azalıyor ile cümle
azalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.שהמספר של השותפים ליחסי-מין יורד מאוד ככל ששכיחות האיידס עולה.
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.أن عدد الشركاء الجنسيين ينخفض بشكلٍ كبير بينما يزداد انتشار فيروس نقص المناعة البشرية
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.大きく減ってきています 中位の地域でも減っていますが
İki kat azalıyor.Den bliver to gange mindre.
İki kat azalıyor.Det minskar dubbelt så mycket.
İki kat azalıyor.Diminuisce ad un tasso doppio.
İki kat azalıyor.Ele está a diminuir em dobro da taxa.
İki kat azalıyor.Es ist mit zweimal der Rate verringern.
İki kat azalıyor.Está decreciendo al doble.
İki kat azalıyor.Het vermindert twee keer zo snel.
İki kat azalıyor.그 비율의 두 배나 감소시켰습니다.
İki kat azalıyor.La valeur diminue à double le taux
İki kat azalıyor.Nó giảm gấp đôi tỷ lệ.
İki kat azalıyor.Snižuje se dvojnásobně rychleji.
İki kat azalıyor.Zmniejsza się o 2 razy.
İki kat azalıyor.Αυτό μειώνεται κατά το διπλάσιο του ποσοστού.
İki kat azalıyor.Она уменьшается в два раза быстрее.
İki kat azalıyor.הירידה בשיעור פעמיים.
İki kat azalıyor.نقصان بمقدار ضعف النسبة
İki kat azalıyor.それは 4 つ減少しています。
"ilham" ise azalıyor.Inspiration lässt ein wenig nach.
"ilham" ise azalıyor.영감은 정체기를 겪습니다.
"ilham" ise azalıyor.l'inspiration est sur le déclin.
"ilham" ise azalıyor.l'ispirazione è in declino.
"ilham" ise azalıyor.השראה נמצאת בדעיכה.
"ilham" ise azalıyor.الإلهام نوعاً ما في الانخفاض.
"ilham" ise azalıyor.なぜ?
İşyeri-- hemen dünyanın tamamı-- Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Am Arbeitsplatz -- überall auf der Welt -- mit Ausnahme von Amerika -- sind die Arbeitszeiten zurück gegangen.
İşyeri-- hemen dünyanın tamamı-- Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Na pracovisku - vo väčšine sveta - s výnimkou Severnej Ameriky - sa znižuje počet hodín pracovného času.
İşyeri-- hemen dünyanın tamamı-- Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.На работе - во всем мире, кроме, может быть, Северной Америки, количество рабочих часов уменьшается.
İyi, iyi. Bizim paramız biraz azalıyor da ? sorun değil ne kadar istiyorsun ?Bien bien... on est un peu à court ici
İyi, iyi. Bizim paramız biraz azalıyor da ? sorun değil ne kadar istiyorsun ?Lám, lám ... az egyik egy kicsit rövid itt
Kirlilik azalıyor.De vervuiling is afgenomen.
Kirlilik azalıyor.Die Umweltverschmutzung ist zurückgegangen.
Kirlilik azalıyor.La contaminación se ha disminuido.
Kirlilik azalıyor.La pollution a diminué.
Kirlilik azalıyor.L'inquinamento si è calmato.
Kirlilik azalıyor.Pencemarannya telah mereda.
Kirlilik azalıyor.Sự ô nhiễm đã giảm bớt.
Kirlilik azalıyor.Загрязнение снизилось.
Kirlilik azalıyor.Замърсяването е намаляло.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.Fabricile de conserve au dispărut.Poluarea a scăzut.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.통조림 공장은 사라지고, 오염도 약해졌습니다.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.Przemysł zniknął, zanieczyszczenie się zmniejszyło.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.מפעלי השימורים נעלמו. הזיהום פחת.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.مصانع التعليب رحلت. التلوث اختفى.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.しかし 重要なのは
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Brakowało nam zaledwie 200 mil Brakowało nam czasu żeby dotrzeć na Biegun
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Chỉ còn lại hơn 300 cây số nữa là tới cực Bắc, nhưng chúng tôi đã hết thời gian.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Encore 300 à parcourir pour arriver au Pôle, mais on n'avait plus le temps.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Gut 300 waren noch übrig bis zum Pol, und uns war die Zeit ausgegangen.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Kami hanya butuh 322 kilometer lagi untuk mencapai Kutub Utara, dan kami kehabisan waktu.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.- 되는 곳에서 시간이 다 하고 말았지요.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Mai aveam puţin peste 300 km rămaşi până la pol, şi nu mai aveam timp.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Mancavano solo 200 miglia al Polo, e avevamo finito il tempo.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Már csak alig több mint 321 kilométer volt hátra az Északi-sarkig, és kifutottunk az időből.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Nos quedaban un poco más de 322 km para llegar al Polo, y se nos había agotado el tiempo.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.We hadden slechts 375 kilometer te gaan om de Noordpool te bereiken en de tijd was om.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Нам залишалося лише близько 200 миль до полюсу, та наш час вийшов.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.בכדי להגיע לקוטב, ונגמר לנו הזמן.