ayrılmam ile cümle

ayrılmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Beyin bölümlere ayrılmamıştır.המוח אינו מחולק למדורים.
Beyin bölümlere ayrılmamıştır.العقل ليس مقسما إلى صناديق.
Beyin bölümlere ayrılmamıştır.創造性とは、独創的で価値あるアイディアを
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz. Ayrılmamak mı?Normal, trebuie să rămânem împreună, altfel nu merge !
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz. Ayrılmamak mı?Wir müssen vereint sein, damit es klappt. ...vereint!
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.Hát persze! Ha nem együtt csináljuk, nem megy!
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.Musíme držet pohromadě, nebo to nebude fungovat!
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.Tenemos que estar unidos, si no, no funciona.
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.We moeten samenblijven of het zal niet werken !
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.Πρέπει να μείνουμε μαζί αλλιώς δεν θα δουλέψει!
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.Нищо няма да стане, ако не стоим заедно.
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.Ой, мы обязательно должны держаться вместе, а то ничего не выйдет.
Bir GdkColor (tahminen ayrılmamış) olarak arkaplan rengiBakgrunnsfarge som en (mulig ikke-allokert) GdkColor
Bir GdkColor (tahminen ayrılmamış) olarak paragraf arkaplan rengiBakgrunnsfarge for avsnitt som en (mulig ikke-allokert) GdkColor
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Aici este previzualizarea (dacă nu este detașată)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Aqui está a antevisão (se não estiver separada)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Aquí está la vista previa (si no está independiente)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Đây là hình xem trước (nếu nó không rời ra)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Här är förhandsgranskningen (om den inte är losskopplad)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Her er forhåndsvisningen (hvis den ikke er taget væk)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Hier is een voorbeeld (indien niet afgekoppeld)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Hier ist die Vorschau (falls nicht in eigenem Fenster)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Itt jelenik meg az előnézet (ha nincs leválasztva)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)떨어지지 않았을 경우 이 곳은 미리 보기입니다.
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Questa è l' anteprima (se non è separata)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Tässä on esikatselu (jos ei ole detached)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)To jest podgląd (jeśli nie jest odłączony)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Toto je náhľad (ak nie je oddelený)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Tukaj je ogled (če ni odcepljen)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Voici l'aperçu (s'il n'est pas séparé)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Zde je náhled (pokud není samostatně)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Εδώ βρίσκεται η προεπισκόπηση (αν δεν είναι αποσπασμένη)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Ділянка попереднього перегляду (якщо не в окремому вікні)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Область предварительного просмотра (если просмотр не в отдельном окне)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)Предварителен преглед при промяна на настройките
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)הנה התצוגה (אם לא מנותק)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)هنا المعاينة (إن لم تكن منفصلة)
Burada önizlemesini görebilirsiniz (eğer ayrılmamışsa)ここで、プレビュー (分離されていない場合)
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Antes de esa época nunca había estado lejos de mi casa en Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Antes disso, nunca tinha estado longe de casa, no Malauí.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Avant cela, je ne m'étais jamais éloigné de chez moi au Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Før den tid havde jeg aldrig været borte fra mit hjem i Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Înainte de acel timp nu mai fusesem niciodată departe de casa mea din Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Innan dess hade jag aldrig varit borta från mitt hem i Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Nigdy przedtem nie opuściłem swojego domu w Malawi. nie opuściłem swojego domu w Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Predtým som nikdy nebol preč z domu v Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Prima di allora non mi ero mai allontanato da casa mia in Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Voor die tijd was ik nooit weggeweest van bij mij thuis in Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Vor dieser Zeit war ich noch niemals von zu Hause weg gewesen aus Malawi.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Μέχρι εκείνη τη μέρα δεν είχα φύγει ποτέ από το σπίτι μου στο Μαλάουι.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.До цього часу я ніколи не був так далеко від мого дому в Малаві.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.До этого времени я никогда не был далеко от моего дома в Малави.
Daha öncesinde Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Преди това никога не се бях отдалечавал от дома си в Малави.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Hercegnő, most már mennie kell.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Votre Altesse, vous devez y aller, maintenant.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Πριγκίπισσα, πρέπει να σταματήσουμε και να φύγουμε τώρα.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.اميرة, علينا الذهاب الان
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Dobbiamo divorziare, Monika, non si puō andare avanti cosė.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Lepiej się rozjedźmy na jakiś czas. Nie możemy tak siebie ranić.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Měli bychom se rozvést. Takhle nemůžeme pokračovat.

İlgili Sayfalar