Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
En azından sahtekâr olduğu gerçeği konusunda dürüsttür.At least he's honest about the fact he's dishonest.
O en azından dürüst.At least he's honest.
En azından denemeye değmedi mi?Wasn't it at least worth a try?
Tom az önce okuldan eve döndü.Tom just got home from school.
Şimdi kendimi daha az utangaç hissediyorum.I feel less shy now.
Ben zaten en azından onun adını biliyorum.I already know her name at least.
Çok az kişi o açıklama ile aynı fikirde değildir.Very few people would disagree with that statement.
O açıklamaya çok az insan katılacaktır.Very few people would agree with that statement.
En azından yarına kadar bekleyebilir misin?Can you at least wait until tomorrow?
Arkadaşımın köpeği Esperanto'yu anlıyor. En azından en önemli komutları.My friend's dog understands Esperanto. At least the most important commands.
Leyla daha az bir ceza aldı.Layla received a leaner sentence.
Az olsun dert değil ama çabuk olsun.He gives twice who gives quickly.
Öğrenciyken her gece en az üç saat ders çalıştım.When I was a student, I studied at least three hours every night.
Tom ve Mary en az üç çocuklarının olmasını istediler.Tom and Mary wanted to have at least three children.
Akılsızım ama en azından onu bilecek kadar akıllıyım.I am unintelligent, but at least I am intelligent enough to know it.
Akıllı değilim ama en azından bunu bilecek kadar akıllıyım.I'm not smart, but at least I'm smart enough to know it.
Cahilim ama en azından bilgimin sınırlarını tanıyorum.I'm ignorant, but at least I recognize the limits of my knowledge.
Bu şehirde hava kirliliğini azaltmak için ne yapabilirim?What can I do to reduce the air pollution in this city?
Bu beni iyi hissettiriyor ve iş yükümü de azaltıyor.That makes me feel good, and also lessens my workload.
Sanırım Tom onu en az bir kez yaptı.I think Tom has done that at least once.
Sanırım bunu en az bir kere yaptım.I think I've done that at least once.
Sanırım Tom en az bir kez Boston'a gitti.I think Tom has been to Boston at least once.
Tom az önce onu yaptı.Tom just did that.
Tom az önce beni aradı.Tom just called me.
Leyla'nın yürümek için az enerjisi vardı.Layla had little energy to walk.
Sami az önce uzun bir yürüyüşü bitirdi.Sami has just finished a long hike.
Sami az önce anne ve babasını öldürdü.Sami has just killed his parents.
Tom az önce bana kendinin ve Mary'nin ne yaptığını anlattı.Tom just told me what he and Mary did.
Tom az önce Mary'ye evlilik teklif etti.Tom has just proposed to Mary.
Tom az önce bana bunun ne olduğunu anlattı.Tom just told me what that is.
Az önce Tom'dan bir cep telefonu mesajı aldım.I just got a text message from Tom.
Tom ne yapmamız gerektiğini az önce bana söyledi.Tom just told me what we had to do.
Neden az önce Tom'un onu yapmasına izin vermedin?Why didn't you just let Tom do that?
Sami ona az dikkat etti.Sami paid little attention to that.
O az önce terk etti.She's just left.
Tom, en az on saniye sessiz kalmaz mısın?Tom, won't you keep quiet for at least ten seconds?
Mary'nin hayat arkadaşı az konuşan bir adamdır.Mary's life partner is a man of few words.
Yaşlı çocuklar küçük kardeşlerinden daha az kıskanç olma eğilimindedir.Older children tend to be less jealous than their younger sibling.
Az sayıda kitabınız var.You have few books.
Az kitabın var.You have few books.
Kitaplar okumak azınlığın bir ayrıcalığı olmaktan çıktı.Reading books ceased to be a privilege of a minority.
Japon halkının nüfusu geçen yıla oranla en az 300.000 daha azdır.The population of Japanese people is at least 300,000 fewer than last year.
O çok azametli bir adam.He's a very imposing man.
Ben az et yiyorum.I eat little meat.
Az et ve bir sürü sebze yiyoruz.We eat little meat and lots of vegetables.
En azından onun nasıl hissettiğini şimdi biliyorsun!At least you know how it feels now!
Mary sadece az işlemden geçmiş yiyecekler yiyor. O çok sağlıklı olduklarını söylüyor.Mary only eats wholefoods. She says they're very healthy.
Kim Tom'u azarladı?Who scolded Tom?
Bu konyak, otuz yaşında, daha az değil.This cognac is about thirty years old, no less.
İnsanlar kulaklarına gözlerinden daha az güveniyorlar.Men trust their ears less than their eyes.
Bu az ya da çok şu anda söyleyebileceğim şey.That's more or less all I can say at the moment.
Daha az bira içmeyi kesinlikle denemelisin.You should absolutely try to drink less beer.
Tom'un en az benimki kadar çok kitabı var.Tom has at least as many books as me.
Tom en az benim sahip olduğum kadar çok pula sahip.Tom has at least as many stamps as I have.
Tanıdığım herkes neredeyse en az bir kez Boston'a geldi.Almost everyone I know has been to Boston at least once.
Tom az önce okumayı bitirdiği dergiyi masaya koydu.Tom put the magazine he had just finished reading on the table.
Tom haftada en az bir kez annesini arar.Tom calls his mother at least once a week.
Tom en az haftada bir annesini arar.Tom calls his mother at least once a week.
Haftada en az iki kere Tom'a yazıyorum.I write to Tom at least twice a week.
Bunu en az bir kez daha yapacağım.I'll do that at least one more time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod