bölgelerde ile cümle

bölgelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Burada -- sıtmanın az yoğun olduğu, orta ve çok yoğun olduğu bölgelerde--HIVの有病率が増えるにつれての 性交相手の数の推移を表しています
Burada -- sıtmanın az yoğun olduğu, orta ve çok yoğun olduğu bölgelerde--이 그래프를 보자면, 말라리아가 적은-중간-그리고 높게 일어나는 지역-에서
Burada -- sıtmanın az yoğun olduğu, orta ve çok yoğun olduğu bölgelerde--הוא מראה -- באזורים בהם שכיחות המלריה נמוכה, בינונית, גבוהה --
Burada -- sıtmanın az yoğun olduğu, orta ve çok yoğun olduğu bölgelerde--حيث يوضح مالذي يحدث لعدد الشركاء الجنسيين مع ازدياد انتشار فيروس نقص المناعة البشرية
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Centra owych nielegalnych slumsów, są często dużo dynamiczniejsze niż w normalnych dzielnicach.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Ces communautés dans ces villes sont en fait plus vivantes que les communautés illégales.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Comunitățile acestea din orașe sunt, de fapt, mai pline de viață decât comunitățile ilegale.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.De gemeenschappen in deze steden zijn eigenlijk meer vitaal dan de illegale gemeenschappen.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Diese Gemeinschaften in diesen Städten sind in der Tat vitaler als die illegalen Gemeinschaften.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Estas comunidades nestas cidades são mais vitais do que as comunidades legais.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Ezek a közösségek fontosabbak a városoknak, az illegális közösségek.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.이들 도시 속 공동체들은 무허가 공동체보다 실제로 훨씬 생기가 넘치는 곳들입니다.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Las comunidades en estas ciudades son verdaderamente mas vitales que las comunidades legales.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Le comunità di queste città sono in effetti più vitali di quelle delle comunità illegali.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Những cộng đồng trong những thành phố này thật ra quan trọng hơn cả những cộng đồng hợp pháp.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Такие сообщества уже более оживлены, чем нелегальные общины.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Тези общности в тези градове всъщност са по-жизнени, отколкото нелегалните общности.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.הקהילות האלה בערים האלה יותר מלאי חיים למעשה מאשר הקהילות האי-חוקיות.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.هذه المجتمعات في هذه المدن في حقيقة الأمر أكثر حيويةً من تلك المجتمعات غير القانونية.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.さらに活気に満ちており いろいろな活動が見られます
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.C'est très bien, sauf que dans les endroits les plus contaminés, il n'y a pas de systèmes de santé efficaces.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.Eso es excelente, excepto que los lugares más afectados no tienen sistemas de salud.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.Ez remek, azt leszámítva, hogy ahol igazán súlyos a malária, ott nincs egészségügyi rendszer.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.Isso é maravilhoso, só que os lugares que têm problemas graves de malária, não têm sistemas de saúde.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.좋은 해결책이지만 말라리아가 정말 심각한 지역엔 해당되지 않습니다. 그곳엔 의료 서비스 체계가 없죠.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.OK, ale w miejscach, w których malaria jest najdotkliwsza, tak naprawdę nie ma systemu opieki zdrowotnej.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.Sarebbe fantastico, ma i posti dove la malaria è molto diffusa non hanno alcun sistema sanitario.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.Tuyệt đấy, ngoại trừ những vùng bệnh sốt rét hoành hành, họ không có các hệ thống chăm sóc sức khỏe.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.Это работает, однако там, где зверствует малярия, нет хорошего здравоохранения.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.זה מעולה, חוץ מבמקומות שיש להם מצב קשה של מלריה, אין להם מערכות שירותי בריאות.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.وهذا عظيم إلا أن الأماكن التي تنتشر فيها الملاريا بكثرة هي أماكن بدون أنظمة صحية أساسا.
