İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Mi nombre, querido santo, que es odioso para mí,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Mit navn, kære helgen, er hadefuldt til mig selv,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Mitt namn, kära helgon, är förhatligt för mig själv,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Mon nom, cher saint, est odieux à moi-même,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Nama saya, sayang suci, adalah kebencian pada diri sendiri,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Nazywam, drogi święty, nienawiść do siebie,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Nimeni, Rakas pyhä, on vihamielistä itsekseni
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Numele meu, drag sfânt, este odios pentru mine,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Volám sa, drahý svätý, je nenávistný k sebe,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Το όνομά μου, αγαπητέ άγιος, είναι απεχθές για τον εαυτό μου,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Името ми, скъпи светец, е омраза към себе си,
İsmim, sevgili aziz, kendi kendime nefret,Меня зовут, дорогой святой, ненавистно себя,
Jeddah King Abdul Aziz Uluslararası HavalimanıJeddah King Abdul Aziz International Airport
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, alle grote Sufi heiligen waren arme mensen en waren grote denkers.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, az összes szufi szent, mindannyian szegények voltak, s nem véletlenül.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, todos los grandes santos sufís, eran todos gente pobre, y aplicaban muy bien la razón.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, toți marii sfinți Sufi, toți erau oameni nevoiași, și cu toții aveau o minte grozavă.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, tous les grands Saints soufiques étaient des gens pauvres et ils avaient une bonne raison.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, tutti i grandi santi sufici, erano tutte persone povere, e avevano un grande intelletto.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim und all die großen Sufi Heiligen, waren alles arme Leute, Und sie hatten eine guten Grund.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, wszyscy święci sufizmu byli biednymi ludźmi, obdarzonymi wielkim umysłem.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.카빌, 하림은 훌륭한 수피교도들이며 아주 가난했지만, 큰 뜻을 가지고 있었습니다.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Кабир, Рахим, всички велики суфитски светци, всички те са били бедни хора и са имали велик разсъдък.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Калви, Рахим, все великие суфийские святые — все они были бедными людьми, но у них было великое стремление.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.כביר, ראהים, כל הקדושים הסופיים הגדולים הם כולם היו אנשים עניים, והיתה להם סיבה טובה.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.كبير، رحيم، وكل الحكماء الصوفيون، كانو جميعًا فقراء، وكانت عندهم حكمة عظيمة.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.皆貧しかった そして深い悟りを開いていた 生理的欲求が満たされて初めて
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Er zijn mensen die, als ze niet voor ons zijn, tegen ons zijn.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Ada orang jahat dan orang suci, kriminal dan korban.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Ci sono santi e malfattori, vittime e criminali.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Có ác quỷ và thiên thần, tội phạm và nạn nhân.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Es gibt Bösewichte und Heilige, Kriminelle und Opfer.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Există răi şi sfinţi, criminali şi victime.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Há malvados e santos, criminosos e vítimas.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Hay hacedores del mal y santos, criminales y victimas.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Il y a des pécheurs et des saints, des criminels et des victimes.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.세상은 악당과 성인, 범죄자와 희생자로 나뉘어 지고
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Świat dzieli się na złoczyńców i świętych, przestępców i ofiary.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Vannak gonosztevők és szentek, bűnözők és áldozatok.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Υπάρχουν "δαίμονες" και "άγιοι", εγκληματίες και θύματα.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Има грешници и светци, престъпници и жертви.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.Существуют злодеи и святые, преступники и жертвы.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.יש עושי-רע ומלאכים, פושעים וקורבנות.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.هناك الظالمين والقديسين، المجرمين والضحايا.
Kötüler ve azizler; suçlular ve mağdurlar var.「我々」とは違う「彼ら」がいます
Melekler ve azizler neredeyse gerçek insan boyundalar.To prawda, widzimy ich w trzech rzędach ustawionych prawie jak na zdjęciu klasowym.
Melekler ve azizler neredeyse gerçek insan boyundalar.Вони розташовані в три ряди, майже як на класній фотографії.
- Memnun oldum. - Ve kardeşi, bay Martin Trowbridge. Nasılsınız azizim?قد يغيب تروبريدج ، سأقدم السيد روبرت رينسفورد.
- Memnun oldum. - Ve kardeşi, bay Martin Trowbridge. Nasılsınız azizim?- ミスイヴトローブリッジ。 - どのように宜しくお願いします。
Meryem üstte, Aziz John ile Hz. İsa iki kenarda yer alıyor.Janem a Kristem po stranách.
Nasılsınız azizim?Ce mai faci, vechi de cap?
Nasılsınız azizim? Hayli sarsılmış olmalısınız?Comment allez-vous vieux frère ?
Nasılsınız azizim?Hoe gaat het, kerel oud?
Nasılsınız azizim?Hogy vagy, öregem?
Nasılsınız azizim?Jak se vede, příteli?
Nasılsınız azizim?Kako si, stari?
Nasılsınız azizim?Robert Rainsford.
Nasılsınız azizim?Robert Rainsford.
Nasılsınız azizim?Как си, стари приятелю?
--O Aziz Yorgi. Ve bunun gibi havaya uçan bir pelerin kullanmak,Důvod, proč vyobrazili plášť vlající vzhůru zrovna takto, spočívá v kompozici, chtěl zdůraznit svatozář.