ayrıntılar ile cümle

ayrıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Bana tüm ayrıntıları ver.Give me chapter and verse.
Bana onun ayrıntılarını verin.Give me the details of it.
Planın ayrıntıları açıklanmadı.The details of the plan unfolded.
Anlaşmanın ayrıntıları sözleşmede belirtilir.The details of the agreement are set forth in the contract.
Ayrıntıları atlayabilirsiniz.You may leave out the details.
Komitenin ayrıntıları çözmesini istiyoruz.We want the committee to work out the details.
Bana ayrıntıları bildirin.Let me know the details.
Ben yeni planın ayrıntıları ile kendimi tanıtmam gerekiyor.I must acquaint myself with the details of the new plan.
Giderleri ayrıntılarıyla yazmanızı istiyorum.I'd like you to itemize the charges.
Ayrıntıları bilmiyorum.I don't know the details.
Bana tüm ayrıntıları verin.Give me all the details.
Ayrıntılara girer misin?Could you elaborate?
Keşke sana bütün ayrıntıları söyleyebilsem ama patronum bana söylemememi söyledi.I wish I could tell you all the details, but my boss told me not to.
Suçun belirli ayrıntıları açıklanmadı.Certain details of the crime were not made public.
Tom ayrıntılara dikkat etmez.Tom doesn't pay attention to details.
Tom Mary'nin planının ayrıntılarının herhangi birini bilmiyordu.Tom didn't know any of the details of Mary's plan.
Tom ayrıntılardan herhangi birine sahip değildi.Tom didn't have any of the details.
O tüm ayrıntıları yazdı.He wrote down all the details.
Ben en küçük ayrıntıları bile düzelttim.I corrected even the smallest details.
Unut gitsin, bunlar sadece önemsiz ayrıntılar.Forget it, those are just trivial details.
Ayrıntılarda kaybolmayalım.Let's not get lost in details.
Seni ayrıntılarla sıkmayacağım.I won't bore you with the details.
Bana ayrıntıları ver.Give me the details.
Ayrıntıları istiyorum.I want details.
Ayrıntıları şimdi mi istiyorsun?Do you want the details now?
Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.You're splitting hairs.
Sen, ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.You're splitting hairs.
Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsunuz.You're splitting hairs.
Henüz bütün ayrıntılara sahip değilim.I don't have all the details yet.
Kendim tüm ayrıntıları bilmiyorum.I don't know all the details myself.
Bütün ayrıntıları biliyorum.I know all the details.
Ayrıntılarla ilgilenmiyorum.I'm not concerned with the details.
Tom ayrıntıları ele alacak.Tom will handle the details.
Ayrıntılara ihtiyacım olacak.I'm going to need details.
Tom, defterindeki bazı ayrıntıları karaladı.Tom scribbled down some details in his notebook.
Tom bazı ayrıntıları karaladı.Tom scribbled down some details.
Tom tüm ayrıntıları hatırladı.Tom remembered all the details.
Ayrıntılara odaklan.Focus on the details.
Bize ayrıntıları verin.Give us the details.
Sizin yeni teoriniz hakkında ayrıntılara inebilir misiniz?Could you elaborate on your new theory?
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Anlaşmanın ayrıntıları sahnelerin arkasında hazırlandı.The details of the agreement were worked out behind the scenes.
Anlaşmanın ayrıntıları gizlice ayarlandı.The details of the agreement were worked out behind the scenes.
Tom ayrıntılara ilgi duymuyor.Tom isn't interested in the details.
Tom bir sürü alakasız ayrıntıları bildirerek zamanımızı boşa harcadı.Tom wasted our time reporting a lot of irrelevant details.
Tom yeni bilgisayar programının tüm ayrıntılarını öğrenmek zorunda kaldı.Tom had to learn the ins and outs of the new computer program.
Bana bazı ayrıntılar ver.Give me some details.
Tom bana bütün ayrıntıları söyledi.Tom told me all the details.
Ayrıntıları bana daha sonra söyleyebilirsin.You can tell me the details later.
Bana tüm ayrıntıları söyleyebilir misin?Could you tell me all the details?
Tom bana bütün ayrıntıları söylemedi.Tom didn't tell me all the details.
Henüz tüm ayrıntıları bilmiyorum.I don't know all the details yet.
Bana bazı ayrıntılar verin.Give me some specifics.
Tom anlaşmanın ayrıntılarını avukatına bıraktı.Tom left the details of the agreement to his lawyer.
Ben ayrıntılara gömülmek istemiyorum.I don't want to get bogged down in details.
Ayrıntılara girmeyeceğim.I won't go into details.
Bana dehşet verici ayrıntıları ver.Spare me the grisly details.
Tom sorunu ayrıntılarıyla tarif etti.Tom described the problem in detail.

İlgili Sayfalar