aylık ile cümle

aylık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ortalama 2.5 aylıkken tanı koyulabilir.Obežnú dobu majú približne 2,5 roka.
Birkaç aylıkken ailesi İngiltere'ye taşındı ve dört yaşına kadar orada kaldı.V dvoch mesiacoch, sa s rodinou presťahovala do Londýna, kde žila do jej šiestich rokov.
Onlar küçük Ahmed'i Mevlevîliğe kabul ederek henüz 22 aylıkken başına sikke giydirirler.V tejto sezóne obliekol aj reprezentačný dres Slovenska do 18 rokov.
Kırsal alanda 5 aylık Akbaşlar sürülere çobanlık yapmaya başlarlar.Švajčiarsky durič sa už vo veku 5 mesiacov začína prejavovať ako poľnovnícky pes.
Aylık yayımlanıyor.Vychádza mesačne.
Modern Zamanlar - İki Aylık.Dogajalni čas: Dva dni.
Jolie, ikinci çocuğu olan Zahara Marley'i altı aylıkken Etiyopya'dan 6 Haziran 2005'te evlat edindi.Angelina Jolie je šestmesečno Zaharo Marley iz Etiopije posvojila 6. julija 2005.
2010'dan beri Belçika'da en yaygın aylık dergi “Joods Actueel” için köşe yazıları yazıyor.Od leta 2010 je aktiven z mesečnimi kolumnami za belgijski judovski časnik »Joods Aktuel«.
Bu aylık dergi, iki yıl kadar süreyle yayımlandı.Časopis Times je o tem primeru poročal še več kot 2 meseca.
Yedi aylık bir çalışmanın ardından yurduna döndü.Po sedmih mesecih dela pa je domov odšel za vedno.
İlk dozun 12 - 18 aylık iken verilmesi önerilir.Začetni odmerek je priporočljivo dati med 12. in 18. mesecem starosti.
Aylık ortalama 10 milyon kullanıcısı vardır.Stran je obiskalo okoli deset milijonov uporabnikov na uro.
2013 yılından günümüze aylık yayınlanan OT Dergi'de düzenli olarak yazmaktadır.Od leta 2013 redno hodi na tedenska gostovanja v okviru projekta Erasmus.
Geleneksel olarak, tanı tansiyon aleti ile bir aylık aralıklarla üç ayrı ölçüm yapılmasını gerektirir. .Tradicionalno, se za to zahteva tri ločene meritve s sfigmomanometrom z enomesečnimi intervali.
Büyük ırkların kancıkları genellikle 8-9 aylıkken ilk kez kızışırlar.Rimljani jih prvič bežno omenjajo leta 8-6 pr. n. št.
En az dört aylık bir staj dahil olmak üzere, bir yıl sürer.Kursas trunka vienerius metus, įskaitant ne mažiau kaip keturių mėnesių stažuotės.
Maaş, İşveren tarafından, çoğunlukla günlük, haftalık veya aylık şekilde ödenir.Dažniausiai darbo apmokėjimas vertinamas valandiniais, savaitiniais, mėnesiniais, metiniais tarifais.
Dergi aylık hale geldi. çıkıyordu.Leidinį pratęsė mėnesinis žurnalas „Taip ir ne“.
2007 yılının başından bu yana elektronik aylık bilet sistemi kullanılmaktadır.Kauno viešajame transporte nuo 2007 m. įdiegtas elektroninio bilieto projektas.
Bu yükseliş maaşlarının aylık 600 euroya çıkmasını sağlamıştır.Planuojama, jog biudžetas sieks 600 000 eurų per metus.
Ocak-Eylül 2001 döneminde bir çalışanın ortalama aylık maaşı 329 ML olmuştur.1973–2003 m. vidutinis amerikiečio mėnesinis darbo vidurkis buvo 199 valandos.
Genç karıncayiyenler dokuz ila on aylık oldujklarında kendi başlarına yaşamaya başlarlar.9 mėnesių amžiaus jaunikliai tampa savarankiški.
Aylık ortalama 10 milyon kullanıcısı vardır.Svetainę per mėnesį aplanko daugiau nei 30 mln. interneto vartotojų.
(Аl uuluñdu kоynuñа, Jеr еnе!). // Kardеş Kalеmlеr Aylık Avrasya Dеrgisi.Kontas (gr. κοντός; lot. contus) – ilga medinė kavalerijos ietis.
Philo, Caligula'nın ilk yedi aylık yönetimini tamamen mutluluk dolu olarak tasvir eder.Philo kirjeldab Caligula valitsemisaja seitset esimest kuud õndsatena.
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.Pardal oli ka poole aasta jagu toidu- ja joogivarusid.
11 aylıkken Playskool reklamında oynayarak oyunculuğa başladı.Esimest korda esines ta televisioonis 11 kuu vanuselt mänge ja mänguasju tootva ettevõtte Playskool reklaamis.
Olağanüstü askeri zamanlarda, altı aylık bir dönemliğine bir diktatör atanırdı.Reaalse ohu korral anti võim kuni kuueks kuuks diktaatorile.
Açılım dediğimiz şey üç-dört aylık bir süreç.Operatsiooniks oli ette nähtud 3–4 kuud.
Sıfır derecenin altında aylık ortalama sıcaklık görülmez.Iga kuu keskmine temperatuur on üle nulli.
2013'te Facebook istatistiklerine göre oyunda 12 milyondan fazla aylık kullanıcı vardır.Tootja väitel mängib mängu päevas keskmiselt üle 12 miljoni inimese.
Rampa, aylık 6600 $'a ve Grasshopper uçuşu testleri için ek olarak 25 Bin $'a kiralanmıştır.Liisingumakse olnuks 6600 dollarit kuus pluss 25 000 dollarit iga katselennu kohta.
Doğduğu sırada annesi uyuşturucudan tutuklu olduğu için 3 aylıkken bir akrabasının yanına yollandı.1990. aastatel peeti ta vähemalt kolmel korral politsei poolt kinni seoses narkootikumide omamisega.
Her McDonald's işletmecisi, restoranı faaliyete geçmeden önce 8-12 aylık bir eğitim alır.Standard treiler jõuab kinolinale kuus kuni kaheksa nädalat enne filmi.
Örneğin, yedi günlük, yedi aylık ya da yedi yıllık dönemlerin varlıkların gelişiminde baskın rolleri vardır.Siiski kulus seitse aastat, seitse kuud ja seitse päeva kirikuuuste avamiseni.
Memur (Arapça: مؤمور), devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli.Riigiametnik (ka ametnik) on ametnik, kes töötab riigiteenistuses.
0.005 olarak aynı şeydir% 0.5 aylık.これは毎月の金利です。
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.결국 10개월, 거의 1년을 기다린 끝에 정형외과의를 보러 갔죠.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Akhirnya dapat bertemu dengannya setelah 10 bulan penungguan -- hampir setahun.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Am ajuns în cele din urmă la o consultaţie dupa 10 luni de aşteptare - aproape un an.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Au final, je l'ai vu après 10 mois d'attente -- presque un an.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Cuõi cùng tôi cũng gặp được ông ấy sau ròng rã mười tháng đợi chờ, gần cả năm đấy
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Efter 10 månader - nästan ett år - fick jag äntligen träffa honom.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Endelig kom jeg til hos ham efter 10 måneders ventetid - næsten et år.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Finalmente pudo atenderme luego de 10 meses de espera, casi un año.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Finalmente sono riuscita a vederlo dopo dieci mesi di attesa. Quasi un anno.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Ik kon bij hem terecht na 10 maanden wachten -- bijna een jaar.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Letztendlich durfte ich dann nach zehn Monaten Wartezeit zu ihm -- fast ein Jahr.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Nakonec jsem se k němu dostala po 10 měsících čekání - skoro za rok.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Po desatich mesiacoch čakania, takmer po roku, som šla k nemu na vyšetrenie.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Végül 10 hónap várakozás után be is jutottam, ami majdnem egy év.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.W końcu udało mi się z nim zobaczyć po 10 miesiącach czekania - prawie roku.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Κατάφερα να τον δω μετά από 10 μήνες αναμονής - σχεδόν ένα χρόνο.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Най-накрая отидох да видя доктора след 10 месеца чакане - почти година.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Наконец я попала на приём к нему, после 10 месяцев ожидания, я ждала почти год.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Нарешті я потрапила до нього на прийом, після 10 місяців очікування, я чекала майже рік.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.לבסוף זכיתי לפגוש אותו אחרי עשרה חודשים - כמעט שנה.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.و أستطعت أخيراَ مقابلته بعد 10 شهور من الإنتظار -- تكاد تكون سنة
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.それが無料という事なのですね
18 aylık oğluna dönüp bağırmış, "Hayır, erkek çocuklarının çantaları olmaz."Les garçons n'ont pas de sac à main !"
İlgili Sayfalar