bölgeler ile cümle

bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.We usually distrust those areas that fall in between things.
Temiz toprak kritik bir problem - Meksika Körfezi'ndeki nitrifikasyon, ölü bölgeler.Clean soil is a critical problem -- the nitrification, the dead zones in the Gulf of Mexico.
Belli bölgelerin büyümüş olduğunu görüyoruz.So what you see is that several areas became larger.
Tahmin, uzak bölgelerdeki okulların yeterli derecede iyi öğretmenleri olmadığıydı.The guess was that schools in remote areas do not have good enough teachers.
Böyle bölgeler var, ama - her neyse, başka hiçbir yerde görmedim.There are such areas, but -- anyway, I'd never heard that anywhere else.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Educational technology should be introduced into remote areas first, and other areas later.
Birçok aile isteyerek ya da istemeyerek çok uzak bölgelere taşındı. . . .Many families relocated Willingly, or unwillingly to very distant lands.
Bunu yüzümün yüksek bölgelerine süreceğim.Bunu yüzümün yüksek bölgelerine süreceğim.
Ama bazı bölgelerde katlanamadılar.But in some regions they didn't endure it.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.So that is why I started working in disaster areas.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.On one of the last dive series, we counted 200 species in these areas -- 198 were new, new species.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.We can now go to the Arctic.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.In fact, when I travel to the developing world, Coke feels ubiquitous.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.And in Africa, the remote places, it's hard to find a good road.
Ve tamamen belirli bölgelerde bir bütün olarak yoğunlukları çok artırılarak yapılabilir.And that can be done by raising the density in very specific spots a whole lot.
Aynı zamanda hücrenin diğer bölgelerine yüzebilirler.Այն կարող է պտտվել բջջի այլ մասեր
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Before the states joined together, they used to stake out their territory.
Bölgeleri değişme vakti.It's time to change places.
Meryem oldukça büyük, ve bazı bölgeleri de oldukça büyük.Her head is really tiny.
Dünyanın çok iyi derecede bağlanmış olan bölgeleri var.There are parts of the world that are very, very well connected.
Kutup bölgeleri var.It has polar caps.
Konut, endüstri ve ticari bölgelerini birbirine bağlayan demiryolu hatları vardı.You had rail networks that connected residential, industrial, commercial areas.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.So for the past few years, the coastal areas, they found themselves in a shortage of labor.
Kentleşmiş bölgelerde askeri operasyonlar deneniyor.It's a Military Operations on Urbanized Terrain site.
Kuzey yarımkürede yer alan buzul bölgelerinin çoğunda çalışıyoruz.We're working in most of the major glaciated regions of the northern hemisphere.
Alpin bölgelerde bu değişimler hız kazanıyor.These changes in the alpine world are accelerating.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.It hurts America's ability to influence what was going on in other parts of the world.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.They are growing because they have high levels of skills.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Now in India, the big inequities are within the state, rather than between the states.
Burada gördüğünüz mavi bölgeler kırmızı blgelere oranla birkaç bin derece daha soğuklar.What you see here, the blue areas are about a thousandth of a degree cooler than the red areas.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.And there was some concern that in some parts of the country there might be voter suppression.
Virüsün yaygın olduğu bölgelerde bulaşım sorunu açıkça anlaşılıyor.And you can understand, obviously, the transmission problem between people in high-virus areas.
Beyinde aynı bölgeleri aktıve ediyor.It activates the same areas in the brain.
Bu yüzden, Arkansas gibi bölgeleri düşünürsek anlayacaksınız.So, when we think about parts of the country like Arkansas, you know.
Gördüğünüz gibi bu soruda değişik bölgelerde büyük farklılıklar söz konusu.So you see big differences in different parts of the country on this question.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Other parts of the world have been hit by storms in even more devastating ways.
Bir doğru parçası sınırlı bölgelere hareket eder. .It only has a length here so you can only move along the line
Çin, Brezilya, İspanya'nın diğer bölgeleri Gelip Bilbao etkisini yaratmam için.China, Brazil, other parts of Spain -- to come in and do the Bilbao effect.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırAnd in the smoldering interior, there are giants
Yani bazı bölgelerde nüfus azalıyordu. -So you had this whole situation where the population was actually decreasing.
Yoksul bölgelerde ölüm oranlarının çok daha yüksek olduğuna dair yaygın bir kanı mevcut.So there is a strong belief that in places of poverty the death toll was far higher.
Yani, benim farklı bölgelerime dokunulduğunda çoğu uyarılıyor.So, most of them will fire when I'm touched in different locations.
Değişik bölgelerim için farklı nöronlar.Different neurons for different locations.
Ve internet dünyanın her bir köşesine ulaştı, en fakir, en uzak bölgelerine bile.And the Internet has reached every corner of the world, the poorest, the remotest places.
Yapmayı sevdiğim şeylerden birisi dünyanın çevresine dolaşıp arkeolojik bölgeleri gezmek.So, one of the things that I love to do is travel around the world and look at archaeological sites.
Kuzey bölgelerinden sanat eserlerinde de aynı şeyi görürüz.You often see this in northern painting.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Some of us with lightly pigmented skin live in high-UV areas.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Some of us with darkly pigmented skin live in low-UV areas.
‹‹Alınacak topraklar şunlardır: Bütün Filist ve Geşur bölgeleri;"This is the land that still remains: all the regions of the Philistines, and all the Geshurites;
Makaz, Şaalvim, Beytşemeş ve Elon-Beythanan bölgelerinde Ben-Deker;Ben Deker, in Makaz, and in Shaalbim, and Beth Shemesh, and Elon Beth Hanan;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana the son of Hushai, in Asher and Bealoth;
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.They began to beg him to depart from their region.
İsayla ilgili bu haber bütün Yahudiyeye ve çevre bölgelere yayıldı.This report went out concerning him in the whole of Judea, and in all the surrounding region.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.He went through Syria and Cilicia, strengthening the assemblies.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Then I came to the regions of Syria and Cilicia.
Altı üstüne getirilen kentleri (Lut kavminin oturduğu bölgeleri) devirip yıktı.And He overthrew the Cities of the Plain,
Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar.They carry your burdens to lands so distant you could not have reached without much hardship.
Gizledikleri alımlı bölgelerini sergilemek/bildirmek için ayaklarını yere vurmasınlar.They should not walk stamping their feet lest they make known what they hide of their Ornaments.
Güney Fransa BölgeleriFrench Southern Territories
En iyi bölgeleri göstermek için bu seçeneği etkinleştirin.Enable this option to add suppression and preservation masks.
İlgili Sayfalar