ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom derhal ayrılmamız gerektiğini söyledi.Tom said we needed to leave at once.
Tom asla telefonu olmadan evden ayrılmaz.Tom never leaves home without his phone.
Tom ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.Tom left the restaurant without paying.
On dakika içinde ayrılıyorum.I'm leaving in ten minutes.
Ben ayrıldığımda Tom ağladı.Tom cried when I left.
Tom biz buraya geldikten hemen sonra ayrıldı.Tom left soon after we got here.
Tom elinden geldiğince kısa sürede ayrıldı.Tom left as soon as he could.
Tom bir şey söylemeden ayrıldı.Tom left without saying anything.
Tom bir saat önce okuldan ayrıldı.Tom left school an hour ago.
İki leopar yavrusunun ayrılması hakkındaki hikaye bana oldukça basmakalıp gibi görünüyor.The story about the separation of the two leopard cubs seems pretty trite to me.
Tahmin et ne oldu? Tom ve Mary ayrıldı.Guess what? Tom and Mary broke up.
Evden çok genç ayrıldı.He left home very young.
Sen ayrıldığında hepimiz seni özleyeceğiz.We'll all miss you when you leave.
Tom Mary'ye ondan ayrılmak istediğini anlatan bir cep telefonu mesajı gönderdi.Tom sent Mary a text message telling her he wanted to break up with her.
Tom cep telefonu mesajı yoluyla Mary'den ayrıldı.Tom broke up with Mary via text message.
Tom'la ayrılıyor musun?Are you breaking up with Tom?
Tomla ayrılacağımı düşünüyorum.I think I'm going to break up with Tom.
Gerçekten Tom'la ayrılacak mısın?Are you really going to break up with Tom?
Neden Tom'la ayrıldın?Why did you break up with Tom?
Tom'un kız arkadaşı, ondan ayrılmakla tehdit etti.Tom's girlfriend threatened to leave him.
Ben geldiğimde Tom tam ayrılmak üzereydi.Tom was just about to leave as I arrived.
"Bizim trenimiz saat 9'da ayrılıyor" - "Merak etmeyin. Biz bunu yapacağız.""Our train leaves at 9" - "Don't worry. We'll make it."
Dün işten ne zaman ayrıldın?What time did you leave work yesterday?
Benden ayrılmayacağına bana söz verdin.You promised me you wouldn't leave me.
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.I thought you might've left town.
Tom ve Mary partiden beraber ayrıldı.Tom and Mary left the party together.
İşten erken ayrılmak zorunda kalmayacağım.I won't have to leave work early.
En kısa sürede ayrılmak istiyorum.I want to leave as soon as I can.
Tom'un anne babası ayrıldılar.Tom's parents are divorced.
İlk otobüsü yakalamak için erkenden ayrıldım.I left early to catch the first bus.
Tom kız arkadaşından ayrılmayı planlıyor.Tom plans to break up with his girlfriend.
Ben oraya varmadan önce Tom'un ayrılmayacağından emin ol.Make sure Tom doesn't leave before I get there.
Sadece ayrılmam gerektiğini düşünüyorum.I think I should just leave.
Tom veda etmeden evden ayrıldı.Tom left the house without saying goodbye.
Yarın sabah derhal ayrılmalıyım.I have to leave first thing tomorrow morning.
Okuldan ayrılıyorum.I'm dropping out of school.
Tom okuldan ayrılmamaya karar verdi.Tom has decided not to drop out of school.
Tom seninle ayrılmayacak.Tom isn't going to break up with you.
Sürüden ayrılma.Go with the flow.
Bu odadan ayrılma.Don't leave this room.
Şimdi mülkümden ayrıl.Get off my property now.
8.15'te evden ayrılırım ve 8.45'te okula varırım.I leave the house at eight fifteen, and arrive at school at eight forty‐five.
Yakında ayrılıyor musun?Are you leaving soon?
Tom üç saat önce ayrıldı, o yüzden şimdiye kadar varmış olmalı.Tom left three hours ago so he should've arrived by now.
O odadan ayrılırken lambayı kapattı.As he left the room, he turned off the light.
Siz arkadaşlar neden ayrıldınız?Why did you guys break up?
Neden ayrıldınız arkadaşlar?Why did you guys break up?
Tom ve Mary'nin ayrılmaları hakkında bir şey duydun mu?Did you hear about Tom and Mary splitting up?
Seyahat ve toplum önünde konuşma, Tom'un işinin ayrılmaz parçalarıdır.Travel and public speaking are integral parts of Tom's job.
Ben ikinizin de ayrılmasını isteyeceğim.I'm going to ask you both to leave.
Ayrılmamız için hiçbir neden görmüyorum.I see no reason for us to leave.
Ben ayrılmanı istemeliyim.I must ask you to leave.
Kapı ayrılmadan 20 dakika önce kapatılır.Gate closes 20 minutes before departure.
Tom'dan ayrıl.Get off of Tom.
Asla Tom'la ayrılmanı tavsiye etmedim.I never advised you to break up with Tom.
Tom binadan ayrıldı ve caddede yürüdü.Tom left the building and walked down the street.
Ben derhal ayrılmamızda ısrar ediyorum.I insist that we leave immediately.
Eğer erken ayrılırsam umarım sizin için bir sakıncası yoktur.I hope you don't mind if I leave early.
Tom ihtiyatlı bir şekilde partiden erken ayrıldı.Tom discreetly left the party early.
Misafirlerimiz kısa süre içinde ayrılıyor olacaklar.Our guests will be leaving shortly.

İlgili Sayfalar