ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mary, erkek arkadaşından ayrıldı.Mary broke up with her boyfriend.
Tom yarın sabah ayrılacak.Tom will leave tomorrow morning.
Tom bu sabah Avustralya'dan ayrıldı.Tom left Australia this morning.
Tom pazartesi günü ayrılacak.Tom is going to quit on Monday.
Tom ve Mary zaten ayrıldı.Tom and Mary have already left.
Tom bu gece ayrılacak.Tom is going to leave tonight.
Tom yaklaşık 2.30 da burada ayrıldı.Tom left here at about 2:30.
Tom bugün ayrılmayacak.Tom won't be leaving today.
Tom, Mary'ye ayrılmamasını söyledi.Tom told Mary not to leave.
Tom asla ayrılmayacak.Tom is never going to quit.
2.30'da Tom'un evinden ayrıldım.I left Tom's house at 2:30.
Tom'un evinden saat 2.30'da ayrıldım.I left Tom's house at 2:30.
Tom Boston'dan ayrılmak istiyor.Tom wants to leave Boston.
Tom erken ayrılmazdı.Tom wouldn't leave early.
Tom yarın ayrılmayacak.Tom won't leave tomorrow.
Tom hâlâ ayrılmak istiyor.Tom still wants to leave.
Tom ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to leave.
Tom, 2013'te Boston'tan ayrıldı.Tom left Boston in 2013.
Tom, saat 02.30'da işten ayrıldı.Tom left work at 2:30.
Mary ile ayrılmayı planlıyorum.I plan to break up with Mary.
Tom'un erken ayrılacağından eminim.I'm sure Tom will leave early.
Tom ve Mary gelecek sene ayrılıyorlar.Tom and Mary are leaving next year.
Tom saat 2.30'da ayrılmayı planlıyor.Tom is planning on leaving at 2:30.
Hem Tom hem de Mary'nin okuldan ayrıldığını duydum.I've heard that both Tom and Mary have dropped out of school.
Sanırım Tom muhtemelen yarın ayrılacak.I think Tom is likely to leave tomorrow.
Hem Tom'un hem de Mary'nin yarın ayrılmak zorunda olduğunuı biliyorum.I know both Tom and Mary have to leave tomorrow.
Tom ve Mary'nin ikisinin de yarın ayrılmak zorunda olduğunuı biliyorum.I know Tom and Mary both have to leave tomorrow.
Hem Tom hem de Mary'nin zaten Boston'dan ayrıldığını biliyorum.I know both Tom and Mary have already left Boston.
Tom ve Mary'nin ikisinin de zaten Boston'tan ayrıldığını biliyorum.I know Tom and Mary have both already left Boston.
Hem Tom'un hem de Mary'nin okuldan ayrıldıklarını duyuyorum.I hear that both Tom and Mary have dropped out of school.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de okuldan ayrıldıklarını duyuyorum.I hear that Tom and Mary have both dropped out of school.
Tom, Mary'nin yarın sabah ayrılmayacağını söyledi.Tom said that Mary wasn't going to leave tomorrow morning.
Tom planlanladığından bir gün daha erken ayrılacak.Tom is going to leave a day earlier than he'd planned to.
Tom yarın sabah ayrılmayacağını söyledi.Tom said that he wasn't going to leave tomorrow morning.
"Tom burada mı?" "Hayır, birkaç dakika önce ayrıldı.""Is Tom here?" "No, he left just a few minutes ago."
Tom, Mary'den ayrıldıktan sonra numarasını değiştirdi.Tom changed his number after breaking up with Mary.
Tom 2.30'da ayrılan otobüse binecek.Tom is going to take the bus that leaves at 2:30.
Tom, Mary ile konuşana kadar ayrılmayacağını söyledi.Tom says he won't leave until he talks to Mary.
Tom ayrılmak istemedi, ama başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to leave, but he had no choice.
Son işimden hoşlanmadım. Bu yüzden ayrıldım.I didn't enjoy my last job. That's why I quit.
Tom akşam yemeğini ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid for dinner and left the restaurant.
Tom yarın sabah erken ayrılıyor olacak.Tom will be leaving early tomorrow morning.
Tom, sen ayrılmadan önce seninle konuşmak istiyor.Tom wants to talk to you before you leave.
Odadan ayrılırken ışığı kapattım.I turned off the light as I left the room.
Bence Tom'un o kadar erken ayrılması gerekmiyor.I think Tom didn't need to leave so early.
Bence Tom o kadar erken ayrılmak zorunda değildi.I think Tom didn't have to leave so early.
Tom, Mary'nin ayrılmaya hazır olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't ready to leave.
Biz otelden ayrılırken Tom'u gördük.We saw Tom as we were leaving the hotel.
Tom otuz dakika içinde ayrılacak.Tom is going to leave in thirty minutes.
Tom yarın sabah Boston'dan ayrılıyor.Tom will leave Boston tomorrow morning.
Tom ayrılmaya hazır olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't ready to leave.
Tom yarın sabah Boston'tan ayrılıyor.Tom is leaving Boston tomorrow morning.
Tom yarın sabah erken ayrılacak.Tom will leave early tomorrow morning.
Tom önümüzdeki ay Boston'dan ayrılacak.Tom will be leaving Boston next month.
Tom, sen ayrılmadan önce seni görmek istiyor.Tom wants to see you before you leave.
Tom, Mary'nin neden ayrıldığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary left.
Tom yarın sabah erken ayrılıyor.Tom is leaving early tomorrow morning.
Tom sen olmadan ayrılmayacak.Tom isn't going to leave without you.
Tom ayrılmak istemedi, ama ayrıldı.Tom didn't want to leave, but he did.
Sen olmadan ayrılmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't leave without you.

İlgili Sayfalar