Ana içeriğe geç
Sözlük

bür ile cümle

bür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
(بزرگ فرمادار) Bürokrasi içinde Zerdüşt rahibleri son derece güçlüydü.Dentro de este aparato burocrático, los sacerdotes zoroastrianos eran inmensamente poderosos.
Ev tam bir sessizliğe bürünmüştür.El maldito lugar quedó en silencio.
Babası imparatorluk sarayında zengin bir bürokrattı.Su padre era funcionario del palacio imperial.
"Bir paslı çivi bürokrasi".«Burocracia de maternidades clandestinas».
Okulun ayrıca ticaret eğitimi veren ticaret bölümü (Almanca: Bürgerschule) de bulunmaktaydı.Además, simultáneamente concurría a la escuela industrial (Ing.
2. sezonda başka kişiliklere bürünür.En la segunda temporada son todavía más amigas.
Sivil Havacılık Güvenliği Bürosu, Air India Uçuş 182'nin trajik kazasından sonra 1987'de kuruldu.La maleta de M. Singh explotó a bordo del vuelo 182 de Air India.
Elena Stasova "Rusya Bürosuna" sekreter olarak atandı.Elena Stásova fue elegida secretaria del Buró Ruso.
Mart 1998 ile Mart 2014 arası Şili Meclisi'nde bürokratlık yaptı.Trabajó en la Cruz Roja Japonesa desde diciembre de 2006 hasta noviembre de 2012.
Büro, onları bütün New York'ta aramaktadır.Los Agentes los persiguen a través de la ciudad de Nueva York.
Daha önce uluslararası ilişkilerden sorumlu büro üyesiydi.Fue gerente de Relaciones Internacionales de Telefé​.
Bununla beraber Federasyon Kupası farklı bir formata büründü.La Copa Federación volvió entonces con un formato de participación y estructura totalmente distinto.
Hacı Bektaş-ı Veli gibi erenler de geyik donuna bürünebilirler.Puede entenderse que quien los acompaña a la gruta es la propia sibila.
FBI, 1908'de Soruşturma Bürosu (Bureau of Investigation (BOI)) adıyla kuruldu.Posteriormente dicha comisión se convertirá en el Instituto de Reformas Sociales (1903).
ABD Nüfus Sayım Bürosu, Population Division.Oficina del censo de EE.UU., División de población.
11 Temmuz 2013), Türk bürokrat.Consultado el 11 de julio de 2007. (en ruso) Cámara de Representantes de la República de Bielorrusia.
Avustralya İstatistik Bürosu.Australian Bureau of Statistics (en inglés).
Buenos Aires Eyaleti Buenos Aires Turizm BürosuTurismo Buenos Aires.
Kariyerini noktaladı ve dini bir hüviyete büründü.Acabada su carrera, se dedicó algún tiempo a la predicación.
Rusya'nın zayıflığı büyük ölçüde, köhnemiş askeri ve bürokratik bir otokrasiyle yöneltilmesinden geliyordu.El cine mexicano, por su parte, se había estancado por líos burocráticos y sindicales.
1993'te Aşağı Saksonya Başbakanı Gerhard Schröder'in kişisel büro müdürlüğüne başladı.Hasta el año siguiente sería asesora privada del canciller Gerhard Schröder.
Ve gözünü kan bürümüş adamları...Dónde estás con tus ojos celestes.
Metro istasyonu çevresinde bürolar ve işyerleri yoğun bir biçimde bulunmaktadır.Además en el municipio se localizan las oficinas y los talleres del metro.
15 Temmuz - Haluk Çulha, Türk bürokrat.10 de julio: Daniel Ona Ondo, político gabonés.
İşimi bitirdikten sonra bürodan ayrıldım.Dopo aver finito il mio lavoro sono uscito dall'ufficio.
Belediye Başkanının bürosu Belediye Binasındadır.L'ufficio del sindaco è nel municipio.
Kayıp eşya bürosu nerede?Dov'è l'ufficio oggetti smarriti?
Tom bugün büromdaydı.Tom era nel mio ufficio oggi.
O burada çalışır ama aslında bürosu ikinci katta.Lavora qui ma il suo ufficio in realtà è al secondo piano.
1950 yılında Donovan New York merkezli Watters ve Donovan Hukuk Bürosunun ortağı oldu.Nel 1950 Donovan diventò il partner dell'ufficio legale Watters and Donovan.
Yeryüzü yeşilliğe büründüğü zaman ağaç altına toplanılıp kurbanlar kesilir.Appena giunti a Terra (dopo un rocambolesco atterraggio) ci si troverà nella città invasa dai Covenant.
Bir avukat bürosu açtı ve 1929 yılında NSDAP üyesi oldu.Aprì un ufficio e divenne membro del NSDAP nel 1929.
"Just Dance"in kısa versiyonunu söylerken kendisine eşlik eden dansçılar "deniz insanı" görünümüne büründü.Viene cantata una breve versione di Just Dance, con i suoi ballerini vestiti come "gente di mare".
(بزرگ فرمادار) Bürokrasi içinde Zerdüşt rahibleri son derece güçlüydü.All'interno della burocrazia i sacerdoti zoroastriani avevano un enorme potere.
"I Love New York", Madonna'nın şehri bir kişi hâline büründürerek yaptığı övgülerden oluşur."I Love New York" è un tribute alla città che l’ha resa la persona che è oggi.
Bürgerliches Gesetzbuch (ya da kısaca BGB) Almanya'nın medeni kanunudur.Il Bürgerliches Gesetzbuch (comunemente indicato con le iniziali BGB) è il codice civile della Germania.
İsveç Şirketleri Sicil BürosuAssociazione Svizzera dei Sottufficiali Fonte:
Bürger’in 1795 yılındaki ölümünden sonra yazı işlerini Karl Reinhard alır.Dopo la morte di Bürger nel 1795 fu sostituito da Karl Reinhard.
Ancak yakın tarihte bürokratik işlerin kolay yürümesi için muhtarlık ayrılmıştır.Il tutto non fa che gravare sul già complesso iter burocratico delle visite.
1861 yılında Cambridge, Massachusetts Denizcilik Almanak Bürosu'nda çalıştı.Dal 1861 lavorò al Nautical Almanac Office a Cambridge (Massachusetts).
1980’de kendi Londra merkezli bürosunu kurmuştur.Nel 1980 fonda il suo studio, con sede a Londra.
Ancak gitiği zamanda, kimliğine büründüğü kişiye ait hiçbir geçmiş ve gelecek bilgisine sahip değildir.Quando riprende conoscenza, l'uomo non ha alcun ricordo di chi sia o del suo passato.
Düşünür ki bu insan olsun o düşündükçe çamur insan suretine bürünür.Quando penso all'uomo, penso allo sfruttato.
Bürgerbräukeller, Almanya'nın Münih kentinde bulunan bir büyük bira salonuydu.La Bürgerbräukeller fu una grande birreria situata a Monaco di Baviera, in Germania.
Viyana'da kendi avukatlık bürosunu kurdu.Ha collaborato con l'Agenzia per i diritti di Vienna.
Bonnie, Osgood'un şekline bürünmüştür.Mīl, pesi a forma di clava.
Karakterlerine bürünüyorlar ve bu her şeyi kolaylaştırıyor."Vi chiedo di essere fedeli ai personaggi, questo è tutto ciò che mi interessa."
Sekizinci hicrî asırda Anadolu hemen hemen tamamıyla Şiî bir hüviyete bürünmüştü.Per gli ottavi, il sorteggio è stato interamente libero.
Duncan volkandan çıkınca kaiju hâline bürünür.Dopo la danza, entra Vulcano.
Ajansın 19 ülkede 37 bürosu bulunmaktadır.La compagnia ha 27 uffici in 21 paesi.
Cinayet bürosunda baş komiserdir.È il capo dell'ufficio forense.
NPO Energiya'ya Glushko baş tasarımcı atanarak tek bir tasarım bürosu yaratıldı.Un singolo ufficio di sviluppo creò il razzo NPO Energia, con Glushko progettista capo.
Sonra 1973'te on yıllık bir suskunluğa büründü ve daha sonra Yeni Gündem yazılarıyla tekrar ortaya çıktı.Arrestato una prima volta nel 1977, collezionerà altri 12 arresti.
1959), Amerikalı bürokrat.I've Got A Secret (1959), Stati Uniti d'America.
Büro, onları bütün New York'ta aramaktadır.Le riprese sono state girate interamente a New York.
Bürokrasiyi iyileştirmiş ve vatandaşlık ve senato tutanaklarını daha etkin hale getirmiştir.Riorganizzò la burocrazia e mise ordine nella cittadinanza e nei ruoli senatoriali.
1988 yılında Salyut Tasarım Bürosu adıyla bağımsız bir şirket haline geldi.Nel 1986 il nome Hella entra nella designazione ufficiale della società.
ABD'deki kayıtlar; ABD Ticari Marka ve Patent Bürosu'ndadır (US Patent and Trademark Office).La AeroVironment ha depositato presso lo United States Patent and Trademark Office 61 brevetti.
1973-1975 Bursa Narkotik Büro Operasyon Amirliği.1973-1975 Presidente della Società di Neurochirurgia della Svizzera.
Bazı bürokratik engellerin aşılmasından sonra, gecikmeli bir şekilde proje tasarlanmıştır.“Dopo infinite lungaggini burocratiche, l'autorizzazione al viaggio è arrivata troppo tardi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod