bögü ile cümle

bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!"Se bom kaznovan za to zdaj, mislim, tako, da se utopil v lastnem solze!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!"Tôi sẽ bị trừng phạt cho nó bây giờ, tôi giả sử, bị chết đuối trong nước mắt riêng của tôi!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!'Voy a ser castigados por ello, supongo, por ser ahogado en mis propias lágrimas!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!"Θα τιμωρηθούν για το τώρα, υποθέτω, με το να πνιγεί στο δικό δάκρυα μου!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!"Аз се наказва за това сега, предполагам, като се удавят в собствените си сълзи!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!"Я должна быть наказана за это теперь, я полагаю, будучи утонули в моих собственных слезах!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!"Я повинна бути покарана за це тепер, я вважаю, будучи потонули в моїх власних сльозах!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!לה דרך החוצה. "אני אהיה נענש על זה עכשיו, אני מניח, על ידי כך טבע הדמעות שלי!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!لها مخرجا. بتعبير "يعاقب لأنه أنا الآن ، على ما أظن ، قبل غرق في البكاء بلدي!
'Ben, sanırım, şimdi bunun için ceza olacaktır benim kendi gözyaşlarına boğuldu!私自身の涙で溺死しているから! これは確かに、奇妙なものとなるでしょう。しかし、すべてが対日奇妙です。'
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.여기서 우리가 다섯 마리째 토끼를 가지려면 딸기 100개를 포기해야 하는 거죠.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.A museli bychom se vzdát 100 bobulí, abychom získali pátého králíka.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.lecz aby to zrobić, musielibyśmy wyrzec się 100 jagód. Aby dostać piątego królika.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.Тогава трябва да се откажем от 100 боровинки, за да имаме този заек.
Bilim insanları ıstakozların boğulduğunu düşünüyordu!A tudósok szerint a homárok egyszerűen megfulladtak!
Bilim insanları ıstakozların boğulduğunu düşünüyordu!Gli scienziati ritengono che le aragoste stessero soffocando!
Bilim insanları ıstakozların boğulduğunu düşünüyordu!Les scientifiques pensent que les langoustines étaient en train d'étouffer!
Bilim insanları ıstakozların boğulduğunu düşünüyordu!Los científicos creen que las cigalas se habían asfixiado.
Bilim insanları ıstakozların boğulduğunu düşünüyordu!Naukowcy uznali, że homarce po prostu się duszą!
Bilim insanları ıstakozların boğulduğunu düşünüyordu!Tiedemiesten mukaan hummerit olivat tukehtumaisillaan.
Bilim insanları ıstakozların boğulduğunu düşünüyordu!Този срив е оказал огромен финансов натиск върху местната общност.
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."De találkoztam egy másik mondással is, ez pedig: "húzzuk ki a fuldokló halat"
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Er was er nog een die ik tegen kwam, en die is "red een vis die verdrinkt."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Och så var det en annan jag råkade på, och det är "rädda fiskar från att drunkna".
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Tässä on toinen, johon törmäsin: "kalan pelastaminen hukkumiselta."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Voici un autre proverbe que j'ai trouvé, et c'est "sauver les poissons de la noyade."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Така че ето още една, с която се сблъсках, и тя е "спасяването на риба от удавяне."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Cứu một người đang bị đắm chìm, bạn có trách nhiệm với anh ta cho cuộc sống"
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Cứu một người đang đắm chìm, bạn sẽ mang trách nhiệm suốt đời cho người đó"
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Dacă salvezi un om de la moarte, eşti responsabil pentru el întreaga viaţă."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."Det var en varning:
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Ha megmentesz egy fuldoklót, életed végéig felelős vagy érte."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""물예 빠진사람들 구해라, 그사람의 생명은 당신의 책임이다."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""물에 빠진 사람을 건져줘라—네가 그의 삶에 책임이 있다."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Pelasta mies hukkumiselta, ja olet vastuussa hänelle koko elämäsi."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Pelasta mies hukkumiselta, ja olet vastuussa hänestä koko elämäsi."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Red een man van de verdrinkingsdood en je bent altijd verantwoordelijk voor hem."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Red een man van het verdrinken, en je bent altijd verantwoordelijk voor hem."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Rette einen Menschen vor dem Ertrinken, und du bist ein Leben lang für ihn verantwortlich."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Rette einen Menschen vor dem Ertrinken, und Du bist ein Leben lang für ihn verantwortlich."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""salva a un hombre de ahogarse, y serás responsable de él de por vida".
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Salva um homem de se afogar e ficas responsável por ele toda a vida."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Sauve un homme de la noyade, tu es responsable envers lui pour toujours."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Sauvez un homme de la noyade, et vous êtes responsable envers lui pour toujours."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Selamatkan seseorang dari tenggelam, maka anda bertanggung jawab terhadapnya seumur hidupnya."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Uratuj człowieka przed utonięciem i jesteś za niego odpowiedzialny przez całe życie."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."" Αν σώσεις έναν άνθρωπο από πνιγμό, είσαι υπέυθυνος απέναντι του για μια ζωή "
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Врятувати потопаючого означає бути відповідальним за його життя".
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Когато спасите човек от удавяне, поемате отговорност за цял живот."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Спасти тонущего человека - значит быть в ответе за его жизнь"
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Спасти утопающего, значит быть ответственым за его жизнь."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""המציל אדם מטביעה, אחראי לו לכל החיים."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."أنقذ إنسان من الغرق ، أنت مسئول عن حياته."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."" أنقذ إنسان من الغرق ، انك مسئول عن حياته ."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."これは、非常に有名な中国のことわざです。
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."そして、これは警告であると・・・他人の用事に巻き込まれるな。
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.하루는 7살짜리 아이가 핫도그를 먹다가 질식했다는 연락을 받았습니다.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Eines Tages drohte ein Siebenjähriger, an einem Hot Dog zu ersticken.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Într-o zi am primit un apel pentru un băiat de 7 ani care se îneca cu un hot-dog.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Jednoho dne jsme obdrželi telefonát o sedmiletém chlapci, který se dusil hot dogem.

İlgili Sayfalar