bögü ile cümle

bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."afogar" , porque um pirata depressivo pode se afogar.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."annegare", perchè un pirata depresso potrebbe decidere di annegarsi
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Damian dice 'Ahogarse' porque un pirata deprimido podría ahogarse él mismo.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Damian dit 'noyé' car un pirate dépressif pourrait se noyer.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Damian siger: "drukne"... ... for en deprimeret pirat kunne godt drukne sig selv.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."drunkna", eftersom en deprimerad pirat skulle dränka sig.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."hukkua", koska masentunut merirosvo saattaa hukuttaa itsensä.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Omdat een depressieve piraat zichzelf zou kunnen verdrinken
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."tenggelam", karena seorang bajak laut yang depresi kemungkinan akan menenggelamkan dirinya.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."tonąć", ponieważ pirat z depresją mógłby się utopić.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."утопиться", потому что пират в депрессии мог бы утопить себя.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.ティムは「ロックコンサートのスタッフ」と言いました、だってロックコンサートのスタッフってみな海賊みたいでしょ
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.A fulladás epe, és a tartósító édes .-- Isten veled, Coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.A vesícula asfixia, e um doce preservar .-- Adeus, meu coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Een verstikking gal, en een behoud van zoete .-- Vaarwel, mijn Coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Ein Würgen Galle und eine konservierende süßen .-- Lebe wohl, mein coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.En kvælning galde, og en konserverende sød .-- Farvel, min coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.En kvävning galla, och en konserverande söt .-- Farväl, min coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.질식 담즙, 그리고 보존 달콤한 .-- 잘가게, 내 사촌.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Một mật nghẹt thở, và ngọt ngào bảo quản .-- Farewell, coz tôi.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Sebuah empedu tersedak, dan melestarikan manis .-- Perpisahan, coz saya.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Tukehtuminen Gall, ja säilyttää makea .-- Hyvästi, minun coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Udusenie Gall a zachovanie sladké .-- Zbohom, môj co.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Udušení Gall a zachování sladké .-- Sbohem, můj coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Una vesícula asfixia, y la preservación de un dulce .-- Adiós, mi coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Un biliară sufocare, şi o dulce conservarea .-- Adio, văr mea.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Une galle étouffement, et une douce préservant .-- Adieu, mon coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Un fiele soffocamento, e conservare un dolce .-- Addio, mia coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Zadławienia żółciowego oraz utrzymanie słodkie .-- Żegnaj, mój coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Zadušitve gall, in ohranjanje sladko .-- Zbogom, moja coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Μια πνιγμού χολή, και μια γλυκιά διατήρηση .-- Αντίο, coz μου.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.От задавяне жлъчката, и запазване на сладки .-- Сбогом, моя Coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Удушья яд и сохранения сладкого .-- Прощай, моя сог.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.חוצפה חנק, וכן שמירה מתוק .-- שלום, coz שלי.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.إن المرارة الاختناق ، والحفاظ على.-- الحلو وداعا ، كوز بلدي.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.[ゴーイング。]
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezAnnegamenti e morti d'asma non ricevono molta attenzione.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezChết đuối và hen suyễn không được đưa tin nhiều.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezDød ved drukning og astma får ikke meget dækning.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezErtrunkene und Asthma-Tote bekommen nicht so viel Aufmerksamkeit.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezFulladások és asztmák nem kapnak nagy hírverést.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezÎnecurile şi astmul nu au asemenea audienţă.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmez익사하거나 천식으로 죽은 사람들은 뉴스에 잘 안나오고
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezLas muertes por ahogo y asma no reciben mucha atención mediática.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezLes noyades et l'asthme ne sont pas très représentés aux infos.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezUtonutí a astma se do zpráv moc nedostanou.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezUtopenie a astma sa do správ často nedostanú.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezVerdrinkingsdood of sterfte aan astma komen niet vaak in het nieuws.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezΟι θάνατοι από πνιγμό και άσθμα δεν καλύπτονται αρκετά.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezСмърт от удавяне или астма не влиза в новините.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezУтонувшие и умершие от астмы почти не получают освещения в СМИ.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezטביעה ואסטמה לא מקבלות כיסוי שכזה בעיתונות.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezوفيات الغرق والربو لا تأخذ الكثير من التغطية.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmezすぐに思い起こせない その結果
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.De stryps, de andas in uppkastningar, de kvävs, de får hjärtattack.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Duszą się, krztuszą się swoimi wymiotami, mają ataki serca.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Finiscono strangolati, aspirano il loro vomito, soffocano, hanno un infarto.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Họ siết cổ, họ nôn mửa, họ nghẹt thở, họ đau tim.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ils s'étranglent, ils aspirent leur vomi, ils suffoquent, ils ont une crise cardiaque.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.목이 졸리기도 하고, 자신의 토사물이 기도로 넘어가기도 하며 질식하기도하고, 심장 마비를 겪기도 하지요.

İlgili Sayfalar