bölgeye ile cümle

bölgeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu çizgileri daha az riskli bir bölgeye taşıyamaz mısınız?"¿No pueden moverlas a un lugar donde haya menos riesgo?
Bu çizgileri daha az riskli bir bölgeye taşıyamaz mısınız?"Nu le puteți muta într-un loc unde e mai puțin risc?"
Bu çizgileri daha az riskli bir bölgeye taşıyamaz mısınız?"Нельзя ли подвинуть их на другое место, в котором будет меньше риска?"
Bu çizgileri daha az riskli bir bölgeye taşıyamaz mısınız?"Не може ли да ги преместите на място, където има по-малък риск?"
Bu çizgileri daha az riskli bir bölgeye taşıyamaz mısınız?"אתם לא יכולים להעביר אותם למקום אחר שיש פה פחות סיכון?"
Bu çizgileri daha az riskli bir bölgeye taşıyamaz mısınız?"الا يمكن تغير مسارها بحيث يتم تقليل خطر الارتطام ؟
Bu çizgileri daha az riskli bir bölgeye taşıyamaz mısınız?"リスクの少ない所に移せませんか?」 国際海事機関は力強く回答しました
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.A roznesla se pověst ta po vší té zemi.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.A tento chýr sa rozniesol o ňom po celej tej zemi.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.E espalhou-se a notícia disso por toda aquela terra.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.És elterjede ez a hír abban az egész tartományban.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.E se ne sparse la fama in tutta quella regione
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Het nieuws over dit geweldige wonder ging als een lopend vuurtje door heel de streek.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.In glas o tem se raznese po vsej tisti deželi.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.I rozeszła się ta wieść po wszystkiej ziemi.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Ja sanoma tästä levisi koko siihen maahan.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Kabar itu tersebar ke seluruh daerah itu
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.그 소문이 그 온 땅에 퍼지더라
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Le bruit s`en répandit dans toute la contrée.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Och ryktet härom gick ut över hela det landet.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Og Rygtet herom kom ud i hele den Egn.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Og ryktet om dette kom ut i hele landet deromkring.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Şi s'a dus vestea despre această minune în tot ţinutul acela.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Tin nầy đồn ra khắp cả xứ đó .
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Tin nầy đồn ra khắp cả xứ đó.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Und dies Gerücht erscholl in dasselbe ganze Land.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Y salió esta noticia por toda aquella tierra
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.Και διεδοθη η φημη αυτη εις ολην την γην εκεινην.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.И разнесся слух о сем по всей земле той.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.И това са разчу по цялата оная страна.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.І рознеслась про се чутка широко по всій землі тій.
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.ותצא השמועה הזאת בכל הארץ ההיא׃
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.فخرج ذلك الخبر الى تلك الارض كلها
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.於 是 這 風 聲 傳 遍 了 那 地 方
Bu haber bütün bölgeye yayıldı.於是 這風聲傳 遍 了 那 地方
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A obrátiac sa išli hore na vrchy a prišli až po dolinu Eškol a prešpehovali zem.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A oni obrátivše se a vstoupivše na horu, přišli až k údolí Eškol a shlédli zemi.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Da diese weggingen und hinaufzogen auf das Gebirge und an den Bach Eskol kamen, da besahen sie es
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.De begav sig på Vej og drog op i Bjergene og kom til Esjkoldalen og udspejdede den;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Dessa begåvo sig åstad och drogo upp till Bergsbygden och kommo till Druvdalen och bespejade landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ei au plecat, au trecut muntele, şi au ajuns pînă la valea Eşcol, şi au iscodit ţara.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.És fordulának és felmenének a hegyre, és eljutának az Eskól völgyéig, és kikémlelék azt.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.foram-se eles e, subindo as montanhas, chegaram até o vale de Escol e espiaram a terra.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ils partirent, traversèrent la montagne, et arrivèrent jusqu`à la vallée d`Eschcol, qu`ils explorèrent.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.그들이 앞으로 가서 산지에 올라 에스골 골짜기에 이르러 그 곳을 정탐하고
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Którzy odszedłszy weszli na górę, a przyszli aż do doliny Eschol, i przeszpiegowali ziemię.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mereka memasuki daerah pegunungan itu sejauh Lembah Eskol, lalu menjelajahinya
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười hai người đó ra đi. lên núi, đi đến khe Ếch-côn và do thám xứ.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười_hai người đó ra_đi . lên núi , đi đến khe Ếch - côn và do_thám xứ .
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Nämä lähtivät ja nousivat vuoristoon ja tulivat Rypälelaaksoon ja vakoilivat maata.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Og de tok avsted og drog op i fjellene og kom til Eskol-dalen; og de utspeidet landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Quelli si incamminarono, salirono verso i monti, giunsero alla valle di Escol ed esplorarono il paese
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ti so krenili na pot in so šli v gore in prišli do potoka Eškola in si jo ogledali;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Και στραφεντες ανεβησαν εις το ορος, και ηλθον μεχρι της φαραγγος Εσχωλ και κατεσκοπευσαν αυτην.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.И те като тръгнаха възкачиха се на поляната, и, пристигнали до долината Есхол, я съгледаха.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Они пошли, взошли на гору и дошли до долины Есхол, и обозрели ее;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.ויפנו ויעלו ההרה ויבאו עד נחל אשכל וירגלו אתה׃
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.فانصرفوا وصعدوا الى الجبل وأتوا الى وادي اشكول وتجسّسوه
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於 是 他 們 起 身 上 山 地 去 、 到 以 實 各 谷 、 窺 探 那 地
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於是 他 們起 身上 山地 去 、 到 以實 各 谷 、 窺探 那 地
İlgili Sayfalar