ayrılmanı ile cümle

ayrılmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Hemen şimdi ayrılmanı istiyorum.I want you to leave right now.
Buradan ayrılmanıza izin verilmiyor.You are not allowed to leave here.
Sana hemen ayrılmanı emrediyorum.I'm ordering you to leave immediately.
Senin ayrılmanı istemiyorum.I don't want you to quit.
Ayrılmanızı istemiyorum.I don't want you to leave.
Hemen ayrılmanı istiyorum.I'd like you to leave immediately.
Gerçekten ayrılmanı istiyorum.I really want you to quit.
Çok erken ayrılmanı istemem.I wouldn't want you to leave too soon.
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house.
Ayrılmanı isterim.I'd like for you to leave.
Boston'dan ayrılmanız muhtemelen zor olacak.It's probably going to be hard for you to leave Boston.
Sessiz olmazsan ayrılmanı isteyeceğim.If you're not quiet, I'm going to ask you to leave.
Ayrılmanızı istemek zorunda kalacağım.I'll have to ask you to leave.
Senin ayrılmanı bekliyoruz.We're waiting for you to leave.
Ben ayrılmanı istemeliyim.I must ask you to leave.
Asla Tom'la ayrılmanı tavsiye etmedim.I never advised you to break up with Tom.
Üzgünüm ama ayrılmanız gerekiyor.I'm sorry, but you need to leave.
Tom ayrılmanı söylüyor.Tom wants you to leave.
Tom ayrılmanın vakti geldiğini söyledi.Tom said it was time to leave.
Tom ayrılmanıza izin verecek.Tom will let you leave.
Tom sizin ayrılmanızı bekliyor.Tom is waiting for you to leave.
Berlin Duvarı'nın üç parçası ise "ayrılmanın kurbanları"na ithaf edilmiş.The three parts of the Berlin Wall are now dedicated to the "victims of the division".
Roma ile ayrılmanın hemen öncesinde Papa ve kilise genel kurulu bir doktrin kararı vermişti.Until the break with Rome, it was the Pope and general councils of the Church that decided doctrine.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.The meeting was to pave the way for a break away from The Football League.
Şehirli orta sınıf karaktere sahip aile ayrılmanın eşiğindedir.The community continues to retain its middle-class character.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -And what's going to happen is-- and it's very important that I set this up properly.
Ancak buradan ayrılmanın en zor kısmı, işimizi yaparken çok gülüyor olmamız, olacak.The hardest part of leaving here will be the fact that we laugh so much at work.
Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.But you don't need to rush off away from the familiar, across the world to be surprised.
Bedenden ayrılmanın ardından ben yemek için asla yemin etmedim.I swore never to cook after disembodiment.
Ayrılmanızı istemiyorum.Je ne veux pas que vous partiez.
Güçlü ve büyük bir otomobil sahibi olmak halk kitlelerinden ayrılmanın bir göstergesi hâline gelir.Posséder une grande voiture puissante permet de se distinguer des masses populaires.
En karanlık zamanlarda insanlar ve müttefikleri ayrılmanın eşiğine gelmişlerdi.В далёком прошлом люди и драконы были союзниками.
Güçlü ve büyük bir otomobil sahibi olmak halk kitlelerinden ayrılmanın bir göstergesi hâline gelir.وأن تكون صاحب سيارة كبيرة وقوية جعل هناك فوارق بين طبقات المجتمع.
Roma ile ayrılmanın hemen öncesinde Papa ve kilise genel kurulu bir doktrin kararı vermişti.Até o rompimento com Roma era o Papa e os concílios gerais da Igreja que decidiam a doutrina.
10 Ayrılmanın ardından ilk katılım.Na de terugtrekking van de 21.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.Jeho vystoupení nezabránilo klubu, aby sestoupil do English Football League Championship.
10 Ayrılmanın ardından ilk katılım.10 Prima apariție după dezmembrare.
Roma ile ayrılmanın hemen öncesinde Papa ve kilise genel kurulu bir doktrin kararı vermişti.Αμέσως πριν την ρήξη με την Ρώμη, ο Πάπας και οι γενικές σύνοδοι της εκκλησίας αποφάσιζαν το δόγμα.
Gül'ün annesi ve babası ayrılmanın eşiğine gelmiştir.Her kom Greys mor og søster for å bo sammen med dem.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.Mục đích của cuộc gặp là sự mở đường cho cuộc ly khai khỏi Football League.
Bu sırada Marshall Lily'den ayrılmanın şokunu henüz atlatamamıştır ve depresyondadır.その後会うこともなく、マリリンが鬱状態に苦しんでいるときも手を差し伸べてくれることはなかった。
10 Ayrılmanın ardından ilk katılım.10 分裂後首次參賽。
Gül'ün annesi ve babası ayrılmanın eşiğine gelmiştir.《God Laughs》是關於她的父母離異。
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.Отпраят запитване за включване в Английската футболна лига.
Berlin Duvarı'nın üç parçası ise "ayrılmanın kurbanları"na ithaf edilmiş.Trije deli berlinskega zidu so zdaj posvečeni žrtvam delitve.
Alnınızın mavi olduğunu anladıktan sonra odadan ayrılmanız gerekiyor. -Wtedy wyłączają światła, a kiedy ktoś zorientuje się, że ma niebieskie czoło, musi wyjść z pokoju.
Alnınızın mavi olduğunu anladıktan sonra odadan ayrılmanız gerekiyor. -部屋を出ます。 例えば、私が部屋に入り、
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -A co se stane je...a to je velmi důležité že tohle rozmístím správně.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. --
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Ceea ce se va intampla este - si asta e foarte important sa spun cum trebuie.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Co się teraz zdarzy?
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -E ciò che accadrà -- ed è veramente importante che ve lo spieghi bene
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Et ce qui va se passer - et c'est très important que je mette ça en place correctement.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Ja mitä tulee tapahtumaan-- ja on hyvin tärkeää, että pohjustan tämän pulman huolella.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -O que eles fazem é,eles pegam um quarto.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Y lo que va a pasar es que -- y es muy importante que coloque esto bien.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -何がおこるか、
Ancak buradan ayrılmanın en zor kısmı, işimizi yaparken çok gülüyor olmamız, olacak.Ce qui va le plus me manquer ici , c'est le fait que l'on rigole beaucoup au travail
Ancak buradan ayrılmanın en zor kısmı, işimizi yaparken çok gülüyor olmamız, olacak.하지만, 여기서 일하면서 너무나 재미있었기 때문에, 떠나기가 참 힘들죠

İlgili Sayfalar