böğüş ile cümle

böğüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.All'epoca stavo attraversando molti problemi personali.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Estaba pasando por un montón de problemas personales en ese momento.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Ich durchlebte viele persönliche Probleme.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Ik had verscheidene persoonlijke problemen op dat moment.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Jag gick igenom en hel del privata problem vid den tiden.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Je traversais beaucoup de problèmes personnels à l'époque.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.당시 저는 수 많은 개인적인 문제들을 겪었습니다.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Mă confruntam cu multe probleme personale în acea vreme.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Miałem wiele osobistych problemów.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Nessa altura, eu estava a passar por muitos problemas pessoais.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Prechádzal som mnohými osobnými problémami.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Saya mengalami banyak masalah pribadi waktu itu.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Sok személyes gondon mentem keresztül abban az időben.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Toho času jsem řešil hodně osobních problémů.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Tôi đã trải qua nhiều vấn đề cá nhân tại thời điểm đó.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Είχα πολλά προσωπικά προβλήματα.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Имах много лични проблеми по онова време.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.Я переживал много личных проблем в то время.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.עברתי הרבה בעיות אישיות באותו הזמן.
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.فقد كنت امر بالكثير من المشاكل الشخصية
O dönemde bir çok kişisel problemlerle boğuşuyordum.夫婦の仲がうまくいっておらず
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A hajó pedig immár a tenger közepén vala, a haboktól háborgattatva; mivelhogy a szél szembe fújt vala.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A loď už bola naprostred mori, zmietaná vlnami, pretože bol odporný vietor.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A łódź już w pośrodku morza będąc, miotana była od wałów; albowiem był wiatr przeciwny.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Båten var då redan många stadier från land och hårt ansatt av vågorna, ty vinden låg emot.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Bấy giờ, thuyền đã ra giữa biển rồi, vì gió ngược, nên bị sóng vỗ.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Bấy_giờ , thuyền đã ra giữa biển rồi , vì gió ngược , nên bị sóng vỗ .
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Entrementes, o barco já estava a muitos estádios da terra, açoitado pelas ondas; porque o vento era contrário.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.În timpul acesta, corabia era învăluită de valuri în mijlocul mării; căci vîntul era împotrivă.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.배가 이미 육지에서 수리나 떠나서 바람이 거슬리므로 물결을 인하여 고난을 당하더라
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barca intanto distava gia qualche miglio da terra ed era agitata dalle onde, a causa del vento contrario
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barca ya quedaba a gran distancia de la tierra, azotada por las olas, porque el viento era contrario
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barque, déjà au milieu de la mer, était battue par les flots; car le vent était contraire.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Ladja pa je plula že sredi morja, in valovi so jo premetavali, kajti veter je bil nasproten.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Lodí pak již byla uprostřed moře, zmítající se vlnami, nebo byl vítr odporný jim.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Men båten var alt midt ute på sjøen og arbeidet hårdt mot bølgene, for vinden var imot.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Men Skibet var allerede midt på Søen og led Nød af Bølgerne; thi Vinden var imod.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Mutta venhe oli jo monen vakomitan päässä maasta, aaltojen ahdistamana, sillä tuuli oli vastainen.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Und das Schiff war schon mitten auf dem Meer und litt Not von den Wellen; denn der Wind war ihnen zuwider.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Το δε πλοιον ητο ηδη εν τω μεσω της θαλασσης, βασανιζομενον υπο των κυματων διοτι ητο εναντιος ο ανεμος.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.А ладията бе вече всред езерото, блъскана от вълните, защото вятърът беше противен.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.А лодка была уже на средине моря, и ее било волнами, потому что ветер был противный.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Човен же був уже серед моря, і било його филями; бо вітер був противний.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.והאניה הלכה בתוך הים ותטרף מן הגלים כי הרוח לנגדה׃
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.واما السفينة فكانت قد صارت في وسط البحر معذبة من الامواج. لان الريح كانت مضادة.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.那 時 船 在 海 中 、 因 風 不 順 、 被 浪 搖 撼
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.那 時船 在 海中 、 因風 不 順 、 被 浪搖撼
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Al mover las piedras apareció esta araña cangrejo enfrentándose con un escarabajo.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Az egyik szikladarab alatt bogárral birkózó karolópókot találtunk.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Beim Umdrehen von Steinen fand wir diese Krabbenspinne, die einen Käfer packt.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Cautand sub stanci am gasit acest paianjen-crab luandu-se la tranta cu un gandac.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Kivien alta paljastui tämän rapuhämähäkin ja kovakuoriaisen painiottelu.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.바위를 들춰 보면 게거미들이 딱정벌레들과 싸우고 있는 것을 볼 수 있습니다.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Lật các hòn đá lên bạn sẽ thấy 1 con nhện cua đang ghì chặt một con bọ cánh cứng.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Odsuwając kamienie, znaleźliśmy pająka ukośnikowatego mocującego się z żukiem.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Onder de stenen vonden we deze krabspin in gevecht met een kever.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Při obracení kamenů jsme odhalili tohoto pavouka běžníka zápasícího s broukem.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Revirar pedras revelou esta aranha-caranguejo a lutar com um escaravelho.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Si on retourne les rochers on trouve cette araignée-crabe luttant avec ce scarabée.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Sollevando una pietra c'era questo ragno granchio alle prese con un coleottero.

İlgili Sayfalar