Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bugünkü gazete büyük bir tayfunun yaklaştığını söylüyor.Today's paper says that a big typhoon is approaching.
Bugün Japonya dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri olarak kabul edilir.Japan is today considered to be one of the greatest economic powers of the world.
Bu sonbaharda büyük bir deprem Meksika'ya çarptı.A great earthquake hit Mexico this fall.
Bu sonbahar büyük bir deprem Meksika'yı vurdu.A great earthquake hit Mexico this fall.
Japon ekonomisinin büyüme hızı bu yıl % 0.7'yi geçecek.The growth rate of the Japanese economy will top 0.7% this year.
Bu gecenin galası için büyük bir izleyici garanti ediyorum.I guarantee a huge audience for tonight's premiere.
Bu akşam seninle konuşmaktan büyük zevk aldım.I enjoyed talking with you this evening very much.
Bay Sano büyük bir akıcılık ile Fransızca konuşuyor.Mr Sano speaks French with great fluency.
En büyük İngilizce Sözlük 450.000' in üzerinde kelimeye sahiptir.The largest English dictionary has over 450,000 words.
En büyük mutluluk, özgürlükte yatar.The greatest happiness lies in freedom.
Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Bütçe açığının azaltılması hükümetin büyük bir endişesidir.Reducing the budget deficit is a major concern of the government.
Hindistan'da dün büyük bir deprem meydana geldi.A big earthquake occurred in India yesterday.
Dün Hindistan'da büyük bir deprem oldu.A big earthquake occurred in India yesterday.
Dün büyük bir labirente girdik.Yesterday we went into a huge maze.
Dün gece büyük bir yangın vardı.There was a big fire last night.
Geçen yıl büyük bir şeftali hasatı vardı.There was a large harvest of peaches last year.
Japonya geçen yıl büyük bir politik değişim gördü.Last year saw a big political change in Japan.
Geçen gece büyük bir deprem oldu.There was a big earthquake last night.
Dün gece evimin yanında büyük bir yangın vardı.There was a big fire near my house last night.
Dün gece büyük babası hastanede vefat etti.Last night, his grandfather passed away in the hospital.
Sapporo Japonya'da beşinci en büyük şehirdir.Sapporo is the fifth largest city in Japan.
Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.Ms. Yamada translated the fascinating fairy tale into plain Japanese.
Sanayinin büyüme hızına şaşırdım.I'm amazed by the rate at which industries grow.
Kız kardeşim Londra'da Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliğinde çalışıyor.My sister works at the United States Embassy in London.
Çocuğun ne kadar hızlı büyüdüğünü görmek şaşırtıcıydı.It was surprising to see how fast the child grew up.
Çocuklar çok çabuk büyürler.Children grow up so quickly.
Dinle bak, çocuklar büyüklerine itaat etmelidir.Children should obey their elders, mind you.
Onları yalnız bıraksan bile, çocuklar büyür.Children will grow even if you leave them alone.
Yavru her gün gittikçe dahada büyüdü.The puppy grew larger and larger every day.
Köpek yavrusu her gün gittikçe büyüdü.The puppy grew larger and larger every day.
Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.The Mayor addressed a large audience.
Liderleri öldüğünde, onun vücudunu büyük bir mezara yerleştirdiler.When their leader died, they placed his body in a large tomb.
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.To my great delight, he won the first prize.
Başkan seçilmem büyük bir onur.It is a great honor for me to have been elected chairman.
Birlikte büyüdüğüm arkadaşlardan üçte biri öldü.One third of the friends I grew up with are dead.
Dün aldığım bu masa çok büyük.This desk, which I bought yesterday, is very big.
Ben hastayken yemekleri yapman büyük nezaketti.It was very kind of you to make dishes while I was down.
Büyük annem ve büyük babam için kaygılanıyoruz.We're worried about Grandma and Grandpa.
Bizim için sürpriz oldu, o büyük ödülü kazandı.To our surprise, he won the grand prize.
Vardığımızda büyük bir yemeği bizim için hazır bulduk.We arrived to find a huge meal ready for us.
Takımımız büyük bir zafer kazandı.Our team gained a great victory.
Okulumuzun yanında büyük bir park var.There is a big park near our school.
Bizim okulumuz sizinkiyle aynı büyüklükte değildir.Our school was not the same size as yours.
Okulumuz onlarınkinden daha büyüktür.Our school is larger than theirs.
Şehrimizdeki hayvanat bahçesi büyük ve yeni.The zoo in our city is large and new.
Şehrimiz gittikçe büyüyor.Our city is getting bigger and bigger.
Bizim kasabanın yakınında büyük bir göl var.There is a large lake near our town.
Bizim kasabanın yakınında büyük bir nehir var.There is a large river near our town.
Önümüzdeki o büyük bina nedir?What is that big building in front of us?
Köpeğimiz büyük bir geyiği kovaladı.Our pointer took off after a big deer.
Orada bazı büyük balıklar yakaladık.We caught some large fish there.
Hepimiz Thomas Edison'a büyük bir mucit gözüyle bakarız.We all regard Thomas Edison as a great inventor.
Biz büyük iletişimcileriz.We are the great communicators.
Biz oturma odamızın yarısını kaplayan büyük bir piyano aldık.We bought a grand piano which took up half of our living room.
Biz büyük bir aileye sahip olmak istiyoruz.We want to have a large family.
Büyükannemi ziyaret etmek için Hokata'ya gittik.We went to Hakata to visit my grandmother.
Bize büyük bir sınıf tahsis edildi.We have been assigned the large classroom.
Biz büyük bir köpek besliyoruz.We are keeping a big dog.
Biz büyük bir kütüphanenin yakınında yaşıyoruz.We live near a big library.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod