azalır ile cümle
azalır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Keçeleşme 35-37 °C'de en yüksek hızdadır, daha yüksek sıcaklıkta azalır.Es äußert die stärkste Wirkung bei 36–37 °C, büßt seine Kraft bei höherer Temperatur dagegen sehr schnell ein.
Başlarda Grete ve Gregor'un iyi bir ilişkisi vardır ancak zamanla bu ilişki azalır.Er und Greta konnten sich anfangs nicht leiden, doch später ist das anders.
Su ihtiyacı azalır.Dabei wird das Wasser knapp.
1954'ten itibaren otomobillerin satış fiyatı yıllardır ilk defa azalır.Dès 1954, les prix de vente des automobiles baissent pour la première fois depuis des années.
Onlar ne yaratılmış, ne yok edilmiştir; ne kirlidir, ne de temiz; ne artarlar, ne de azalır.Dans leur artisanat et dans leurs œuvres, il n'y a ni ordre, ni symétrie, ni rectitude, ni perpendicularité.
Bu nedenle, klorun dezenfekte edici etkisi pH'taki artışla azalır.Cela a pour effet de diminuer l’efficacité du chlore lorsque le pH augmente.
1950ler'den beri, Avrupa'nın nüfusunun önemi azalır.Depuis 1950, la part de l'Europe dans la population mondiale n'a cessé de diminuer.
KDF < 1 olduğu durumlarda ise silisin C2S olarak bulunma oranı azalır.Pour obtenir le DCL, il est nécessaire d'avoir au moins le niveau A2.
Galaksinin dış sınırından iç sınırına yaklaşırken, hayatın meydana gelme şansı önce artar sonra azalır.Du centre d'une galaxie vers sa périphérie, la capacité à abriter la vie augmente puis retombe.
Atmosfer basıncı 5 km'de yaklaşık %50 azalır.50 % de l'atmosphère est située en dessous de 5 km d'altitude.
Yiyecek aramak için dolaşırlar, ancak kaynağı bulduklarında ona yakın yerleşirler ve hareketleri azalır.En descendant, ils trouvent un verger abandonné par un moine, s'y établissent et mangent leurs lamas.
İşteki devamsızlıklar azalır.Les besoins de main d'œuvre diminuent.
Genişlikleri yukarıdan aşağıya gittikçe azalır.Elles diminuent de volume de haut en bas.
Kondom ve bariyer önlemleri riski azalır, ancak tam olarak koruyucu değildir.Ils permettent de réduire l’incidence et la sévérité des avortements, mais ne protègent pas totalement.
Atmosfer basıncı deniz seviyesinden yükselindikçe azalır.La pression atmosphérique est donc moins élevée en altitude qu'au niveau de la mer.
Yüksekliğe bağlı olarak da ısı azalır.Les températures diminuent avec l'altitude.
Hayvan büyüdükçe, renginin güzelliği ve parlaklığı azalır, kıvırcık bukleler kaybolur.Une fois l'anneau parti, la magie et la beauté de la Lórien diminuèrent et elle se dépeupla lentement.
Diğer ortamlardan geçerken ışığın hızı azalır.L'air s'échauffe moins vite qu'ailleurs.
Orta Bizans döenmin diğer unvanları gibi, 11. yüzyılda önemli keskin bir şekilde azalır.Comme d'autres titres de la période mésobyzantine, son importance décroît fortement au XIe siècle.
Toplu komut işlemlerinde çevrim zamanı azalır.Comme on se place en Relativité Restreinte, l'espace-temps est plat.
Başlarda Grete ve Gregor'un iyi bir ilişkisi vardır ancak zamanla bu ilişki azalır.Al principio Grete y Gregorio tenían una relación muy íntima pero irá cambiando paulatinamente.
Su ihtiyacı azalır.Menor necesidad de agua.
Lansoprazol ve esomeprazol'ün emilimi de gıda ile alınınca bir miktar azalır ve etkileri gecikir.Adicionalmente, la absorción de lansoprazol o esomeprazol disminuye y se retrasa por comida.
Sebum kalitesi ve miktarı yaş ilerledikçe azalır.Mientras que los pasos ALMOST y MISS la disminuyen.
Buna rağmen omeprazolün emilimi eş zamanlı olarak yenen yemekle azalır.El rango de absorción de omeprazol, no obstante disminuye concomitantemente con la entrada de comida.
Zaman iyice azalırken gencin tek isteği sevdiği kızla birlikte olabilmektir.De ese modo, él podrá pasar la eternidad junto a la mujer que ama.
