Böcekler olmasaydı, çiçekli bitkiler olmazdı.Utan insekter skulle det inte finnas blommande växter.
Böcekler olmasaydı, çiçekli bitkiler olmazdı.Zonder insecten zouden er geen bloemdragende planten zijn.
Böcekler olmasaydı, çiçekli bitkiler olmazdı.Если бы не было насекомых, то не было бы цветковых растений.
Böcekler olmasaydı, çiçekli bitkiler olmazdı.ללא חרקים, לא יהיו צמחים בעלי פרחים.
Böcekler olmasaydı, çiçekli bitkiler olmazdı.فمن دون الحشرات، لن تزهر النباتات.
Böcekler olmasaydı, çiçekli bitkiler olmazdı.被子植物が存在しなければ 賢いサルたちが
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.A rovarok és más fajok elviszik a virágport egyenesen oda, ahová kell.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Côn trùng và những loài khác có thể mang hạt phấn, chuyển chúng trực tiếp đến nơi cần thiết.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Die Insekten und andere Arten können die Pollen direkt an ihren Bestimmungsort bringen.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Gli insetti e altre specie possono prendere il polline e trasferirlo ovunque ce ne sia bisogno.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Hmyz a ostatné druhy živočíchov môžu vziať peľ a preniesť ho presne tam, kde je treba.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Hmyz a ostatní živočišné druhy mohou vzít pyl a přenést ho přesně tam, kde je potřeba.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Insectele şi alte specii pot lua polenul, să-l transfere direct unde e necesar.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Insekterne og andre arter kan tage pollenet og føre det direkte til hvor det skal hen.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.벌레들은 그리고 다른 종들은 화분을 받아서
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Les insectes et d'autres espèces peuvent prendre le pollen, et le transférer directement à l'endroit voulu.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Los insectos y otras especies pueden tomar el polen y transportarlo directamente a donde haga falta.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Os insectos e outras espécies podem levar o pólen, e transferi-lo directamente para onde é necessário.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Owady i inne gatunki mogą zbierać pyłek, i przenieść go dokładnie tam, gdzie jest potrzebny.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Τα έντομα και άλλα είδη παίρνουν τη γύρη, τη μεταφέρουν απευθείας εκεί που πρέπει.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Комахи та інші біологічні види переносять пилок саме туди, куди треба.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Насекомите и другите видове могат да вземат цветния прашец и да го пренесат директно където е необходимо.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.Насекомые и другие виды могут брать пыльцу и переносить её туда, где она нужна.
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.מפני שהאבקנים, לא צריך הרבה מהם. החרקים ומינים אחרים
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.ان الحشرات والمخلوقات الاخرى يمكنها ان تنقل حبة لقاح واحدة
Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir.他の生き物は 花粉を身につけ 直接目的地に運ぶことができます
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.A rovarok zöldet, kéket és ultraibolyát látnak, valamint az ultraibolya árnyalatait.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Côn trùng nhìn thấy màu xanh lục, xanh lam và cực tím, và chúng nhìn được nhiều dải màu cực tím.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Gli insetti vedono verde, blu e ultravioletto, e distinguono varie sfumature di ultravioletto.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Hmyz vidí zelenou, modrou a ultrafialovou, vidí různé odstíny ultrafialové.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Hmyz vidí zelenú, modrú a ultrafialovú, vidí rôzne odtiene ultrafialovej.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Insectele văd verde, albastru şi ultraviolet, şi văd nuanţe variate de ultraviolet.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Insecten zien groen, blauw en verschillende tinten ultraviolet.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Insekten sehen Grün, Blau und Ultraviolett und verschiedene Stufen von Ultraviolett.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.곤충은 녹색, 파란색 그리고 자외선을 보지요. 그리고 자외선이 맺는 그림자도 잘 봅니다.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Les insectes voient le vert, le bleu, et l'ultraviolet, et ils distinguent plusieurs nuances d'ultraviolets.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Os insectos vêem verde, azul e ultravioleta, e vêem vários tipos de ultravioleta.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Owady widzą w zieleni, błękicie i ultrafiolecie, i są w stanie zobaczyć jego różne odcienie.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Pero los insectos ven el verde, el azul y el ultravioleta, varios tonos de ultravioleta.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Serangga melihat warna hijau, biru, dan ultraviolet dan mereka melihat berbagai macam sinar ultraviolet
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Τα έντομα βλέπουν το πράσινο, το μπλε και υπεριώδη χρώματα και διάφορες αποχρώσεις τους.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.Комахи розрізняють зелений, блакитний і ультрафіолет, а також різні відтінки ультрафіолету.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.ורואים את הספקטרום הזה. חרקים רואים ירוק, כחול ואולטרה סגול, והם רואים גוונים שונים של אולטרה סגול.
Böcekler yeşil, mavi ve ultraviyoleyi görürler ve ultraviyolenin çeşitli tonlarını görürler.いろいろな色調の紫外線です 私たちには見えない何かを見ているのです
Böcekler yumurtalarını bıraktı, yumurtalar larva halini aldı.이 곤충들이 알을 낳고, 이 알은 유충이 되죠.
Böcekler yumurtalarını bıraktı, yumurtalar larva halini aldı.les insectes ont pondu des oeufs, les oeufs sont devenus des larves.
Böcekler yumurtalarını bıraktı, yumurtalar larva halini aldı.los insectos pusieron huevos, los huevos fueron larvas.
Böcekler yumurtalarını bıraktı, yumurtalar larva halini aldı.החרקים הטילו ביצים, הביצים הפכו לזחלים.
Böcekler yumurtalarını bıraktı, yumurtalar larva halini aldı.الحشرات وضعت بيوضا. البيوض أصبحت يرقات
Böcekler yumurtalarını bıraktı, yumurtalar larva halini aldı.鳥が来て 種を落とし
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Bọ hung ăn phân lạc đà, làm ruồi chết vì thiếu thức ăn, bệnh đau mắt hột giảm.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.De mestkevers aten de kamelenstront, en de vliegen stierven door een gebrek aan voedsel. Trachoom nam af.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Die Mistkäfer aßen den Kamelmist, die Fliegen starben an Hunger, und das Trachom wurde seltener.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Dyngbaggarna åt kameldyngan och flugorna dog i brist på mat och trakom minskade.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.쇠똥구리는 낙타똥을 먹습니다. 그럼 파리들은 먹이가 부족해서 죽습니다. 따라서, 트라코마도 감소했지요.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Kumbang kotoran memakan kotoran unta, lalat mati karena kekurangan makanan, dan trakoma menurun.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Tie požierali ťaví trus a muchy tak vymreli pre nedostatok potravy a výskyt ochorenia klesol.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Żuki zbierały odchody wielbłądów, muchy umierały z braku pożywienia, a jaglica ustała.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Бръмбарът яде камилска тор, мухите умират поради липсата на храна и Трахомата спадна.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Жуки съедали верблюжьи экскременты, и мухи гибли от нехватки питания и заболеваемость пошла на убыль.