Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Do świętego przyszłyby bez wołania.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Ja, ohne dass sie je danach fragten, haben die jede Menge Freiwillige.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.아시다시피, 인도의 성자들은 여성 자원자를 구하기도 전에 많은 여성 자원자들이 앞다투어 몰려들거든요.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Như bạn biết đó, thậm chí không cần kêu gọi, họ vẫn sẽ có được rất nhiều tình nguyện viên nữ.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Nici măcar nu le cheamă, dar sunt multe care vin la ei.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Sapete, i Santi non hanno neanche bisogno di chiamarle, ne hanno un sacco intorno a loro.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Sin siquiera llamarlas, tienen muchas voluntarias.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Víte, ani se nemusí prosit, a mají spoustu dobrovolnic.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Vous voyez, sans même le demander, ils ont plein de volontaires.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Ze hoeven niet eens te roepen, en de vrouwen komen.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Ξέρετε, χωρίς καν να το ζητήσουν, έχουν πολλές εθελόντριες.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Вы знаете, они их даже не просят, но у них много женщин-добровольцев.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.הם, מבלי שאפילו יצטרכו להתאמץ, משיגים הרבה נשים מתנדבות.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.انهم حتى لو لم يطلبوا سيحصلون على الكثير من المتطوعات
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.そこで医学校の女学生にボランティアを頼もうとしました
Bu azizlerin her ikisi de çok güzel resmedilmişler, adım atıp resmin dışına çıkacak gibi gözüküyorlar.Oba svatí jsou tak bezprostřední, že téměř vystupují z obrazu směrem k divákovi.
Bu eser, Floransa'daki Church of Ognissanti yani Bütün Azizler Kilisesi için yaptırılmış.Foi pintada à Igreja de Todos os Santos em Florença
Bu eser, Floransa'daki Church of Ognissanti yani Bütün Azizler Kilisesi için yaptırılmış.이 그림은 피렌체의 오니산티 교회 또는 올세인츠 교회를 위해 제작되었고,
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Γι' αυτό ζηλεύω πάντα τους αγίους στην Ινδία.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Поэтому я всегда завидовал святым в Индии.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.לכן אני תמיד מקנא בקדושי הודו.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.لذلك انا دائما أحسد القديسين في الهند
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.だって周りにたくさんの女性のボランティアがいます
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.C'est pour ça que je suis toujours jaloux des saints indiens.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Daarom ben ik altijd jaloers op de heiligen in India.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Darum bin ich auch immer so eifersüchtig auf die Heiligen in Indien.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.De aia îi invidiez pe sfinții din India.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Đó là lý do tại sao tôi luôn luôn ghen tị với các vị Thánh ở Ấn.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Karena itu saya selalu cemburu dengan orang suci di India.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.제가 인도의 성자들을 부러워하는 이유도 그 때문입니다.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Per questo sono sempre geloso dei Santi in India.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Por eso siempre estoy celoso de los santos de India.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.Proto jsem vždycky žárlil na indické svaté.
Bu yüzden Hindistan'daki azizleri hep kıskanmışımdır.To dlatego zazdroszczę świętym w Indiach.
İsa ve azizler, üst kısımda da Kral David'in küçük bir resmi var. .--na samej górze widzimy małą postać obraz króla Dawida
İsa ve azizler, üst kısımda da Kral David'in küçük bir resmi var. .Na vrcholu je malý obrázek krále Davida. Beth:
İsa ve azizler, üst kısımda da Kral David'in küçük bir resmi var. .Зверху ми бачимо мініатюрне зображення Царя Давида.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, alle grote Sufi heiligen waren arme mensen en waren grote denkers.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, az összes szufi szent, mindannyian szegények voltak, s nem véletlenül.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, todos los grandes santos sufís, eran todos gente pobre, y aplicaban muy bien la razón.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, toți marii sfinți Sufi, toți erau oameni nevoiași, și cu toții aveau o minte grozavă.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, tous les grands Saints soufiques étaient des gens pauvres et ils avaient une bonne raison.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, tutti i grandi santi sufici, erano tutte persone povere, e avevano un grande intelletto.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim und all die großen Sufi Heiligen, waren alles arme Leute, Und sie hatten eine guten Grund.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, wszyscy święci sufizmu byli biednymi ludźmi, obdarzonymi wielkim umysłem.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.카빌, 하림은 훌륭한 수피교도들이며 아주 가난했지만, 큰 뜻을 가지고 있었습니다.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Кабир, Рахим, всички велики суфитски светци, всички те са били бедни хора и са имали велик разсъдък.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Калви, Рахим, все великие суфийские святые — все они были бедными людьми, но у них было великое стремление.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.כביר, ראהים, כל הקדושים הסופיים הגדולים הם כולם היו אנשים עניים, והיתה להם סיבה טובה.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.كبير، رحيم، وكل الحكماء الصوفيون، كانو جميعًا فقراء، وكانت عندهم حكمة عظيمة.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.皆貧しかった そして深い悟りを開いていた 生理的欲求が満たされて初めて
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Ada orang jahat dan orang suci, kriminal dan korban.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Ci sono santi e malfattori, vittime e criminali.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Có ác quỷ và thiên thần, tội phạm và nạn nhân.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Er zijn mensen die, als ze niet voor ons zijn, tegen ons zijn.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Es gibt Bösewichte und Heilige, Kriminelle und Opfer.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Există răi şi sfinţi, criminali şi victime.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Há malvados e santos, criminosos e vítimas.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Hay hacedores del mal y santos, criminales y victimas.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Il y a des pécheurs et des saints, des criminels et des victimes.