Tomurcuk teşekkülü azalır.El melanodermo es platirrino.
Böylece bulutlar gelen güneş ışınlarını yansıtır, buna bağlı olarak toprağa erişen güneş ışınları da azalır.La tierra está protegida del calor total del sol por Svalin, quien se encuentra entre el sol y ella.
İşteki devamsızlıklar azalır.Se reduce la necesidad de la mano de obra.
Soy gazların atom numaraları arttıkça evrendeki bollukları azalır.La abundancia de los gases nobles en el universo disminuye a medida que aumenta su número atómico.
Aşağıdan yukarı ise azalır.Arriba pesa más que abajo.
11. ve 12. özelliklerde: Işık ışınlarının gücü aldığı maddenin yapısına göre artar ya da azalır.11) y 12) La fuerza de un rayo puede ser aumentada o disminuida por el talante de la materia que lo recibe.
Sistemin iç direnci azalır ve bu sayede pil daha güçlü bir akım vermiştir.Esto redujo la resistencia interna del sistema y por lo tanto la batería producía una corriente más intensa.
Böylece otomobilin emisyon yoğunluğu azalır.De este modo la demanda del carbón disminuía.
Buharlaşma ısısı artan sıcaklık ile azalır.El contenido de hierro de la escoria disminuye al aumentar la temperatura.
Ön kısmıyla göğüse bağlanır ve arkaya doğru genellikle gittikçe azalır.Los dientes son mayores en el frente y declinan gradualmente hacia la parte posterior.
Bu iskelet boyunca var olan baz dizileri genelde zincirin 5' ucundan 3' ucuna doğru azalır.Casi siempre viajan ocultos en el maletero del Mach 5.
Kışın nüfus azalır.En invierno disminuye gradualmente su captura.
Eğer emek talebi içeri kayarsa, maaşlar azalır.Si la demanda por trabajadores cae, esto aminora los salarios.
Kümenin bütün parlaklığı sabit bir şekilde küme merkezinden uzaklaştıkça azalır.Después de gastar energía, se repone lentamente hasta el límite máximo de cada personaje.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.En la parte norte este desnivel va suavizándose.
KDF < 1 olduğu durumlarda ise silisin C2S olarak bulunma oranı azalır.Anteriormente en el SI la presión se indicaba simplemente en N/m².
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.La predisposizione alle emicranie in genere diminuisce durante la gravidanza.
İletkenliği azalır.Minimizza la latenza.
Claire'in sancıları azalır.La salute di Tony peggiora.
Bundan dolayı kalp atımı sayısı azalır.Di conseguenza, la gittata cardiaca si riduce.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Inoltre, sembra che si stia espandendo sempre più a nord.
Aktivite zamana bağlı şekilde azalır, genelde üssel azalma göstererek.L'attività decresce in maniera dipendente dal tempo, di solito seguendo il decadimento esponenziale.
Bernoulli Kanunu'na göre hızı artan akışkanın basıncı azalır.Dall'equazione di Bernoulli, un aumento di velocità provoca una diminuzione della pressione.
Sıcaklığa bağlı olarak bu enerji artar ya da azalır.Deve resistere alla temperatura di esercizio, alta o bassa che sia.
Fetih savaşlarının sona ermesiyle birlikte bol sayıda ucuz köle kaynakları da azalır.La fine del commercio di schiavi ebbe numerose conseguenze.
Başlarda Grete ve Gregor'un iyi bir ilişkisi vardır ancak zamanla bu ilişki azalır.Rouge e Topaz non vanno molto d'accordo inizialmente ma con il tempo il loro rapporto migliorerà.
Katkılama sonrasında, iletkenlik artışlarında bağ değişimi azalır.In conseguenza delle modifiche i costi di manutenzione divennero più bassi.
Bu sayede daha iyi bir hava akımı sağlanır ve tuvalet kokusu azalır.Это улучшает циркуляцию воздуха и уменьшает запах в туалете.
Enerji her bir vurulmada, zıplamada ve patlamada azalır.Энергия тратится при каждом ударе, выстреле или прыжке.
İnsanlar arasındaki kavgalar azalır ve zamanla yok olur.Она заполняется при уничтожении противников и уменьшается со временем.
Su ihtiyacı azalır.Вода прогревается слабо.
Güneydoğuya doğru yüksekliği azalır.Высота понижается на юго-запад.
Nabız, bazen artar, bazen azalır.Дыхание перехватывает — и часто.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.С продвижением на север число их снижается.