Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mary günde en az üç litre su içiyor.Mary drinks at least three liters of water a day.
Az önce onu radyoda ilan ettiler.They just announced that on the radio.
Az önce nişanlarını ilan ettiler.They just announced their engagement.
Fransızca ev ödevimi yapmayı az önce bitirdim.I've just now finished doing my French homework.
Her gün en az bir saat Fransızca çalışırım.I study French at least an hour every day.
Bu kuyuda çok az su var.There is little water in this well.
Bu lastik biraz az şişirilmiş.The tyre is a little under-inflated.
Sen güneşi çok az görüyorsun.You see the sun very little.
O, Paris'ten az önce geldi.He just got back from Paris.
O iş en az on gün sürecek.That job will take at least ten days.
Bu raporu yazmayı bitirmek en az bir saat daha sürecek.It'll take at least another hour to finish writing this report.
Bu raporu yazmayı bitirmek en az bir saat daha sürer.It'll take at least one more hour to finish writing this report.
Ağaçlar ve yeşillikler tarafından çevrili apartmanlarda daha az suç var.There is less crime in apartment buildings surrounded by trees and greenery.
Tom az önce uyandı.Tom just woke up.
Odada en azından yüz kişi var gibi görünüyor.It looks like there are at least a hundred people in the room.
Az önce konuştuğum adam bana adını söylemedi.That guy I was just talking to wouldn't tell me his name.
Tom az önce piyangoyu kazandığına inanamadı.Tom couldn't believe that he had just won the lottery.
Bunun için üç yüz dolardan daha az almayacağım.I won't take less than three hundred dollars for this.
Tom'un en iyi arkadaşı Mary az önce otuz yaşına girdi.Tom's best friend, Mary, has just turned thirty.
Ben zengin olacağım. Az önce piyangoyu kazandım.I'm going to be rich. I just won the lottery.
Tom'un bana az önce söylediğine inanmayacaksın.You won't believe what Tom just said to me.
Tom ve Mary en az bir saat konuştu.Tom and Mary talked for at least an hour.
En az beş dakikaya ihtiyacım olacak.I'm going to need at least five minutes.
Şimdiye kadar çok az söyledin.You've said very little so far.
Tom hakkında çok az endişeliyim.I'm slightly worried about Tom.
Az önce seni almaya geliyorduk.I was just coming to get you.
Çok az seçeneğin var.You have very little choice.
Ben az önce burada değildim.I wasn't here a moment ago.
Bizim çok az zamanımız var.We have very little time.
Tom az sonra burada olacak.Tom will be here shortly.
Tom azıcık şaşkın.Tom is a little confused.
Az eşyayla seyahat ediyorum.I'm traveling light.
O, bir yıldan az süre sonra öldü.She died less then a year later.
Haftada en az üç kez egzersiz için yürüyüşe çıkarım.I take a walk for exercise at least three times a week.
Oh, Mary! Tom az önce seni arıyordu.Oh, Mary! Tom was just looking for you.
Bu ülkenin nüfusu giderek azalıyor.The population of this country is gradually diminishing.
Bu ülkenin nüfusu giderek azalmaktadır.The population of this country is gradually diminishing.
Çok az çocuk Tom kadar iyi çizebilir.Very few children draw as well as Tom can.
Buraya her yıl daha az kişi gelir.Fewer people come here every year.
Tom yağmur olmadığı zaman en azından haftada bir kez çimini sular.Tom waters his lawn at least once a week when there's no rain.
Çok az zamanımız var, bu yüzden dikkatlice dinle.We have very little time, so listen carefully.
Az önce nerede olduğumuzu asla tahmin edemezsin.You'll never guess where we've just been.
Tom ve Mary az önce yeni bir araba satın aldı.Tom and Mary have just bought a new car.
Ne kadar az bilirsen o kadar iyi, tamam mı?The less you know, the better, OK?
En azından bir kravat takmalısın.You should at least wear a tie.
Tom ne kadar az bilirse o kadar iyi.The less Tom knows, the better.
Biz Tom hakkında çok az şey biliyoruz.We know so little about Tom.
Tom ve Mary az önce gitti.Tom and Mary have just left.
Sesimizi azaltmalıyız.We should lower our voices.
En azından deneyebilirdin.You could at least try.
En azından deneyebilirdiniz.You could at least try.
Tom azıcık erken geldi.Tom was a little early.
Tom az önce veda etti.Tom just said goodbye.
Tom az önce döndü.Tom has just returned.
Tom az önce istifa etti.Tom has just resigned.
Tom az önce Mary'yi terk etti.Tom just dumped Mary.
Tom az önce eve geldi.Tom just came home.
Tom ve ben az önce tanıştık.Tom and I just met.
Tom az önce buraya geldi.Tom just got here.
Az önce aklıma bir fikir geldi.An idea just flashed through my mind.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod