azar azar ile cümle
azar azar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.내가 너의 제물을 인하여는 너를 책망치 아니하리라 네 번제가 항상 내 앞에 있음이로다
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Não te repreendo pelos teus sacrifícios, pois os teus holocaustos estão de contínuo perante mim.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Nechci tě obviňovati z příčiny obětí tvých, ani zápalů tvých, že by vždycky přede mnou nebyli.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Nem feddlek én téged áldozataidért, és hogy égõáldozataid szüntelen elõttem vannak.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Neviním ťa pre tvoje bitné obeti ani pre tvoje zápaly, ktoré sú stále predo mnou.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Nie będę cię z ofiar twoich winił, ani całopalenia twego, które są zawsze przedemną.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Nočem te grajati zavoljo daritev tvojih, saj žgalne daritve tvoje so vedno pred menoj.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Non ti rimprovero per i tuoi sacrifici; i tuoi olocausti mi stanno sempre davanti
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.No te reprocharé con respecto a tus sacrificios, ni por tus holocaustos, que siempre están delante de mí
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Nu pentru jertfele tale te mustru: căci arderile tale de tot sînt necurmat înaintea Mea.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Δεν θελω σε ελεγξει δια τας θυσιας σου, τα δε ολοκαυτωματα σου ειναι διαπαντος ενωπιον μου.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Не ще да те изоблича поради жертвите ти, Нито поради твоите всеизгаряния, които са винаги пред Мене,
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.לא על זבחיך אוכיחך ועולתיך לנגדי תמיד׃
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.لا على ذبائحك اوبخك. فان محرقاتك هي دائما قدامي.
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.我 並 不 因 你 的 祭 物 責 備 你 . 你 的 燔 祭 常 在 我 面 前
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.我 並 不 因 你 的 祭物 責備 你 . 你 的 燔祭 常 在 我 面前
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Aber sie sind dem gram, der sie im Tor straft, und halten den für einen Greuel, der heilsam lehrt.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Chúng nó ghét người trách móc nơi cửa thành, và gớm ghiếc kể nói ngay thẳng.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Chúng_nó ghét người trách_móc nơi cửa thành , và gớm_ghiếc kể nói ngay_thẳng .
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.De hader Rettens Talsmand i Porten og afskyr den, som taler sandt.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Dessa hata i porten den som försvarar vad rätt är och räkna såsom en styggelse den som talar sanning.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Ei urăsc pe cel ce -i mustră la poarta cetăţii, şi le este scîrbă de cel ce vorbeşte din inimă.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Eles odeiam ao que na porta os repreende, e abominam ao que fala a verdade.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Ellos aborrecen al que les amonesta en el tribunal, y abominan al que habla lo recto
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Essi odiano chi ammonisce alla porta e hanno in abominio chi parla secondo verità
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Gyûlölik azt, a ki feddõzik a kapuban, és útálják azt, a ki feddhetetlenül beszél.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.He vihaavat sitä, joka portissa oikeutta puoltaa, ja totuuden puhuja on heille kauhistus.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Ils haïssent celui qui les reprend à la porte, Et ils ont en horreur celui qui parle sincèrement.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Kamu membenci orang yang menentang ketidakadilan dan yang berbicara benar dalam pengadilan
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.무리가 성문에서 책망하는 자를 미워하며 정직히 말하는 자를 싫어하는도다
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Mają w nienawiści tego, który ich w bramie karze; a tym, co mówi rzeczy dobre, brzydzą się.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Nenávidia v bráne toho, kto karhá, a toho, kto hovorí pravdu, majú v ohavnosti.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Nenávidí trescícího v bráně, a toho, kdož mluví věci pravé, v ohavnosti mají.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Oni sovražijo njega, ki pravično razsoja med vrati, in studijo njega, ki govori o brezmadežnosti.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.På tinge hater de den som hevder retten, og de avskyr den som taler sannhet.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Μισουσι τον ελεγχοντα εν τη πυλη και βδελυττονται τον λαλουντα εν ευθυτητι.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.А они ненавидят обличающего в воротах и гнушаются тем, кто говорит правду.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.Те мразят тогова, който изобличава в портата, И се гнусят от оногова, който говори справедливо.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.שנאו בשער מוכיח ודבר תמים יתעבו׃
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.انهم في الباب يبغضون المنذر ويكرهون المتكلم بالصدق.
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.你 們 怨 恨 那 在 城 門 口 責 備 人 的 、 憎 惡 那 說 正 直 話 的
Mahkemede kendilerini azarlayandan nefret ediyor, Doğru konuşandan iğreniyorlar.你 們 怨恨 那 在 城門 口 責備 人 的 、 憎惡 那 說 正直 話的
Malcolm, Clay, eski şampiyonun gücünü azar azar tüketirken, maçı en ön koltuktan seyrediyordu.Accédez à des citoyens de seconde zone.
Malcolm, Clay, eski şampiyonun gücünü azar azar tüketirken, maçı en ön koltuktan seyrediyordu.말 콤은 경기장에서 지켜, 젊은 클레이 이전 챔피언 내려 입고.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Az Úrnak fenyítését fiam, ne útáld meg, se meg ne únd az õ dorgálását.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Figlio mio, non disprezzare l'istruzione del Signore e non aver a noia la sua esortazione
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Filho meu, não rejeites a disciplina do Senhor, nem te enojes da sua repreensão;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Fiule, nu dispreţui mustrarea Domnului, şi nu te mîhni de pedepsele Lui.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Hỡi con , chớ khinh điều sửa phạt của Ðức_Giê - hô-va , Chớ hiềm lòng khi Ngài quở_trách ;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Hỡi con, chớ khinh điều sửa phạt của Ðức Giê-hô-va, Chớ hiềm lòng khi Ngài quở trách;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Karanja GOSPODOVEGA, sin moj, ne zametaj in strahovanje njegovo naj ti ne preseda:
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Kázně Hospodinovy, synu můj, nezamítej, aniž sobě oškliv domlouvání jeho.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.내 아들아 여호와의 징계를 경히 여기지 말라 그 꾸지람을 싫어 하지 말라
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Mein Kind, verwirf die Zucht des HERRN nicht und sei nicht ungeduldig über seine Strafe.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Mijn zoon, ga niet voorbij aan de tucht van de HERE en raak niet verbitterd als Hij je straft.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Min son, förkasta icke HERRENS tuktan, och förargas icke, när du agas av honom.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Min Søn, lad ej hånt om HERRENs Tugt, vær ikke ked af hans Revselse;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Min sønn! Forakt ikke Herrens tukt og vær ikke utålmodig når han refser dig!
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Môj synu, neopovrhuj kázňou Hospodinovou a nech sa ti neprotiví jeho káranie.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Mon fils, ne méprise pas la correction de l`Éternel, Et ne t`effraie point de ses châtiments;