Ana içeriğe geç
Sözlük

aydınlatıcı ile cümle

aydınlatıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Onların yorumları aydınlatıcıydı.Their comments were illuminating.
Bu aydınlatıcı.This is enlightening.
Bu gezi çok aydınlatıcı.The trip was very informative.
O çok aydınlatıcıydı.That was very enlightening.
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.And this might be completely confusing for you, so ignore it if it is, but it might be insightful.
Evet, işte ebeveynlikle ilgili aydınlatıcı bazı gerçekler.Well, here's some sobering facts about parenting.
Genetik açıdan kontrollü çalışmaların aydınlatıcı bazı sonuçları var.The genetically controlled studies have some sobering results.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.If you find it enlightening, all the better.
Bu adımda aydınlatıcı kalem kullanarak yüzümüzü parlatacağız.Bu adımda aydınlatıcı kalem kullanarak yüzümüzü parlatacağız.
Sizden aydınlatıcı bir haber alana dek ben kırda, ırmağın sığ yerinde bekleyeceğim.››Behold, I will stay at the fords of the wilderness, until word comes from you to inform me."
Ve izniyle, Allah'a da'vetçi ve aydınlatıcı bir lamba olarak (gönderdik).And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
O, dinlenmeniz için geceyi, gündüzü de aydınlatıcı (mubsir) olarak sizin için yaratmıştır.It is He who made the night for you to rest, and made the day enlightening.
Ve izniyle, halkı Allah'a davetçi ve aydınlatıcı bir ışık olarak yolladık.And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
İşte ben O’nun tarafından, sizi uyarmak için gönderilen aydınlatıcı bir elçiyim.I give you a clear warning from Him.
Rabbinizden size aydınlatıcı bilgiler gelmiş bulunuyor.To you have come signs from your Lord, (and the light of understanding).
ALLAH'a, O'nun izniyle çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir ışık olarak...And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Bunlar, halk için aydınlatıcı delillerdir, kesin inanca sahip bir topluma bir rehber ve rahmettir.These are precepts of wisdom for men, and guidance and grace for people who believe with certainty.
Resulleri onlara açık-seçik mesajlar, sayfalar ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.Their apostles came Unto them with evidences and scriptures and a Book luminous.
Onlara peygamberleri mucizelerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.Their apostles came Unto them with evidences and scriptures and a Book luminous.
Elçileri kendilerine apaçık belgeler, ilahiler ve aydınlatıcı kitaplar getirdilerTheir apostles came Unto them with evidences and scriptures and a Book luminous.
Açık-seçik deliller, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi onlar.They came with the proofs, and the Psalms, and the Illuminating Scripture.
Bu konuda geçmişe bakıp aydınlatıcı dersler almak mümkün.History provides illuminating lessons.
Aydınlatıcı St Gregory tarafından 4. yüzyılda kurulan Amaras Manastırı.The Amaras Monastery, founded in the 4th century by St Gregory the Illuminator.
Amaras Aydınlatıcı Aziz Grigor'in torunu Aziz Grigoris'in mezar yeriydi.Amaras was the burial place of St. Gregory the Illuminator's grandson, St. Grigoris (died in 338).
Gavril Stefanović Venclović, Sırp rahip, yazar, şair, hatip, filozof ve aydınlatıcı.Gavril Stefanović Venclović Serb priest, writer, poet, orator, philosopher, and illuminator.
Sahakanuş, Arşak Kralları ve Aydınlatıcı Grigor'un soyundan geliyordu.She was a descendant of the Arsacid Kings and Saint Gregory the Illuminator.
Öykü Klein’in son anlarını aydınlatıcı bir şekilde sona ermektedir.Die Erzählung endet mit Kleins letzten epiphaniehaften Augenblicken.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Perciò lo spettro mostrato dalle nebulose a riflessione è simile a quello delle stelle che le illuminano.
Tablo, sanatçının teknik anlamda ulaştığı noktayı göstermesi açısından son derece aydınlatıcıdır.Dal punto di vista tecnico il film rivela l'abilità raggiunta dal regista.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Por isso, o espectro das nebulosas de reflexão é semelhante ao das estrelas que as iluminam.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Reflectienevels, zoals hun naam reeds doet vermoeden, reflecteren het licht van nabij gelegen sterren.
Fevkalade aydınlatıcı bir eser.Jest wybitnie światłolubna.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Stąd widma częstotliwości wykazywane przez mgławice refleksyjne są podobne do gwiazd, które je oświetlają.
Fevkalade aydınlatıcı bir eser.Vilket fantastiskt avslöjande material!
Fevkalade aydınlatıcı bir eser.Загальна пояснювальна записка.
Ancak en aydınlatıcı bulgular Hititlerden öteye gitmiyor.Pozitivnějších slov nenachází ani pro peripatetiky.
Fevkalade aydınlatıcı bir eser.Se on silkkimäisen kiiltävä.
Fevkalade aydınlatıcı bir eser.1 Bài tiểu luận vô cùng sơ sài.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.因此,反射星雲顯示出的頻率光譜與照亮他的恆星相似。
Öykü Klein’in son anlarını aydınlatıcı bir şekilde sona ermektedir.הסיפור מסתיים בתיאור קורותיו של קין.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Se lo trovi illuminante, meglio.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Se você achou isso esclarecedor, tanto melhor!
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Wenn Sie es aufschlussreiche, umso besser finden.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Ако го намирате за полезно, още по-добре.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.واذا ودتموه منيراً، فإن هذا يعتبر افضل
Anketlerin sunduğu zaman serileri Avrupa’daki esrar kullanımının gelişimine dair aydınlatıcı olabilir.A felmérésekből kapott idősorok rávilágíthatnak a kannabiszhasználat európai alakulására.
Anketlerin sunduğu zaman serileri Avrupa’daki esrar kullanımının gelişimine dair aydınlatıcı olabilir.Časové postupnosti poskytované prieskumami môžu vrhnúť svetlo na vývoj užívania kanabisu v Európe.
Anketlerin sunduğu zaman serileri Avrupa’daki esrar kullanımının gelişimine dair aydınlatıcı olabilir.Dalším důležitým úkolem v této oblasti je lepší pochopení faktorů souvisejících s ukončením užívání drogy.
Anketlerin sunduğu zaman serileri Avrupa’daki esrar kullanımının gelişimine dair aydınlatıcı olabilir.De tidsserier som tas fram utifrån enkäter kan belysa hur användningen av cannabis i Europa har utvecklats.
Anketlerin sunduğu zaman serileri Avrupa’daki esrar kullanımının gelişimine dair aydınlatıcı olabilir.Longitudinale reeksen uit enquêtes kunnen licht werpen op de ontwikkeling van het cannabisgebruik in Europa.
Anketlerin sunduğu zaman serileri Avrupa’daki esrar kullanımının gelişimine dair aydınlatıcı olabilir.Tutkimuksista saatavat aikasarjat voivat valottaa kannabiksen käytössä Euroopassa tapahtunutta kehitystä.
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.Dit kan je nu volledig vreemd in de oren klinken, in dat geval: vergeet het, maar zoniet, dan kan
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.이것 곱하기 역수를 한 것입니다. 제가 하는 말은요,
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.Y esto podría ser completamente confuso para ustedes, así que ignórenlo si lo es, pero podría ser útil.
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.وربما ان هذا مزعج بالنسبة لكم، لذا تجاهلوه اذا كان كذلك، لكنها ربما بصيرة
Bu, yalnız olmadığınızla ilgili. Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Chodzi o to, by wiedzieć, że nie jesteśmy sami, żeby spojrzeć na sąsiadów w nowy, pouczający sposób.
Düz fırçayı ve azıcık aydınlatıcıyı tekrar alın ve kaş kavisinizin altına uygulayın.Reprenez le pinceau plat et appliquez un peu d'enlumineur juste en sous de l'arcade sourcilière.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Cred că finalul poveștii cu nava Essex oferă un exemplu edificator, deși tragic.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Creo que el final de la historia del ballenero Essex ofrece un ejemplo esclarecedor, aunque trágico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Direi che la conclusione della storia della Essex offre un esempio illuminante, anche se tragico.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod