aynası ile cümle
aynası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sen benim için tek aynasın.You're the only mirror for me.
Dikiz aynası düştü.The rear-view mirror fell off.
Aynasını kırdığım için beni bağışladı.She forgave me for breaking her mirror.
Tom trafiğe çıkmadan önce dikiz aynasını kontrol etti.Tom checked his rearview mirror before pulling out into traffic.
Tom, sürücü koltuğuna oturdu ve dikiz aynasını ayarladı.Tom sat in the driver's seat and adjusted the rearview mirror.
Gözler ruhun aynasıdır.The eyes are windows to the soul.
Bir aynasız olmayın.Don't be a pig.
Tom bir aynasızdır.Tom is a pig.
Tom dikiz aynasını kontrol etti.Tom checked the rearview mirror.
Tom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.Tom noticed a police car in the rear-view mirror.
O bir aynasız.He's a shamus.
Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.Tom always looks in the rearview mirror before he backs up.
Tom dikiz aynasına baktı.Tom glanced at the rear-view mirror.
Tom banyo aynasında kendine baktı.Tom looked at himself in the bathroom mirror.
Tom dikiz aynasında kendine baktı.Tom looked at himself in the rear-view mirror.
Tom kendisine bakarak bir boy aynasının önünde durdu.Tom stood in front of a full-length mirror, looking at himself.
Restoranın aynasına yansımış denizi gördük.We saw the sea reflected in the mirror of the restaurant.
Yatak odamda bir boy aynası var.I have a full-length mirror in my bedroom.
Aynasızları atlatmamız lazım, gazla hadi!We gotta lose the heat, step on it!
Mary onun sihirli aynasına baktı.Mary looked into her magic mirror.
Kırmızı ve mavi ışıklar dikiz aynasında yanıp sönmeye başladı.Red and blue lights started flashing in the rearview mirror.
Teleskobun aynasının mükemmel biçimde pürüzsüz olması gerek.The telescope's mirror needs to be perfectly smooth.
Teleskopların birincil ve ikincil aynası vardır.Telescopes have a primary and a secondary mirror.
Tom'un dikiz aynasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed in Tom's rearview mirror.
Neden dikiz aynasına bakmaya devam ediyorsun?Why do you keep looking in your rear-view mirror?
Kendini dev aynasında görme Tom.Get over yourself, Tom.
Bu esas talimatlar nedeniyle, her zerre evrenin küçük bir aynasıdır.By virtue of these intrinsic instructions, each monad is like a little mirror of the universe.
Kelid Aynası, ilk kitapta Felsefe Taşı için konulan son önlemdir.The Mirror of Erised was the final protection given to the Philosopher's Stone in the first book.
Birinin diğerinin aynası olması için onları çevirebilirsiniz.We can turn them so that one looks at the other as in a mirror.
Ve kilise ölçünün aynası, Tanrı'nın evreni yarattığı sayılar olacaktı.And the church could mirror the measure, the numbers with which God had created the universe.
Sanki gizli bir dünyanın aynası.It's like a looking glass into a hidden world.
Siyamatiği ayrıca doğanın bir aynası olarak kullanabiliriz.We can also use cymatics as a looking glass into nature.
O aynasızlar 2 sokak boyunca peşimden koşturup durdularThat bastard is a runner. He chased me for two street.
Sen Bilinç'in aynasısın.You're the mirror of consciousness.
Sen Bilinç'in a,Aynasısın.[music] You are the Mirror of Consciousness
Sadece önüne bakma, dikiz aynasına ve yan aynalara da bak.Don't just look in front, look at your rear and side mirrors too.
Kapı aynası muhafaza aracı changer bölümüne bağlayan en üst ayraç kaldırınFirst remove the top-most bracket connecting the panels to the tool changer part of the enclosure
Ben put gibi kesilmiştim, donakalmıştım, bakabildiğim tek şey dikiz aynasıydı.I was so petrified and so numb, all I could look was in the rear-view mirror.
Onun aynası bizdik.We were his mirror.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.And one piece of engineering that I want to leave you with as regards this telescope is the mirror.
Kolodyon teleskop aynası gibi optik araçları temizlemede kullanılır.Collodion is used in the cleaning of optics such as telescope mirrors.
Reflektronun uçuş tüpüne (solda) bağlı bir iyon aynası (sağda).An ion mirror (right) attached to a flight tube (left) of the reflectron.
Koltuk kaldırıcı kam seti Kapı aynası plakası debriyaj Kaydırıcı [1]Seat lifter cam set Door mirror plate clutch Striker Slider[1]
Eserleri dönemin aynasıdır.His artwork is reflective of the time period.
Simyanın Aynası, Latince'de Speculum Alchemiae olarak bilinmekte olan kısa bir simya kılavuzudur.The Mirror of Alchimy is a short alchemical manual, known in Latin as Speculum Alchemiae.
Simyanın Aynası, Latince ve Fransızca olarak bulunan daha önceki eserlerin bir çevirisidir.The Mirror of Alchimy is a translation of earlier works found in Latin and French.
Gözler kalbin aynasıdır.Les yeux sont le miroir de l'âme.
Yüz, kalbin aynasıdır.Le visage est le miroir de l'âme.
Elinde aynası eksik olmaz.Le patronyme est inexistant.
Bu esas talimatlar nedeniyle, her zerre evrenin küçük bir aynasıdır.En virtud de estas instrucciones intrínsecas, cada mónada es como un pequeño espejo del universo.
Sonuç olarak komedya, Atina demokrasisinin bir aynasıydı.La asamblea fue el símbolo de la democracia ateniense.
Dikiz aynası düştü.Зеркало заднего вида отвалилось.
Oluşan çökelti, gümüş aynasıdır.Выглядит как прямоугольный продолговатый серебристый ящик.
Bu esas talimatlar nedeniyle, her zerre evrenin küçük bir aynasıdır.Pelo princípio dessas instruções intrínsecas, cada mônada é como um pequeno espelho do universo.
JCMT, Manua Kea’da bulunan teleskoplar arasındaki en büyük ikinci teleskop aynasına sahiptir.O JCMT tem o segundo maior espelho de telescópio em Mauna Kea.
Duman aynasına hapis edildi ve taştan bir heykele çevirildi.Foi derrotada e transformada em uma estátua de pedra.
Butterfly yalpazesini, çubuğunu ve aynasını Pinkerton'a gösterir.Butterfly haalt uit haar mouw haar schatten tevoorschijn en toont deze aan Pinkerton.
Sonuç olarak komedya, Atina demokrasisinin bir aynasıydı.Het is betekenisvol dat deze beelden een herinnering waren aan de stichting van de Atheense democratie.
Ne olduğu bilinmiyor ve aynası ruhuna bağlıdır.Wierzy w duchy i interesuje się sprawą dworu.
Bunny ile olan yaşamı annesiyle olan yaşamının bir aynası gibidir.Ranvira boli to, co jego brat robi ze swoim życiem.
İlgili Sayfalar