Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılmamız ile cümle

ayrılmamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kaptan gemiden ayrılmamızı söyledi.The captain told us to get off the ship.
O bize hemen ayrılmamız gerektiğini söyledi.He told us that we should leave right away.
Tom erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.Tom advised us to leave early and avoid the morning traffic.
Sanırım şimdi ayrılmamız gerek.I think we should leave now.
Tom ayrılmamızı istiyor.Tom wants us to leave.
Odadan ayrılmamızı istiyor musun?Do you want us to leave the room?
Tom bize ayrılmamızı söyledi.Tom told us to leave.
Tom erken ayrılmamız gerektiğini düşündü.Tom thought we should leave early.
Tom erken ayrılmamızda ısrar eden kişiydi.Tom was the one who insisted that we leave early.
Erken ayrılmamızı tavsiye etti.He advised us to leave early.
Erken ayrılmamız Tom'un önerisiydi.It was Tom's suggestion that we leave early.
Ben erken ayrılmamız gerektiğini Tom'a önerdim.I suggested to Tom that we should leave early.
Buradan hemen ayrılmamız gerekir.We should leave here at once.
Hemen ayrılmamız gerekir.We should leave at once.
Bu yüzden ayrılmamız gerekir.That's why we need to leave.
Sessizce ayrılmamız gerekir.We should leave quietly.
Tom derhal ayrılmamız gerektiğini söyledi.Tom said we needed to leave at once.
Ayrılmamız için hiçbir neden görmüyorum.I see no reason for us to leave.
Ben derhal ayrılmamızda ısrar ediyorum.I insist that we leave immediately.
Tom bizim erkenden ayrılmamıza hiçbir itirazı olmadığını söyledi.Tom said he had no objection to our leaving early.
Ayrılmamızı istemiyorum.I don't want us to separate.
Neden ayrılmamız gerekiyor?Why should we leave?
Tom ayrılmamızı rica etti.Tom asked us to leave.
Ayrılmamız gerektiğini düşünüyorum.I think that we should be leaving.
Ayrılmamızda bir sakınca var mı?Do you mind if we leave?
Ayrılmamızı mı tercih ederdin?Would you prefer that we leave?
Şimdi ayrılmamızı ister misin?Do you want us to leave now?
Tom'un ayrılmamıza bir itirazı yoktu.Tom had no objection to our leaving.
Tom erken ayrılmamızı önerdi.Tom suggested we leave early.
Tom ayrılmamıza izin vermeyecek.Tom won't let us leave.
Erken ayrılmamız gerek.We need to leave early.
Tom ayrılmamızı önerdi.Tom suggested we leave.
Tom erken ayrılmamızı tavsiye etti.Tom advised us to leave early.
Ayrılmamızdan önce bir şey yemek istiyor musun?Do you want to eat something before we leave?
Tom ayrılmamız gerektiğini çok net bir şekilde belirtti.Tom made it very clear that we should leave.
Sadece üç yaşındayken oradan ayrılmamıza rağmen,Even though I left when I was only three years old,
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Your Highness, you need to go now.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.We'd better separate. We can't go on like this
Bu anlamlardan kopmamız arzu ve amaçlarımızdan ayrılmamız sonucu eylemsizliğe varırız.Creemos que la brecha entre estas actividades y nuestro propósito como empresa ha vuelto demasiado ancho.
Tom bize ayrılmamızı söyledi.Tom ci ha detto di andarcene.
Sevdiğimiz her şeyden bir gün ayrılmamız gerekir.Quel che amo devo abbandonare!
Sevdiğimiz her şeyden bir gün ayrılmamız gerekir.Pewnego dnia porzucił wszystko, co robił.
Sevdiğimiz her şeyden bir gün ayrılmamız gerekir."Jednoho dne musíme ztratit toho, koho milujeme.
Sevdiğimiz her şeyden bir gün ayrılmamız gerekir.Από τα οποία όλα έχουμε καταλήξει να τα αγαπάμε.
Sevdiğimiz her şeyden bir gün ayrılmamız gerekir.やまとが好きなものは何でも好き。
Bu anlamlardan kopmamız arzu ve amaçlarımızdan ayrılmamız sonucu eylemsizliğe varırız.In ta misel na našo nepopolnost nas mora narediti ponižne.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Hercegnő, most már mennie kell.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Votre Altesse, vous devez y aller, maintenant.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Πριγκίπισσα, πρέπει να σταματήσουμε και να φύγουμε τώρα.
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.اميرة, علينا الذهاب الان
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Dobbiamo divorziare, Monika, non si puō andare avanti cosė.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Lepiej się rozjedźmy na jakiś czas. Nie możemy tak siebie ranić.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Měli bychom se rozvést. Takhle nemůžeme pokračovat.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Tenemos que pedir el divorcio, esto no puede seguir así.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.-Vi ska nog skiljas, Monika.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Wir müssen uns scheiden lassen, so kann es nicht weitergehen.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.Καλύτερα να χωρίσουμε, Μόνικα. Δε γίνεται να συνεχίσουμε έτσι.
Sadece üç yaşındayken oradan ayrılmamıza rağmen, Afrika'nın hayatımın büyük bir parçası olduğunu hissettim.Aunque me fui cuando apenas tenía tres años, sentía realmente que África era una parte importante de mi vida.
Sadece üç yaşındayken oradan ayrılmamıza rağmen, Afrika'nın hayatımın büyük bir parçası olduğunu hissettim.Deşi am plecat din Zambia când aveam trei ani, am simţit că Africa a fost o parte importantă a vieţii mele.
Sadece üç yaşındayken oradan ayrılmamıza rağmen, Afrika'nın hayatımın büyük bir parçası olduğunu hissettim.Mimo że opuściłem ją, gdy miałem trzy lata, to naprawdę czułem, że Afryka jest dużą częścią mojego życia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ayrılmamız ile cümle - ayrılmamız kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App