ardından Okyanusya'da en büyük ikinci ülkedir.Papua New Guinea is the second largest country in Oceania after Australia.
İspanya batı avrupa'da ikinci en büyük ülkedir.Spain is the second largest country in Western Europe.
İsveç, İskandinavya'daki en büyük ülkedir.Sweden is the largest country in Scandinavia.
Nikaragua Orta Amerika'nın en büyük ülkesidir.Nicaragua is the largest country in Central America.
O, Tunus'ta büyüdüğünü söyledi.He said that he grew up in Tunisia.
Büyükbabanın kaç tane şapkası var?How many hats does your grandfather have?
Davetimi geri çevirmeleri büyük kabalık.It is very impolite of them to decline my invitation.
Onun davetimizi kabul etmemesi büyük kabalıktı.It is very impolite of him to decline our invitation.
Davetimizi reddetmeleri büyük kabalık.It is very impolite of them to decline our invitation.
Onun davetini geri çevirmen büyük kabalık.It is very impolite of him to decline their invitation.
Davetlerini kabul etmemesi büyük saygısızlıktı.It is very impolite of her to decline their invitation.
Tom kendi büyüttüğü sebzeler hariç hiçbir şey yemez.Tom doesn't eat anything except the vegetables that he grows himself.
Genellikle büyük bir öğle yemeği yemek için zamanım yok.I usually don't have time to eat a large lunch.
Çocukluğumdan beri büyükannemin evinde yemek yemedim.I haven't eaten at my grandmother's house since I was a kid.
O büyüyor.It's getting larger.
Yeni köprüye büyük miktarda para harcandı.A large amount of money was spent on the new bridge.
Büyük bir hayal gücün var.You have a great imagination.
Büyükbabanı hatırlıyor musun?Do you remember your grandfather?
Tom her zaman büyük bir acele içinde görünür.Tom always seems to be in a big hurry.
Tom'un büyük bir acelesi vardı.Tom was in a big hurry.
Danimarka'nın ikinci büyük şehri, Aarhus'un posta kodu 8000'dir.Aarhus, the second-largest city in Denmark, has the zip code 8000.
Tom her gün et yemesi gerektiğini düşünerek büyüdü.Tom grew up thinking that he needed to eat meat every day.
Bu büyüleyici.This is fascinating.
O büyük miktarda para kazandı.He won a sizeable amount of money.
O büyük burnuyla, etraftaki havayı bitirirWith that big nose, he finishes the air around.
Tom yüzünde büyük bir gülümseme ile otobüsten indi.Tom stepped off the bus with a big smile on his face.
Tom'un sağ bacağında büyük bir morluk var.Tom has a huge bruise on his right leg.
Büyüklerine saygı göstermek zorundasın.You have to respect your elders.
Büyükanne, ailesine yiyecek almak için markete gitti.Grandma went to the market to buy food for the family.
Büyükbabamın arabasının bu resmine bak.Look at this picture of my grandfather's car.
Prezervatifler gebelik şansını büyük ölçüde azaltır.Condoms greatly reduce the chances of pregnancy.
Onları nerede büyüttün?Where did you grow them?
Sosyalist tarım büyük başarıya ulaştı.The socialist agriculture achieved great success.
Tom bunu kabul etmeyecek ama onun başı büyük dertte.Tom won't admit it, but he's in big trouble.
Tom sadece satılık olan büyük bir binanın önünde duruyordu.Tom was standing just in front of a large building that was up for sale.
Tom'un Mary'nin büyükbabasının kim olduğu hakkında hiç bir fikri yok.Tom has no idea who Mary's grandfather is.
Sosyalist tarım büyük bir başarıya ulaştı.Socialist agriculture attained great success.
Herhangi daha fazla büyük fikirlerin var mı?Do you have any more great ideas?
En büyük korkun nedir?What's your greatest fear?
Büyük acil nedir?What's the big emergency?
Boston'da büyüdüğünü sanıyordum.I thought you grew up in Boston.
Boston'da büyüdüğünüzü sanıyordum.I thought you grew up in Boston.
Kazağında büyük bir leke var.You have a big stain on your sweater.
Büyük sır nedir?What's the big secret?
O ne kadar büyük?How large is it?
O restoranda sundukları pizza ne kadar büyük?How large is the pizza they serve at that restaurant?
Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.In India, there are lots of rural areas around big towns.
Tom'un büyükbabası ve Mary'nin büyükbabası II Dünya Savaşında birlikte dövüştüler.Tom's grandfather and Mary's grandfather fought together in World War II.
Ben çocukken her hafta sonu büyükanne ve büyükbabalarımızı ziyaret ederdik.We used to visit my grandparents every weekend when I was a kid.
Benim büyükannem Almanya'da bir operasyon geçirdi.My grandmother had an operation in Germany.
Büyük bir hata yaptın.You've made a huge mistake.
Çok buyurgansın.You're so bossy.
Bu büyük sorun olabilir.It could be big trouble.
O büyük bir sürprizdi.That was a big surprise.
Tom okulun önündeki büyük meşe ağacına adının baş harflerini kazıdı.Tom carved his initials on the large oak tree in front of the school.