O, hükümetin bölük pörçük çözümünün işe yaramayacağını söyledi.He said that the piecemeal solution of the government will not work.
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.In most cases, they stay out of fights between First Squad and the animals.
2006'da Afganistan'da yaklaşık 33,000 bölük vardı.In 2006, there were about 33,000 troops in Afghanistan.
Sınıf II: Bölük için. (iptal edildi.)Class II: For companies (cancelled).
Saldırgan kişi bölük kumandanı tarafından derhal cezalandırıldı.The assailant was immediately punished by the commander of the military base.
17 yaşında Kızıl Ordu'ya katıldı, 1945'te Berlin'e ilk ulaşan bölükte yer aldı.At age 17 he joined the Red Army and in 1945, he was among the first troops to reach Berlin.
Bu dönemde gitarist Barış Bölükbaşı gruptan temelli ayrılmak istediğini beyan etmiştir.That night, he decides to abandon Spider-Man forever.
Bölüklerden her biri muayyen kışlaklara sahip bulunmakta idi.In each pair the segments are of equal length.
28.Bölük Hurtgen Ormanında bir saldırıya katılmayı beklemektedir.The 28th Infantry Division was scheduled to begin an attack in the Hurtgen Forest.
Bunlara “Bölük” denilmiş.These are called "companies".
Bu tutunamadı ve bölük Uijeongbu'ya itildi.This couldn't hold, and the division was pushed backed to Uijeongbu.
'Saf' terimi 'bölük' olarak değiştirildi.The corporate name was amended to 'PT.
Sağ ulufeciler 120 bölükten oluşurdu.The pews were capable of holding 120 persons.
Bu alaylar, dört bölükten az, altı bölükten fazla olmayacaktır.This leaves something less than that for the 4 forces elsewhere.
Yakın zamanda bölük komutanı olarak terfi etti.He gradually advanced to Captain.
Kisuke Urahara, Gotei 13'ün 12inci Bölük'ünün eski bir kaptanıdır.Sha Jie is the 13th KO fighter.
Pike daha sonra Anne Michaels'in romanından uyarlama Bölük Pörçük Yaşamlar'da yer aldı.Pike then starred in the film adaptation of Anne Michaels's novel Fugitive Pieces.
Aşiret kendi arasında farklı bölüklere ve ailelere bölünmüştür.It is divided into divisions and regions.
Pink'in bölüğü ve bir başka bölük tüm günlerini tel örgülerin dışında geçirdi.Pink's squad and another squad spent their entire day outside the wire.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.And I saw my battalion commander, because I had let him down.
Diger boluk geliyor.The next round comes in.
Bölük, son saygı duruşu.Troop, pay your last honor.
Yola koyulduklarında İsrailli bölüklerin yürüyüş düzeni böyleydi.Thus were the travels of the children of Israel according to their armies; and they went forward.
Bölükler halinde Yahuda'dan gelen bazı Levililer de Benyamin'e yerleşti.Of the Levites, certain divisions in Judah settled in Benjamin's territory.
Çekirgelerin kralı yoktur, Ama bölük bölük ilerlerler.The locusts have no king, yet they advance in ranks.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.They sat down in ranks, by hundreds and by fifties.
Korah ve Merari soyundan gelen kapı nöbetçilerinin bölükleri bunlardı.These are the divisions of the porters among the sons of Kore, and among the sons of Merari.
Onlar ki Kur'an'ı bölük bölük ettiler.And severed their Scripture into fragments.
Baktı ki onlar, birbiriyle çekişen iki bölük olmuşlar.But they were divided into two groups disputing with one another.
O gün (insanlar) bölük bölük ayrılırlar (bir bölük cennete, öbür bölük ateşe gider).Men will be segregated on that day.
O gün Sur'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.The day the trumpet blast is sounded you will come in hordes;
Sağ yandan ve sol yandan bölükler halinde.In crowds, right and left?
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar.That day people will proceed separately to be shown their deeds.
Ey İnananlar! İhtiyatlı davranın, bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.O believers, take precautions, and advance in detachments, or go all together in a body.
Ama insanlar, din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar, hepsi Bize döneceklerdir.But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.The day the trumpet blast is sounded you will come in hordes;
O gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler.That day people will proceed separately to be shown their deeds.
Ey inananlar, ihtiyata ait gereken tedbirleri alın da bölükbölük, yahut hep birden ilerleyin.O believers, take precautions, and advance in detachments, or go all together in a body.
Nitekim bölükbölük olanlara da indirmiştik.Like (those) We had sent to those schismatics who slandered their Books
Aralarından bölükler ayrıldı, ayrılığaaykırılığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
O gün, çekinenleri bölükbölük, rahmanın huzurunda haşrederiz.The day We shall usher the righteous before Ar-Rahman like envoys into the presence of a king,
Bir ordudur onlar ki bölükbölük toplanmış ve buracıkta bozguna uğrayacaklar.They will be one more army vanquished among the many routed hordes.
Artık üç bölük olursunuz siz.You will become three categories:
Sağdan ve soldan parçaparça ve bölükbölük.In crowds, right and left?
O gün Sur üfürülür de gelirsiniz bölükbölük.The day the trumpet blast is sounded you will come in hordes;
Ve onlara, çeşitli yerlerden bölükbölük, birbiri ardınca kuşlar göndermedi mi?And sent hordes of chargers flying against them,
Ve insanların, bölükbölük, Allah dinine girdiğini gördün mü.And you see men enter God's discipline horde on horde,
Yedi kapısı vardır onun. Her kapıya onlardan bir bölük ayrılmıştır.Which has several gates, and each gate is marked for every section of them."
Onlar ki Kur'an'ı parça parça/bölük bölük/falcılık aracı yaptılar.And severed their Scripture into fragments.
O gün herkes bölük bölük ayrılacaktır.Men will be segregated on that day.
Sûra üfürüldüğü gün, bölükler halinde geleceksiniz.The day the trumpet blast is sounded you will come in hordes;
Ey iman edenler! Tedbirinizi alın; bölük bölük savaşa çıkın, yahut (gerektiğinde) topyekün savaşın.O believers, take precautions, and advance in detachments, or go all together in a body.
"Esasen bunlar, sayıları az, bölük pörçük bir cemaattır."(Proclaiming): "Surely they are a small band (of fugitives).
O gün (insanlar) bölük bölük ayrılacaklardır.Men will be segregated on that day.
Bölük bölük sağından ve solundan(gelip etrafını sarıyorlar)In crowds, right and left?
Sur'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.The day the trumpet blast is sounded you will come in hordes;
Ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit,And you see men enter God's discipline horde on horde,
Ama insanlar din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar ama, hepsi bize döneceklerdir.But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.
"Esasen bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir cemaattır."(Proclaiming): "Surely they are a small band (of fugitives).
Sağdan ve soldan bölük bölük.In crowds, right and left?