azar azar ile cümle
azar azar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.A tych, którzy grzeszą, strofuj przed wszystkimi, aby i drudzy bojaźó mieli.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.A vétkeseket mindenek elõtt fedd meg, hogy a többiek is megfélemljenek.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Ceux qui pèchent, reprends-les devant tous, afin que les autres aussi éprouvent de la crainte.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Dem, som Synde, irettesæt dem for alles Åsyn, for at også de andre må have Frygt.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Dem som synder, skal du refse så alle hører på det, forat også de andre må ha frykt.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Die da sündigen, die strafe vor allen, auf daß sich auch die andern fürchten.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Kẻ có lỗi , hãy quở_trách họ trước mặt mọi người , để làm cho kẻ khác sợ .
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Kẻ có lỗi, hãy quở trách họ trước mặt mọi người, để làm cho kẻ khác sợ.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.범죄한 자들을 모든 사람 앞에 꾸짖어 나머지 사람으로 두려워하게 하라
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Men begår någon en synd, så skall du inför alla förehålla honom den, så att också de andra känna fruktan.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Orang yang berbuat dosa, haruslah ditegur di depan seluruh jemaat, supaya yang lain menjadi takut
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Pe cei ce păcătuiesc, mustră -i înaintea tuturor, ca şi ceilalţi să aibă frică.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Quelli poi che risultino colpevoli riprendili alla presenza di tutti, perché anche gli altri ne abbiano timore
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Syntiä tekeviä nuhtele kaikkien kuullen, että muutkin pelkäisivät.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Tiste, ki greše, svari vpričo vseh, da bodo imeli tudi drugi strah.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Tých, ktorí hrešia, káraj pred všetkými, aby mali aj ostatní strach.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Ty pak, kteříž hřeší, přede všemi tresci, aby i jiní bázeň měli.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Τους αμαρτανοντας ελεγχε ενωπιον παντων, δια να εχωσι φοβον και οι λοιποι.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Которі ж згрішять, обличай перед усїма, щоб і инші страх мали.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.Согрешающих обличай перед всеми, чтобы и прочие страх имели.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.את החטאים תוכיח בפני כל למען ייראו גם האחרים׃
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.الذين يخطئون وبّخهم امام الجميع لكي يكون عند الباقين خوف.
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.犯 罪 的 人 、 當 在 眾 人 面 前 責 備 他 、 叫 其 餘 的 人 也 可 以 懼 怕
Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.犯罪 的 人 、 當 在 眾人 面前 責備 他 、 叫 其餘 的 人 也 可以 懼怕
Haberin olsun onu zaten azarladımAnh nên biết em vừa mắng chị ấy một trận rồi.
Haberin olsun onu zaten azarladımConsidera che l'ho già sgridata.
Haberin olsun onu zaten azarladımDu borde veta att jag redan har skällt på henne.
Haberin olsun onu zaten azarladımIch hab bereits mit ihnen geschimpft.
Haberin olsun onu zaten azarladımJe moet weten dat ik haar all uitgescholden heb.
Haberin olsun onu zaten azarladım그렇잖아도 내가 한 마디 해줬어, 형.
Haberin olsun onu zaten azarladımMal by si vedieť, že som ju už pokarhal.
Haberin olsun onu zaten azarladımMěl bys vědět, že jsem jí už vynadal.
Haberin olsun onu zaten azarladımPowinieneś wiedzieć że już ją ochrzaniłem.
Haberin olsun onu zaten azarladımSa stii ca am certat-o deja.
Haberin olsun onu zaten azarladımTu devrais savoir que je l'ai déjà réprimandée.
Haberin olsun onu zaten azarladımΤης τα έψαλλα εγώ ήδη.
Haberin olsun onu zaten azarladımДа знаеш, че вече и се накарах
Haberin olsun onu zaten azarladımЗнаешь, я уже отругал её.
Haberin olsun onu zaten azarladımשתדע אני כבר הערתי לה
Haberin olsun onu zaten azarladımيجب أن تعرف أني قد وبختهــــا سابقاً
Haberin olsun onu zaten azarladımここはお前の家か?
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Auch von den Haufen laßt übrigbleiben und laßt liegen, daß sie es auflese, und niemand schelte sie darum.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Ba ešte i naschvál jej púšťajte z hrstí a zanechávajte, aby sbierala, a nedohovárajte jej.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa , bỏ rớt cho nàng lượm lấy , và chớ trách_móc nàng chút nào .
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa, bỏ rớt cho nàng lượm lấy, và chớ trách móc nàng chút nào.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››또 그를 위하여 줌에서 조금씩 뽑아 버려서 그로 줍게 하고 꾸짖지 말라 하니라
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Más bien, sacad para ella de los manojos y dejad que las recoja, y no la reprendáis
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Nýbrž naschvál jí upouštějte z snopů a nechávejte, ať sbírá, a nedomlouvejte jí.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Owszem umyślnie upuszczajcie jej z snopów, a zostawiajcie, aby zbierała, a nie fukajcie na nią.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››şi chiar voi să -i scoateţi din snopi cîteva spice; s'o lăsaţi să culeagă spice, şi să n'o înfruntaţi.``
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Sõt húzogassatok ki néki a kévékbõl is, és hagyogassatok el, hogy szedje fel, és meg ne dorgáljátok õt.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Também, tirai dos molhos algumas espigas e deixai-as ficar, para que as colha, e não a repreendais.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Tudi nalašč potegujte zanjo klasje iz snopkov in pustite na tleh, da pobira, in nihče je zato ne svari.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››και μαλιστα αφινετε να πιπτη τι απο των χειροβολων δια αυτην και αφινετε να συλλεγη και μη ελεγχετε αυτην.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››да и от снопов откидывайте ей и оставляйте, пусть она подбирает, и не браните ее.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››и даже изваждайте нещо за нея от ръкойките и оставяйте го, и нека го събира без да й забранявате.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››וגם של תשלו לה מן הצבתים ועזבתם ולקטה ולא תגערו בה׃
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››وأنسلوا ايضا لها من الشمائل ودعوها تلتقط ولا تنتهروها
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並 要 從 捆 裡 抽 出 些 來 、 留 在 地 下 任 他 拾 取 、 不 可 叱 嚇 他
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並要從捆裡 抽出 些來 、 留在 地下 任他 拾取 、 不 可 叱嚇他