Binaların yapımına öğrenci eliyle devam edildi aydınlatma lüks lambalarıyla sağlanıyordu.Ohjaaja näki työskennellä sisällä olevan kynttilän valossa.
Yakılan her kitap dünyayı aydınlatır.Jokainen poltettu kirja valaisee maailmaa.
Mutlak aydınlatma gücü 3.7×1010 L☉.H απόλυτη φωτεινότητα του είναι 3,7×1010 L☉.
Ya aydınlık ya da karanlık.Φως και Σκοτάδι.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Το slogan ήταν το hashtag #LightUp.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Αλλά για ένα δευτερόλεπτο, μια ακτίνα φωτός κατέβηκε από τους ουρανούς και φώτισε το δάσος».
Dış bir kaynak tarafından aydınlatılan foto-buharlaşan Öngezegensel disk'lere proplyd’ler denir.Οι εξωτερικά φωτισμένοι φωτοεξατμιζόμενοι δίσκοι ονομάζονται proplyds.
Heykel, geceleri aydınlatılmaktadır.Το άγαλμα ήταν φωτισμένο το βράδυ.
Refrain Güneş yükselir O gün, Ve Kongo diyarı aydınlanır.Χορωδία Τη μέρα αυτή ο ήλιος ανατέλλει Και το Κονγκό μας στέκει ολόλαμπρο.
Şöyle der: “Aydınlar somut olmak zorundadırlar.Εξαποστειλάρια: "Εξαπόστειλον το φως σου...".
Yakınlarında bulunan değişen yıldız V380 Orionis'in ışığı ile aydınlanmaktadır.Είναι νεφέλωμα ανάκλασης, καθώς το φως του είναι ανακλώμενο φως του μεταβλητού αστέρα V380 Ωρίωνος.
1968 yılında ise aydınlatma sistemi kuruldu.Το 1938 ο φωτιστικός μηχανισμός του ανανεώθηκε.
Ağaçlar sadece Aman’ı aydınlattı ve Orta Dünya karanlık bir döneme girdi.Τα δέντρα φώτιζαν το Aman, αφήνωντας όμως την υπόλοιπη γη στο σκοτάδι, να φωτίζεται μόνο από τα αστέρια.
Söz konusu esrarengiz konular, geleneksel bilim tarafından aydınlatılamayan konulardır.Ίσως είναι γνήσιος όταν μιλάει για μή επιστημονικά θέματα.
Aydınlık artışı tüm elektromıknatıssal izgeyi kapsayarak, X ışınlarından radyo dalgalarına kadar uzanır.Η φωτεινότητα αυξάνει σε όλο το φάσμα, από τις ακτίνες Χ έως τα ραδιοκύματα.
Fakat bu, Aydınlanma dönemine kadar farklı bir tarzda ortaya çıkmadı.Δεν κάνει σημάντικες εμφανίσεις μέχρι την ημέρα της εκλείψεως.
Makedonya Cumhuriyetinde ise 24 Mayıs günü Aziz Kiril ve Metodius Aydınlanma Günü olarak kutlanmaktadır.Η Ημέρα της Βιβλιοθήκης είναι η 24η Μαΐου, ημέρα των ιεραποστόλων Αγίων Κύριλλου και Μεθόδιου.
Dönem Aydın Milletvekili Mehmet Erdem Uğurlu, futbolcu.Ο Παναθηναϊκός πρωταθλητής Ελλάδος εις το ποδόσφαιρον, εφημ.
Sahne kararır, aydınlandığı zaman gece olmuştur.Ολημερίς το χτίζανε, το βράδυ εγκρεμιζόταν.
Mutluluk ve keder, yaşam ve ölüm, karanlık ve aydınlık..Θερμότητα και κρύο, ζωή και θάνατος, και φυσικά...
Tam bugünlerde Dilek’in karşısına Aydın çıkar ve kontrolsüz arzusunu Dilek’e yöneltir.Οι ευσεβείς πόθοι κρύβουν πίσω τους την επίκληση στο συναίσθημα και αποτελεί πλάνη αγνοίας ελέγχου.
Ayrıca bakınız: Aydınköy.Δείτε επίσης: Σήμα Ουάου!
Fenerbahçe sezona 1-6'lık Aydınspor hezimeti ile başladı.Οι Μπρόνκος ξεκίνησαν την μετά-Έλγουει εποχή με ρεκόρ 6-10.
Ya aydınlık ya da karanlık.Lys og mørke.
Camera lucida özel aydınlatma istemeyen hafif ve taşınabilir bir alettir.Camera lucida er et let, bærbart apparat, der ikke kræver specielle lysforhold.
1933 - Almanya'da Joseph Goebbels, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı oldu.1933 - Joseph Goebbels bliver tysk minister for information og propaganda.
II. Joseph aydınlanmış mutlakiyet çerçevesinde birçok reform yaptı.Josef 2. gennemførte flere reformer indenfor rammerne af det oplyste enevælde.
Krypton, diğer asal gazlar gibi aydınlatma ve fotoğrafçılıkta da kullanılır.Krypton kan, ligesom de andre ædelgasser, bruges til belysning og fotografi.
Bu büyük hikâye; karanlıkla aydınlığın mücadelesinde aydınlığın zaferi olarak betimlenmektedir.Festivalen er lysets (det godes) højtidelighedsholdelse, som vinder over mørket (det onde).
Bu aydınlık Tough Love'a bir gönderme.Ikke at forveksle med Torsted Sogn.
LCD ekranlarda olduğu gibi bunlar için arkadan aydınlatma gerekmez.OLED-skærme kan ikke vise et billede uden at lyse, som LCD-skærme.
Bu inşaatlar sonrasında 1891'de sokakları ilk kez elektrikle aydınlatılan kuzey Avrupa şehri oldu.I 1891 fik Hammerfest, som den første by i hele Norden, elektrisk lys i gaderne.
Etyolojisi kesin olarak aydınlatılamamıştır.Etymologien er ikke helt afklaret.
Aydın SavunmasıEt stærkt forsvar.
Aydın sınıf tarafından oluşturulmuştur.Den kreative klasses legestue.
Zîlan, Aydın Müzik, 2004.Musikalsk eventyr, 2004.
Fakat Berjon'un stiline aydınlanma çağında adapte olduğunu gösterirler.Blondel moderniserede byen i Oplysningstidens æstetik.
Aydın Gün 1980 Deli Dolu (reji.)Ebbe Kløvedal Reich (1983) Mangeord.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Gautama Buddha er altid afbilledet tynd.
Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır.Hvis noget har sneget sig for tæt på, vil det skinnende lys i dens øjne være din ende.
Sahne kararır, aydınlandığı zaman gece olmuştur.Om dagen vævede hun, og om natten optrævlede hun det vævede igen.
En geniş anlamı ile, ışıkölçer(fotometre), aydınlık ölçümü yapmaya yarayan herhangi bir aygıttır.Et Lucimeter eller et fotometer er et instrument til at måle intensiteten af lys.
Erişim tarihi: 28 Şubat 2013. ^ "Erdoğan: Olayın aydınlatılmasını beklemek lazım".Video på Danmarks Radios hjemmeside 27. august 2013. »Det handler om at stoppe en massakre«.
Altın, bilgeliğin, aydınlanmanın sembolüdür.I islam er den symbol for visdom.
Bu kuasar hâlâ civarındaki 3C 273 gibi quasarlardan ciddi biçimde aydınlıktır.Den er fremdeles betydelig mer lyssterk enn andre kvasarer i nærheten som for eksempel 3C 273.
Pişirmede ve aydınlatmada kullanılır.Benyttes både til matlaging og belysning.
Emre Aydın ile bir de düet yapmıştır.Han ble godtatt av både kongen og av witan (de ledende menn og rikets råd).
Aşık Aydın olarak da bilinir.Vennskapelig kjærlighet er også kjent som affektiv kjærlighet.
Bunlar; Konya, Aydın ve Muğla çevrelerinden getirtilerek yerleştirilmişlerdir.Disse er forkastet med bare svake bølgeformasjoner som er godt synlige.
Stadın aydınlatma gücü 1400'luxtur.Lysanlegget er på 1400 lux.
Aydınoğuları, başlangıçta Osmanlılarla dostane ilişkiler kurulmuştu.Oversettelse: Flyktningene ble i begynnelsen mottatt med åpne armer.
1895, Aydın), (ö.Medelever av 1895, skal vi … vise oss uverdige?»
Öyle ki, 20. yüzyıl başlarında elektrik temel olarak aydınlatmada kullanılıyordu.På slutten av 1800-tallet brukes elektrisitet først og fremst til belysning.
Yerelnet AydındereLysende nattskyer
Aydın Tolan, kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.Harry Clearwater dør av hjerteinfarkt.
Albus, Latince "beyaz" anlamına gelir ve bilgelik ile aydınlanmayı temsil eder.Albus er latin, og betyr «hvit».
Bahçede aydınlanmayı da sağlar.Belysning ble montert i parken.
Oğlu Aydın Ilgaz ile yaşamak üzere İstanbul'a döndü.Sønnen dro til Versailles med ulveliket.
Erişim tarihi: 20 Temmuz 2012. ^ Aydın, Mehmet Said.Besøkt 16. desember 2006. ^ Hakim Muhammad Said.
Yurt gazetesinde ve son olarak da Aydınlık’ta yazdı.Inne i skogen, oppe i lyset.