Bu süper, ama sıtmanın gerçekten kötü olduğu bölgelerde bir sağlık bakım sistemi de yok.医療制度がないのです ワクチンは素晴しいものですが
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.10 o klimacie morskim, wilgotnym, ponieważ opad
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.10 probléma nedves éghajlatú, tenger melle. i
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.2 yksinomaan kaupungeissa, etenkin raskaan
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.I další oteplování v Evropě se očekává výraznější, než je předpokládaný celosvětový nárůst.
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.), ki presegajo letno mejno vrednost, so
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.Problem, weil Aerosolpartikel in der LuA am besten durch Niederschläge beseitigt werden.
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.Τα είδη αυτά δεν μπορούν πλέον να αναπτύσσονται σε περιοχές οπού η θερμοκρασία το χειμώνα είναι πολύ υψηλή.
Bu türler, kış sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bölgelerde artık yetişememektedir.Тези видове не могат да растат в региони, където зимните температури започват да стават твърде високи.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.Dans les grandes villes et leurs banlieues se trouvent des transports locaux qui fonctionnent bien.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.En las ciudades grandes y sus alrededores existen también redes de transporte urbano que funcionan bien.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.I stora städer och deras näromgivning finns en välfungerande lokaltrafik.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.Suurissa kaupungeissa ja niiden lähellä on myös hyvin toimiva paikallisliikenne.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.В крупных городах и рядом с ними существует хорошо развитая инфраструктура общественного транспорта.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.هناك في المدن الكبيرة وبجوارها شبكة مواصلات محلية عامة تعمل بشكل جيد.
Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi bazı bölgelerde yüksek BaP seviyesi görülebilmektedir (22).22 la República Checa y en Polonia, hay altos niveles de BaP (
Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi bazı bölgelerde yüksek BaP seviyesi görülebilmektedir (22).22 telles que le République tchèque et la Pologne (
Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi bazı bölgelerde yüksek BaP seviyesi görülebilmektedir (22).Höga halter av BaP förekommer i vissa regioner, till exempel Tjeckien och Polen (22).
Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi bazı bölgelerde yüksek BaP seviyesi görülebilmektedir (22).Konzentrationen von BaP auf.
Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi bazı bölgelerde yüksek BaP seviyesi görülebilmektedir (22).Wysokie poziomy BaP notowane są w rejonach takich jak Republika Czeska i Polska (22).
Çünkü, bu gibi teknolojilerden en çok yararlanacak çocuklar bu bölgelerde bulunuyorlar.그곳의 아이들이야말로 이같은 신 기술의 혜택을 가장 많이 받을 수 있는 아이들이었기 때문이었습니다.
Çünkü, bu gibi teknolojilerden en çok yararlanacak çocuklar bu bölgelerde bulunuyorlar.כיוון שבמקומות מסוג זה יפיקו ילדים את המירב מטכנולוגיות מסוג זה.
Çünkü, bu gibi teknolojilerden en çok yararlanacak çocuklar bu bölgelerde bulunuyorlar.لأنه في أماكن كهذا الأطفال يستفيدون بأكثر طريقة ممكنه من تقنيات كهذه
Çünkü, bu gibi teknolojilerden en çok yararlanacak çocuklar bu bölgelerde bulunuyorlar.このような技術が最大限に 効果を発揮するからです。 さて、この2-3日TEDで続いた講演はいずれも
Diğerleri hâla "özgür bırakılmış" bölgelerde.Otros más están en áreas "liberadas".
Diğerleri hâla "özgür bırakılmış" bölgelerde.Ou encore sont dans les zones "libérées".
Diğerleri hâla "özgür bırakılmış" bölgelerde.Wieder andere befinden sich in den "befreiten" Zonen.
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?A jeśli nie było żadnych, co nam to mówi, o tym jak działa ewolucja na lądzie?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?Als er geen dieren in die niches leefden, wat vertelt ons dat dan over hoe de evolutie werkt op het land?
İlgili Sayfalar