ayrılmaya ile cümle

ayrılmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu odadan ayrılmayacaksın.You are not to leave this room.
Peter yarın ayrılmaya karar verdi.Peter has decided to leave tomorrow.
Bu binadan ayrılmayacaksınız.You are not to leave this building.
Sistem mühendisleri ayrılmaya devam ederse, şirketin rekabet üstünlüğü aşınmış olacak.The company's competitive edge will be eroded if system engineers continue to leave.
Saat 11'den sonra misafirler ikişer ve üçer ayrılmaya başladı.After 11 o'clock the guests began to leave by twos and threes.
Bu ayın sonunda işimden ayrılmaya karar verdim.I've decided to quit my job at the end of this month.
Çocuklar babalarını hızla ayrılmaya zorladı.The kids urged their father to leave quickly.
Yakında ayrılmaya karar verdik.We agreed to leave soon.
Anne babam beni beyzbol klübünden ayrılmaya zorladı.My parents pushed me to quit the baseball club.
Görevimden ayrılmaya hazırım.I am ready to give up my position.
Japonya'dan ayrılmaya karar verdim.I have made up my mind to leave Japan.
İzinsiz kimse ayrılmayacak.No one is to leave without permission.
Evinden ayrılmaya karar verdi.He decided to part with his house.
O sonunda kocasından ayrılmaya karar verdi.She finally decided to separate from her husband.
O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.She doesn't dare leave the room for fear she should catch cold.
O, şirketten ayrılmaya kararlıdır.She is determined to leave the company.
O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.She won't leave the room, because she doesn't want to catch another cold.
İşinden ayrılmaya karar verdi.She decided to quit her job.
Ayrılmayacaklar gibi görünüyor.It sounds like they're not going to leave.
O, şirketten ayrılmaya karar verdi.He's decided to leave the company.
Ay sonunda işimden ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave my work at the end of the month.
Tom sonunda Mary'den ayrılmaya karar verdi.Tom finally made up his mind to leave Mary.
Tom nihayet Mary'den ayrılmaya karar verdi.Tom finally decided to break up with Mary.
Ne zaman Roma'dan ayrılmaya karar verdiğini bilmiyorum.I don't know when he decided to leave Rome.
Tom işten erken ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave work early.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Ayrılmaya, çıkmaya hazırım. (Bir seyahate v.b.)I'm ready to depart.
Bir daha asla ayrılmayalım.Let's never be apart again.
Herkes ayrılmaya başladı.Everybody started to leave.
Boston'dan ayrılmayacağım.I won't leave Boston.
Boston'dan ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave Boston.
Emekliye ayrılmaya karar verdim.I've decided to retire.
Yarın sabah ayrılmayacağım.I won't leave tomorrow morning.
Asla senden ayrılmayacağım.I'm never going to leave you.
Ayrılmaya karar verip vermediklerini bilmiyorum.I don't know if they've decided to leave.
Otelden ayrılmaya karar verdim.I decided to leave the hotel.
Okuldan ayrılmaya karar verdim.I decided to leave the school.
Emily okuldan ayrılmaya karar verdi.Emily decided to leave the school.
Tom ve Mary ayrılmaya karar verdiler.Tom and Mary decided to leave.
Tom ayrılmaya hazır değil.Tom's not ready to quit.
Tom ve Mary ayrılmaya karar verdi.Tom and Mary decided to break up.
Tom kasabadan ayrılmayacağına söz verdi.Tom promised he wouldn't leave town.
Tom şirketten ayrılmaya karar verdi.Tom has decided to leave the company.
Tom şirketten ayrılmaya kararlıydı.Tom was determined to leave the company.
Yasal olarak ayrılmaya karar verdik.We've decided to get legally separated.
Benden ayrılmayacağına bana söz verdin.You promised me you wouldn't leave me.
Ben oraya varmadan önce Tom'un ayrılmayacağından emin ol.Make sure Tom doesn't leave before I get there.
Tom seninle ayrılmayacak.Tom isn't going to break up with you.
Tom yarın ayrılmaya karar verdi.Tom has decided to leave tomorrow.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.Despite the heavy rain, he decided to leave.
Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary to quit her job.
Tom ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave.
Parti sıkıcı olduğundan ayrılmaya karar verdim.The party was boring, so I decided to leave.
Tom ayrılmaya hazırlanıyor.Tom is preparing to leave.
Tom Mary ile ayrılmaya karar verdi.Tom decided to break up with Mary.
Biz üçümüz birbirimizden ayrılmayacağız.We three will stick together.
Onlar ayrılmayacaklar.They're not going to quit.
Ayrılmaya henüz hazır olduğumuzu sanmıyorum.I don't think we're ready to leave yet.
Asla ayrılmayacağım.I'll never quit.
O ayrılmayacak.He's not gonna quit.

İlgili Sayfalar