ayrıcalık ile cümle
ayrıcalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. Name시스템 전역 글꼴 설정을 수정하려면 권한이 필요합니다. Name
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameName
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameName
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameName
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameSe necesitan privilegios para modificar la configuración global del sistema de tipos de letra. Name
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameSpreminjanje sistemskih nastavitev pisav potrebuje posebna dovoljenja. Name
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameWijzigen van de systeembrede lettertypen vereist rechten.Name
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameZum Ändern der systemweiten Schrift-Einstellungen sind besondere Berechtigungen nötig.Name
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameΓια την μορφοποίηση ρυθμίσεων των γραμματοσειρών του συστήματος χρειάζονται προνόμια. Name
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. NameДля зміни параметрів загальносистемних шрифтів потрібні відповідні права доступу. Name
Sistem geneli için yazı tipi yapılandırması yapabilmek için ayrıcalıklar gerekiyor. Nameעדכון הגדרת גופן מערכת דורש הרשאותName
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.Bez pochwał, proszę.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.- Đó là 1 vinh dự. - Xin đừng ca tụng nữa, làm ơn.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.- Du gehörst zu den Privilegierten.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.- Esti privilegiata.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız. - Hayır, övüyorlar, lütfen!- Kiváltságos vagy.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız. - Hayır, övüyorlar, lütfen!- Вы привилегированный - Пожалуйста, без похвалы.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.- Máš ohromnou výhodu.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.-Niente lodi, per favore.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.- Tu es une privilégiée.
- Siz ayrıcalıklı konumdasınız.- Μη με κολακεύετε, σας παρακαλώ.
Sonra sen mükemmel bir şekilde büyüdün Seni izlemek harikaydı, her gün bir ayrıcalıktı.Lumea nu este plina de curcubee si rasarituri
Teşekkürler! Yirmi yaşıma basmadan önceki son günümü burada geçirmek gerçekten bir şeref ve bir ayrıcalık.תודה רבה! זה כבוד גדול להיות כאן
Teşekkürler! Yirmi yaşıma basmadan önceki son günümü burada geçirmek gerçekten bir şeref ve bir ayrıcalık.شكراً، إنّه لشرفٌ وإمتياز أن أكون هنا
Teşekkürler! Yirmi yaşıma basmadan önceki son günümü burada geçirmek gerçekten bir şeref ve bir ayrıcalık.ここで過ごせてとても光栄です
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Den diskussionen kan inte föras utan skam, för man kan inte prata om ras utan att prata om privilegium.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Du kan ikke have den samtale uden skam, for du kan ikke tale om race uden at tale om privilegier.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.수치심 없이는 그 대화를 가질 수 없습니다. 특권을 언급하지 않고는 인종에 대해 말할 수 없기 때문이죠.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Não podemos ter essa conversa sem vergonha, porque não podemos falar sobre raça sem falar de privilégios.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Nejde o tom hovořit beze studu, protože nemůžete mluvit o rase, aniž byste mluvili o výsadách.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Rotupuhe koskee aina etuoikeuksia
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Tega pogovora ne moremo imeti brez sramu, ker ne moreš govoriti o rasi, ne da bi govoril o privilegiranosti.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Не можна говорити на цю тему без сорому, тому що ніхто не може говорити про расу, не торкаючись привілеїв.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.Этот разговор невозможен без стыда, потому что невозможно говорить о расе, не говоря о привилегии.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.הדיאלוג הזה לא יצליח בלי הבושה, כי אי-אפשר לדבר על נושאי גזע מבלי לדבר על זכויות-יתר.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.لا نستطيع أن نبدأ مثل هكذا حوار من دون العار، لأنه لايمكنك الكلام عن العرق من دون الكلام عن الإمتيازات.
Utanç olmadan o konuşmayı yapamazsınız, çünkü ayrıcalık hakkında konuşmadan ırk hakkında konuşamazsınız.特権に触れずに人種問題について話せません 特権のことを話すとすれば
Vay be, ne büyük ayrıcalık!E che previlegio è stato.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Het was me een waar voorrecht.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Nieźle. Co za zaszczyt.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Og sikke et privilegie det har været.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Şi ce mai privilegiu a fost ăsta.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Super! Quel privilège!
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Und was für eine Ehre das war.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Y qué privilegio ha sido el mío.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!И само каква привилегия беше това.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!Ого! Вот это честь!
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.A ja sa cítim byť poctený, že som naň narazil bývajúc na Maledivách.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.E io sono molto fortunato ad averla incontrata, vivendo alle Maldive.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.En ik voel me zeer bevoorrecht hier tegenaan gelopen te zijn, levend op de Malediven.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Je me considère chanceux d'être tombé sur ça en habitant aux Maldives.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Kiváltságos helyzetben érzem magam, hogy belebotlottam Maldív-szigeteki életem során.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.몰디브에 살다가 제가 그 이야기를 발견하게 되어 큰 영광으로 생각합니다.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Og jeg føler mig meget priviligeret over at have fundet den ved at leve i Maldiverne.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Si ma simt foarte privilegiat sa ma fi impiedicat de ea traind in Maldive.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Tunnen oloni etuoikeutetuksi törmättyäni siihen asuessani Malediiveilla.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Und ich fühle mich sehr geehrt, dass ich darüber gestolpert bin, während ich auf den Malediven lebte.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Và tôi thấy đó là một đặc quyền khi được tìm hiểu nó trong lúc sống ở Maldives.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Y me siento muy privilegiado de haberme topado con ella mientras vivo en las Maldivas.
Ve ben kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum Maldivlerde karşıma çıktığı için.Και νιώθω προνομιούχος που την ανακάλυψα τυχαία ζώντας στις Μαλδίβες.