bölgelerinde ile cümle
bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Hindistan'in cesitli bolgelerinden 11 su kurumunu bir araya getirdik.물 기구와 함께 팀을 이루었습니다
Hindistan'in cesitli bolgelerinden 11 su kurumunu bir araya getirdik.مع 11 منظمة مائية من جميع أنحاء الهند
Hindistan'in cesitli bolgelerinden 11 su kurumunu bir araya getirdik.彼らが作ったワークショップを通して
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.A podívejte na tyto dva tuňáky, kteří byli označkováni, v oblasti tření, která je víceméně v oblasti skvrny.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Deze twee gemerkte tonijnen kan je zien in de kuitgronden helemaal rechts in het oliegebied.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Ezt a két megjelölt tonhalat pedig láthatjuk az ikrázási területen, pontosan az olajréteg környékén.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.그리고 이 두 마리의 참치는 꼬리표가 달렸어요. 이 참치들이 기름이 있는 장소 바로 안의 산란지에 있는 것을 볼 수 있습니다.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Nämä kaksi merkittyä tonnikalaa voi nähdä kutupaikoillaan melkein keskellä vuotopaikkaa.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Te dwie oznakowane ryby, są na tarlisku, w pobliżu wycieku ropy. są na tarlisku, w pobliżu wycieku ropy.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Và 2 con cá hồi được đánh dấu này. bạn có thể thấy chúng trên" ổ đẻ trứng" ở ngay vùng dầu loang.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Voici deux thons qui ont été marqués. On les retrouve dans des frayères situées en plein dans la marée noire.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Тунцов, на которых был повешен ярлык, можно увидеть в местах нереста, как раз в районе пятна.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.שני דגי הטונה האלה, שתוייגו, אתם רואים אותם בשטחי ההשרצה די באזור כתם הנפט.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.وهاتين السمكتين اللتان في الصور يمكنك رؤية مثلهما في مواقع التكاثر والتي هي تماما في مكان التسرب النفطي
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.なめらかな場所を選んでいます 今年の産卵時期は 多分 悲惨なことになるでしょう
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.相中呢兩隻海豚 你哋見到佢哋係產卵場度 正正就係浮油集中嘅地方
İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.이스탄불 최대 무단거주지 가운데 하나죠.
İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.la cual es una de las comunas más grandes en Estanbul.
İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.שהיא קהילת הפולשים הגדולה באיסטנבול.
İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.إحدى كبرى المجتمعات العشوائية في استانبول.
İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.これが私の考える将来の街のあり方
(Kahkahalar) Büyüme çağı süresince çarpıcı şekilde değişen beyin bölgelerinden biri de prefrontal kortekstir.Една от областите на мозъка, която се променя най-много през юношеството, се нарича префронтален кортекс.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.A gyermekeket más válságövezetekből csempészik ide, kifejezetten azért, hogy a kávéültetvényeken dolgozzanak.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Anak-anak telah diperdagangkan dari zona-zona konflik untuk datang dan bekerja di ladang-ladang kopi.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Deti sú privážané z ostaných konfliktných zón na prácu na kávových plantážach.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Handluje się dziećmi ze stref konfliktów, by pracowały na plantacjach kawy.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Kinderen zijn verplaatst vanuit andere conflictgebieden om te komen werken op koffieplantages.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Kinder werden aus anderen Konfliktherden verschleppt, um auf den Kaffeeplantagen zu arbeiten.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.커피농장에 와서 일하도록 다른 분쟁지역의 어린이들을 밀거래하고 있습니다. 혈액 희석제인 해파린은
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.S-a făcut trafic cu copiii din alte zone de conflict pentru ca ei să vină să lucreze pe plantaţiile de cafea.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Si trafficano minori da altre zone di conflitto per metterli a lavorare nelle piantagioni di caffè.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Trẻ em bị buôn bán từ các vùng có xung đột và làm việc trên các đồn điền cà phê. Heparin
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Дети доставляются из различных горячих точек, для работ на кофейных плантациях.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Дітей транспортують з інших конфліктних територій для того, щоб змусити працювати на кавових плантаціях.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Има трафик на деца от други конфликтни зони, за да работят в плантациите за кафе.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.והוא נקטף בידי ילדים. בחוף השנהב יש לנו בעיה עצומה של עבדות ילדים. ילדים מועברים מאזורי עימות אחרים
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.حيث يتم نقل الاطفال من مناطق نزاع اخرى للعمل في مزارع القهوة "هيبارين"- مميع للدم
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.コーヒー栽培場で働かさせられているのです。 ヘパリンー抗凝血剤などの 製薬製品の製造は
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.E' difficile studiare un pinna blu nel suo elemento, l'intero Oceano Pacifico.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Es difícil estudiar al atún rojo en su territorio: toda la región del Pacífico.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Es ist schwer, den Roten Thun in seinem Revier zu untersuchen, denn das ist der gesamte Pazifik.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Este greu să studiezi un bluefin pe teritoriul său, întregul regat al Pacificului.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Het is moeilijk om een blauwvin te bestuderen in zijn eigen habitat, de hele Stille Zuidzee.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.태평양 전역에 서식하는 참다랑어를 연구하는 건 매우 어려운 일입니다
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.le pacifique tout entier.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Szinte lehetetlen a tonhalat élőhelyén, a Csendes-óceánban tanulmányozni.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Trudno jest badać tuńczyka na jego terytorium, całym królestwie Pacyfiku.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Очень сложно изучать голубого тунца по всему океану.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Трудно е да изучаваш червената риба тон в нейната територия, която е тихоокеанското царство.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.קשה ללמוד על אזורי האכילה של טונות, ומיקומם על פני האוקינוס השקט.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.أنه من الصعب دراسة زرقاء الزعانف في بيئتها الطبيعية خلال مملكة المحيط الهادئ
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.研究するのは困難で アオザメに近づいて タグを付けるのは
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Alcuni di noi con una pigmentazione scura vivono in aree a bassa concentrazione di UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Algunos con piel oscuramente pigmentada vivimos en zonas de baja radiación.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Beberapa dari kita dengan kulit berpigmen gelap tinggal di daerah dengan radiasi sinar UV rendah.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Certains d'entre nous à la peau foncée vivent dans des zones à faible rayonnement.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Manche von uns mit dunkel pigmentierter Haut leben in UV-schwachen Regionen.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Một vài người có sắc tố da tối thì lại sống ở nơi có UV thấp.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Néhányunk erősen pigmentált bőrrel alacsony UV-jú területeken él.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Někteří z nás s tmavým pigmentem žijí v oblastech s nízkým UV.
İlgili Sayfalar