bögü ile cümle
bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Bir bardak suda boğuluyorsunuz.You're drowning in a glass of water.
Linda o kadar hayal kırıklığına uğradı ki gözyaşlarına boğuldu.Linda was so disappointed that she burst into tears.
Öğrenciler kahkahalara boğuldu.The students burst out laughing.
O hâlâ dini inançlarla boğuşuyor.He is still grappling with religious beliefs.
Tom boğuluyor.Tom is drowning!
Boğa böğürüyor.The bull is mooing.
Ben bir inek gibi böğürüyorum.I am mooing like a cow.
Ben bir inek gibi böğüremem. Ben bir kısrağım!I cannot moo like a cow. I'm a mare!
Çabuk ol! Biz boğuluyoruz!Hurry up! We are drowning!
O haberi duyduğunda gözyaşlarına boğuldu.She was moved to tears when she heard the news.
O, haberi duyduğunda gözyaşlarına boğuldu.He was moved to tears when he heard the news.
O, gözyaşlarına boğuldu.He was brought to tears.
Sen boğulabilirdin.You could have drowned.
O neredeyse nehirde boğuluyordu.He almost drowned in the river.
Tom boğuldu.Tom drowned.
Kurbanların çoğu ya yanarak ya da boğularak öldü.Many of the victims either burnt to death or suffocated.
Ben boğuluyorum.I'm drowning.
Beni boğuyorsun.You're choking me.
Tom Mary'nin gözyaşlarına boğulmak üzere olduğunu görebiliyordu.Tom could see that Mary was about to burst into tears.
Tom boğuldu mu?Did Tom drown?
Tom neredeyse boğuldu.Tom almost choked.
Tom boğulmuyor.Tom isn't drowning.
Tom boğuluyordu.Tom was drowning.
Tom boğularak öldürüldü.Tom was strangled.
Tom boğulmuyordu.Tom wasn't drowning.
Neredeyse boğuluyorduk.We almost drowned.
Birçok hayvan selde boğuldu.Many animals were drowned in the flood.
Tom boğuluyor gibi görünüyor.Tom seems to be drowning.
O, fıkrayı duyunca kahkahaya boğuldu.When he heard the joke, he burst into laughter.
Bilgi içinde boğulduk ama bilgiye susadık.We drown in information but thirst for knowledge.
O hıçkırıklara boğuldu.She burst into sobs.
Az önce kedini boğulmaktan kurtardım.I just saved your cat from drowning.
Suda boğulmayla ilgili bu rüyayı görüp duruyorum.I keep having this dream about drowning.
Boğulma hakkında hâlâ aynı rüyayı görüyorum.I'm still having the same dream about drowning.
Tom boğuluyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be drowning.
Bir sarhoş yüzmeye gitti ve neredeyse boğuluyordu.A drunk went swimming and nearly drowned.
İtmeyin. Boğuluyorum.Don't push. I'm suffocating.
Boğulmaktan korkuyorum.I'm afraid of drowning.
Boğulmaktan korkarım.I'm afraid of drowning.
O bir taş ocağında boğuldu.He drowned in a quarry.
Tom her an göz yaşlarına boğulmak üzereymiş gibi görünüyordu.Tom seemed like he was about to burst into tears any minute.
Tom gözyaşlarına boğulmak üzereydi.Tom was about to burst out crying.
Biz Tom'un boğularak öldürüldüğünü biliyoruz.We know that Tom was strangled.
Tom ve Mary her ikisi de boğuldu.Tom and Mary both drowned.
Ben Fransızca gramer ile boğuşuyorum.I'm struggling with French grammar.
Ben okyanusta boğuldum.I drowned in the ocean.
O, okyanusta boğuldu.He drowned in the ocean.
Okyanusta boğuldu.She drowned in the ocean.
Biz okyanusta boğulduk.We drowned in the ocean.
Mary okyanusta boğuldu.Mary drowned in the ocean.
Onlar okyanusta boğuldular.They drowned in the ocean.
Neden böğürtlenli kek yapmıyoruz?Why don't we make a blackberry cake?
Son kez yüzmeyi denediğimde neredeyse boğuluyordum.The last time I tried swimming, I almost drowned.
Tom boğularak ölüyor.Tom is choking to death.
Tom duygularını kontrol edemedi ve göz yaşlarına boğuldu.Tom was unable to control his emotions and burst into tears.
Tom "Onu ben yapmadım" dedi, gözyaşlarına boğuldu."I didn't do it!" said Tom, bursting into tears.
Tom boğulmaya başladı.Tom started to choke.
Tom gözyaşlarına boğuldu ve üst kata koştu.Tom burst into tears and ran upstairs.
Tom her zaman gözyaşlarına boğulmak üzereymiş gibi görünüyor.Tom looked as if he was about to burst out crying at any time.
Tom yemek için biraz böğürtlen topladı.Tom picked some blackberries to eat.