böceği ile cümle
böceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.Và khi bàn tay tôi di chuyển, tôi có thể làm nổ mấy quả bóng hoặc có thể di chuyển những con bọ.
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.Καθώς μετακινώ το χέρι μου, μπορώ να σκάω τα μπαλόνια ή να μετακινώ το έντομο.
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.Движением руки я могу лопать шарики или двигать жучка.
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.Рухаючи рукою, я можу лопати кульки чи пересувати жука.
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.וכשאתם מזיזים את היד, אני יכול לפוצץ את הבלונים או שאני יכול להזיז את החרק.
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.وكلما حركت يدي فجرت البالونات أو أستطيع تحريك الحشرة.
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.當我移動我隻手 我可以戳穿氣球或者郁一條蟲
Elimi oynattığımda, balonları patlatabiliyorum ya da böceği oynatabiliyorum.虫を動かすこともできます マイクロソフトの 「キネクト」に似ていて
Hamam böceği mi?Τι εννοείς;
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Als du das Bein der Schabe angefasst hast, wie fühlte sich das an?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Când ai atins piciorul gândacului, cum s-a simţit?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Cuando tocaste la pata de la cucaracha, ¿qué sentiste?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Da du rørte kakkelarkens bens, hvordan var det?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Kiedy dotknąłeś nogi karalucha, co czułeś?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?바퀴벌레 다리를 만져보면 어떤 느낌이 들지?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Quando hai toccato la zampa della blatta, che sensazione dava?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Quand tu as touché la patte du cafard, qu'as-tu senti?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Toen je die kakkerlakpoot aanraakte, hoe voelde dat aan?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Когато пипна крака на хлебарката, какво усети?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Когда ты трогал лапку таракана, ты что-то почувствовал?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?כאשר נגעת ברגלו של התיקן, מה הייתה התחושה?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?عندما تلمس ساق الصرصور، بماذا شعرت ؟
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?なにか気付いたことある?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Als du das Bein der Schabe angefasst hast - können wir ihm ein Mikro geben?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Când ai atins piciorul gândacului - poţi să iei microfonul pentru el?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Cuando tocaste la pata de la cucaracha. ¿pueden ponerle el micróono?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Da du rørte ved kakkelarkens ben -- kan du give ham en mikrofon?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Kiedy dotknąłeś nogi karalucha... - Możecie mu podać mikrofon?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?우리가 바퀴벌레의 다리를 만지면 -- 마이크를 좀 갖다 주시겠어요?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Quando hai toccato la zampa della blatta -- possiamo dargli un microfono?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Quand tu as touché la patte du cafard -- on peut lui trouver un micro?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Toen je die kakkerlakpoot aanraakte - kan je hem even de microfoon geven?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Когато пипна крака на хлебарката... може ли да му дадете микрофона?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Когда ты трогал лапку таракана... Можно ему микрофон?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?כאשר נגעת ברגלו של התיקן -- אתה יכול להגיע אליו עם המיקרופון?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?عندما تلمس ساق الصرصور -- هل تستطيع أن تعطيه الميكرفون ؟
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?ゴキブリの足を触った時どんな感触だった?
Hamam böceğinin ne düşündüğünü siz nasıl bilebilirsiniz? Bu bir rivayet olabilir. - Evet!Χρειάζομαι χρόνο για να τα συγκεντρώνω... και χρήματα για να ταξιδεύω.
- Hamam böceği rivayeti. Aha.Γι αυτό κάνω και τον ταχυδρόμο.
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.Anche se ci danno sui nervi, non ucciderei mai un insetto perché:
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.Apesar de nos enervarem, eu nunca mataria um inseto, porque:
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.Auch wenn sie uns auf die Nerven gehen, ich würde niemals ein Insekt töten, denn:
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.Aunque ellos nos saquen de quicio yo jamás mataría un insecto.
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.파리가 아무리 사람을 귀찮게 해도 살아있는 곤충을 죽일 수는 없더라고요.
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.Mimo że działają nam na nerwy - nigdy nie zabiłbym owada, ponieważ:
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.Zelfs al werken ze op onze zenuwen, ik zou nooit een insect doodmaken want:
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.ולמרות שהם מעצבנים, אני לעולם לא אהרוג חרק
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.حتى وإن كانت مزعجة لنا٬ فأنا لن أقتل حشرة أبدا
Her ne kadar sinirimizi bozsalar da asla bir böceği öldürmem.わたしは 虫を殺しはしない "生き物は大きくても小さくても"
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Chúng ta không biết điều gì đang diễn ra, hãy để yên cho đầu óc côn trùng, đầu óc của bất kì con người nào.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Kita tidak tahu apa yang terjadi, biarkan serangga itu saja yang tahu, pemikiran umat manusia yang lain.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.여러분의 빨간색과는 다르게 보이고 있는지 모르죠. 이럴진데 하물며 곤충이 보는 것은 알 수가 없겠죠.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Não podemos saber o que se passa na mente de outro ser humano, quanto mais de um insecto.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nem tudhatjuk, mi történik, nemhogy egy rovar, de egy másik ember fejében.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nevieme, čo vidí človek, nieto ešte hmyz.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nevíme, co vidí člověk, natož hmyz.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nie wiemy, co dzieje się, powiedzmy w umyśle owada, ani w umyśle człowieka.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Non possiamo sapere cosa avviene nella mente, non solo di un insetto, ma anche di un altro essere umano.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.No podemos saber qué sucede en otra mente humana; mucho menos en la de un insecto.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nous ne savons pas comment ça se passe dans la tête d'un autre être humain, et encore moins d'un insecte.