Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -Aber es sagt uns immerhin soviel, dass es sehr wenig anderes tut als das Geschlecht zu bestimmen.
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -Ale rozhodně to říká, že tento chromozom určuje jen velmi málo jiných věcí než je pohlaví.
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -하지만 제가 전달하려는 내용은 이 염색체는 성별을 결정하는 것 빼고는 거의 역할이 없다는 것입니다
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -Mas o que interessa saber é que pouco mais faz do que determinar o género.
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -Pero lo que te dice es que hace muy poco que determinar lo que es el género.
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -Świadczy to o tym, że funkcją chromosomu Y jest właściwie tylko determinowanie płci.
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -Направих справка. Кой знае дали са точно 78.
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -Но мы можем сделать вывод, что эта хромосома в основном определяет пол, и ничего больше.
Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. -لكنها تُخبرنا انها قليلة جدا غير تحديد الجنس.
Yani sol tarafta giren enerji miktarı sağda çıkani enerjiden daha azdır.Че тази страна на уравнението съдържа по-малко енергия- можем някак да помислим за това-от тази страна.
Yani sol tarafta giren enerji miktarı sağda çıkani enerjiden daha azdır.לצד הזה של הנוסחה, יש פחות אנרגיה מאשר לצד הזה.
Yani sol tarafta giren enerji miktarı sağda çıkani enerjiden daha azdır.بان هذا الجانب من المعادلة طاقته اقل يمكنك التفكير به بهذا الشكل
Yani üçüncü açı ilkinden 40 derece daha azdır.그래서 세 번째 각이 첫 번째 각보다 40도 작죠
Yani üçüncü açı ilkinden 40 derece daha azdır.Den tredje vinkel er 40 grader mindre end den første vinkel.
Yani üçüncü açı ilkinden 40 derece daha azdır.Então o terceiro ângulo é 40 graus menor do que o primeiro.
Yani üçüncü açı ilkinden 40 derece daha azdır.Третият ъгъл е с 40 градуса по-малък от първия.
Yani, yaklaşık olarak... Aslında 3'te 1'inden biraz daha azdır.Pozwólcie, że oznaczę to będzie w przybliżeniu trochę mniej niż jedna trzecia.
Yemekler oldukça azdı.C'è raramente cibo a sufficienza.
Yemekler oldukça azdı. Çoğu zaman açtılar.De cele mai multe ori, hrana e insuficientă, copiii rămânând flămânzi.
Yemekler oldukça azdı. Çoğu zaman açtılar.충분히 먹을 수 있는 경우는 드물어서 아이들은 늘 배가 고픕니다
Yemekler oldukça azdı. Çoğu zaman açtılar.Mereka jarang mendapat makanan yang cukup dan seringkali kelaparan.
Yemekler oldukça azdı. Çoğu zaman açtılar.Рядко има достатъчно храна, те често са гладни.
Yemekler oldukça azdı. Çoğu zaman açtılar.לעיתים רחוקות יש די אוכל. הם רעבים לעיתים קרובות.
Yemekler oldukça azdı. Çoğu zaman açtılar.نادرًا ما يوجد غذاء كافٍ، و غالبًا ما يكونون جائعين.
Yemekler oldukça azdı. Çoğu zaman açtılar.年上の子が小さい子をいじめます
Yemekler oldukça azdı.Er is nauwelijks voldoende te eten.
Yemekler oldukça azdı.Es gibt selten genug zu essen.
Yemekler oldukça azdı.Hiếm khi được đủ ăn.
Yemekler oldukça azdı.Il y a rarement assez à manger.
Yemekler oldukça azdı.Nedostávají dostatečně najíst.
Yemekler oldukça azdı.Raramente há o que comer.
Yemekler oldukça azdı.Raramente hay suficiente comida.
Yemekler oldukça azdı.Ritkán kapnak eleget enni.
Yemekler oldukça azdı.Rzadko miały dosyć jedzenia.
Yemekler oldukça azdı.Σπανίως υπάρχει αρκετό φαγητό.
Yemekler oldukça azdı.Їжі не вистачає.
Yemekler oldukça azdı.Они не доедают.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.A mesto bolo široké a veľké, a ľudu bolo málo v ňom, a domy neboly vystavené.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.A miasto było szerokie i wielkie, ale ludu mało w murach jego, a jeszcze nie były domy pobudowane.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.A város pedig felette igen széles vala és nagy, s a nép kevés lévén benne, házak nem épültek.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Byen var vid og stor, men folket i den var fåtallig, og ingen nye hus var bygget.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Cetatea era încăpătoare şi mare, dar popor era puţin în ea, şi casele nu erau zidite.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Die Stadt aber war weit von Raum und groß, aber wenig Volk darin, und die Häuser wurden nicht gebaut.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Kaupunki oli joka suuntaan tilava ja suuri, mutta väkeä siinä oli vähän, ja taloja oli vielä rakentamatta.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.그 성은 광대하고 거민은 희소하여 가옥을 오히려 건축하지 못하였음이니라
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.La città era spaziosa e grande; ma dentro vi era poca gente e non si costruivano case
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.La ciudad era espaciosa y grande, pero había poca gente dentro de ella, y las casas no estaban reconstruidas
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.La ville était spacieuse et grande, mais peu peuplée, et les maisons n`étaient pas bâties.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Men Byen var udstrakt og stor og dens Indbygere få, og Husene var endnu ikke opbygget.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Mesto pa je bili prostrano na vse strani in veliko, a malo ljudstva v njem, in hiše niso bile pozidane.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Město pak to bylo široké a veliké, ale lidu málo v ohradě jeho, a domové nebyli vystaveni.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Och staden var vidsträckt och stor, men där fanns icke mycket folk, och husen voro icke uppbyggda.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Ora, a cidade era larga e grande, mas o povo dentro dela era pouco, e ainda as casa não estavam edificadas.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Vả , thành thì rộng_rãi lớn_lao , còn dân_sự ở trong nó lại ít , và nhà mới thì chưa có cất .
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Vả, thành thì rộng rãi lớn lao, còn dân sự ở trong nó lại ít, và nhà mới thì chưa có cất.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Yerusalem kota yang luas tetapi hanya sedikit penduduknya, dan belum banyak rumah yang dibangun
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Και η πολις ητο ευρυχωρος και μεγαλη, ο δε λαος ολιγος εν αυτη, και οικιαι δεν ησαν ωκοδομημεναι.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.А градът бе широк и голям, и людете в него малцина, и нямаше къщи построени.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.Но город был пространен и велик, а народа в нем было немного, и домы не были построены.
Yeruşalim geniş, büyük bir kentti, ama nüfusu azdı. İçindeki evler henüz onarılmamıştı.והעיר רחבת ידים וגדולה והעם מעט בתוכה ואין בתים בנוים׃