bögü ile cümle
bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bondage boğuk ve yüksek sesle konuşmak değil;Връзване е дрезгав и не може да говори на глас;
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.Do té doby, izolace, který náhle padl na jeho sestra po náhlé přerušení pryč odůvodnění přemohly ji.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.Do tej doby, izolácie, ktorý náhle padol na jeho sestra po náhle prerušenie preč odôvodnenie premohli ju.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.그 동안에, 어떤 격리 갑자기 후에 그의 여동생에 무너졌다 연주회의 갑작스런 파괴에서 그녀를 압도했다.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.W międzyczasie, izolacji, która nagle spadła na jego siostrę nagłe zerwanie motyw był przytłoczony jej.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.В то же время, изоляция, внезапно напал на его сестру после внезапной отрыв концерт был переполняли ее.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.У той же час, ізоляція, раптово напав на його сестру після раптової відрив концерт був переповнювали її.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.בינתיים, את הבידוד שבו נפל פתאום אחרי על אחותו שבירה פתאומית של רסיטל את הציף אותה.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.في هذه الأثناء ، كانت العزلة التي سقطت فجأة على شقيقته بعد وقد كسر مفاجئ الخروج من الحيثية طغت عليها.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.リサイタルの突然の破壊からは彼女を圧倒していた。 彼女はしばらくの間彼女の足を引きずるの手の中にバイオリンと弓に開催され、持っていた
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.이 숨막히는 and 붕대 머리는, 그래서 그녀가 예상했던 달리 것을 A를 순간 그녀는 딱딱한되었습니다.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Detta dämpade och bandage om huvudet var så olik vad hon hade väntat, att för en ögonblicket var hon stel.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Dieser dumpf und verbundenem Kopf war so anders als sie erwartet hatte, dass für eine Moment war sie starr.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Ez a tompa and bekötött feje annyira ellentétben ő várt, hogy egy pillanat volt merev.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Ini kepala teredam dan diperban begitu tidak seperti apa yang telah diantisipasi, bahwa untuk Saat dia kaku.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Questa testa ovattata e bendata era così diverso da ciò che aveva previsto, che per un momento era rigida.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Tämä muffled and bandaged pää oli niin toisin kuin hän oli ennakoinut, että jotta hetkellä hän oli jäykkä.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Tento tlmený a zaviazanú hlavou sa tak na rozdiel od toho, čo čakala, že pre chvíľu bola tuhá.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Tento tlumený a zavázanou hlavou se tak na rozdíl od toho, co čekala, že pro chvíli byla tuhá.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Този приглушен и превързана глава е така за разлика от това, което тя е очаквал, че за момента тя е твърда.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.هذا الرأس مكتوما وضمادات وكان ذلك على عكس ما كان متوقعا ، ذلك ل كانت لحظة جامدة.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.瞬間、彼女は硬直した。 彼女は今見たように彼はで、ナプキンを削除し、それを保持している残ったしませんでした
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Guardate poi il manichino dietro: sembra stia soffocando prima ancora dello schianto.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Kijk dan naar het kind achteraan, het lijkt alsof hij stikt nog voor de crash gebeurt.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.충돌이 일어나기도 전에 괴로워 하는 것 같습니다.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Om man sedan tittar på ungen där bak, ser det ut som att han stryps innan olyckan ens inträffat.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Şi acum uitaţi-vă la puştiul din spate, parcă deja se sufocă înainte ca accidentul să aibă loc.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Und jetzt das Kind hinten, es sieht aus, als würde es sich schon vorm Unfall die Luft abschnüren.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Wygląda jakby miało się udusić jeszcze przed wypadkiem.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Кажется, что он уже задыхается ещё до того, как произошло столкновение.
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.הוא נראה כאילו הוא כבר נחנק עוד לפני שהתאונה .התרחשה
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.يبدو انه يختنق بالفعل قبل حدوث الحادث
Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.衝突が起きたとき 後部座席の子供が
Bunun gibi bir tane daha yapayım. Miyelin kılıfının arasındaki boşluklara da Ranvier boğumu adı veriliyor.이와 비슷하게 한 번 더 그려볼게요.
Bunun gibi bir tane daha yapayım. Miyelin kılıfının arasındaki boşluklara da Ranvier boğumu adı veriliyor.Я нарисую еще одну клетку Шванна, вот так.
Bu püskül nazik geri yeniden cezbetmek için! Bondage boğuk ve yüksek sesle konuşmak değil;다시 술 - 부드러운 다시 유혹하기! 속박은 쉰이며 드러내면되지 않을 수도 있습니다;
Bu püskül nazik geri yeniden cezbetmek için! Bondage boğuk ve yüksek sesle konuşmak değil;هذا مرة أخرى لجذب شرابة ، لطيف مرة أخرى! عبودية غير أجش ، وربما لا يتكلمون بصوت عال ؛
Bu püskül nazik geri yeniden cezbetmek için! Bondage boğuk ve yüksek sesle konuşmak değil;他に私はエコーがどこにある洞窟を引き裂く、そして私よりも彼女の軽やかな舌がよりかすれてしまいます
Burada suyun içine daldiriliyor ve boguluyorlar..היכן שהם שוקעים וטובעים
Burada suyun içine daldırılıyor ve boğuluyorlar. KÜMES HAYVANLARIBAROMFI
Burada suyun içine daldırılıyor ve boğuluyorlar.היכן שהם שוקעים וטובעים.
Burada sadece marjinal maliyeti işaretlemedik. Marjinal faydayı da böğürtlen cinsinden işaretledik. .Nyní nezakreslujeme jen mezní náklady, zakreslujeme mezní náklady a mezní užitek v bobulích.
Burada sadece marjinal maliyeti işaretlemedik. Marjinal faydayı da böğürtlen cinsinden işaretledik. .Сега не просто чертаем маргиналния разход, чертаем маргиналния разход и маргиналната печалба в боровинки.
Bu sayı, fazladan bir tavşanı yakalamak için vazgeçmek zorunda kaldığım böğürtlen sayısı ile eşit. .Ale to je přesně kolik bych se musel vzdát, abych získal králíka navíc.
Bu sayı, fazladan bir tavşanı yakalamak için vazgeçmek zorunda kaldığım böğürtlen sayısı ile eşit. .그것아 바로, 토끼를 한마리 더 얻기 위해 제가 지불해야만 하는 양이죠.
Bu sayı, fazladan bir tavşanı yakalamak için vazgeçmek zorunda kaldığım böğürtlen sayısı ile eşit. .Але від чого доведеться відмовитися, щоб отримати додаткового кролика.
Çaresizce beton üzerinde duruyorlar, pala ile kesiliyor, ve yavasça bogulmaya birakiliyorlar.,חסרי ישע על רצפת בטון .הם נפתחים בעזרת סכין ...ונשארים להחנק לאט לאט
Çaresizce beton üzerinde duruyorlar, pala ile kesiliyor, ve yavaşça boğulmaya bırakılıyorlar.חסרי ישע על רצפת בטון, הם נפתחים בעזרת סכין. ונשארים להחנק לאט לאט...
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur. Bozulmuştur.Кожен звук, який дитина чує некоректно, є приглушеним, гіршим.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Cada som que a criança ouve está abafado.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Cada sonido que el niño escucha sin corrección está silenciado.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Chaque son que l'enfant reçoit est assourdi.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Elk geluid dat het kind ongecorrigeerd hoort, is gedempt.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Fiecare sunet pe care copilul îl aude necorectat este înăbușit.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Jedes unkorrigierte Geräusch, das das Kind hört, ist gedämpft.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Każdy dźwięk słyszany przez dziecko jest zduszony i zniekształcony.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.교정받지 않은 아이가 듣는 모든 소리는 뭉개지고
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Ogni suono che il bambino sente è smorzato.
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Tiếng động chưa điều chỉnh đứa bé nghe bị bít,
Çocuğun duyduğu düzeltilmemiş her ses boğuktur.Всеки звук, който детето чува некоригиран, е приглушен.