ayakların ile cümle

ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.你 行走 、 腳步 必 不致狹窄 . 你 奔跑 、 也 不致 跌倒
Ayakların üşüyecek. Hemen içeri gir ve ayağını sıcak suya koy. Neden bu kadar ağırsın?قدماك ستتجمدان, عليك الاسراع ووضعهما في ماء دافئ, لماذا انت ثقيلة؟
Ayakların üşüyecek. Hemen içeri gir ve ayağını sıcak suya koy.قدماك ستتجمدان من البرد, اسرعي وضعيهما في ماء دافئ
Ayakların üşüyecek.Megfagy a lábad.
Ayakların üşüyecek.Tes pieds vont geler.
Ayakların üşüyecek.Τα πόδια σου θα παγώσουν.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.as pernas de ferro; e os pés em parte de ferro e em parte de barro.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.Benene af Jern og Fødderne halvt af Jern og halvt af Ler.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.benene av jern og føttene dels av jern og dels av ler.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.dess fötter delvis av järn och delvis av lera.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.fluierele picioarele, de fer; picioarele, parte de fer, şi parte de lut.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.Golenie jego z żelaza, nogi jego częścią z żelaza, a częścią z gliny.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.Hnátové jeho z železa, nohy jeho z částky z železa a z částky z hliny.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.jeho hnáty zo železa a jeho nohy čiastočne zo železa a čiastočne z hliny.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.그 종아리는 철이요 그 발은 얼마는 철이요 얼마는 진흙이었나이다
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.Lábszárai vasból, lábai pedig részint vasból, részint cserépbõl valának.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.le gambe di ferro e i piedi in parte di ferro e in parte di creta
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ống chơn bằng sắt ; và bàn chơn thì một phần bằng sắt một phần bằng đất_sét .
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ống chơn bằng sắt; và bàn chơn thì một phần bằng sắt một phần bằng đất sét.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.pahanya dari besi dan kakinya sebagian dari besi dan sebagian lagi dari tanah liat
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.seine Schenkel waren Eisen, seine Füße waren eines Teils Eisen und eines Teils Ton.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.Sen sääret olivat rautaa, sen jalat osaksi rautaa, osaksi savea.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ses jambes, de fer; ses pieds, en partie de fer et en partie d`argile.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.stegna njena iz železa, noge njene nekaj iz železa in nekaj iz ila.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.sus piernas eran de hierro; y sus pies en parte eran de hierro y en parte de barro cocido
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.zijn benen van ijzer en zijn voeten waren van een mengsel van ijzer en klei.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.αι κνημαι αυτης εκ σιδηρου, οι ποδες αυτης μερος μεν εκ σιδηρου, μερος δε εκ πηλου.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.голени его железные, ноги его частью железные, частью глиняные.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.краката му от желязо, нозете му отчасти от желязо, а отчасти от кал.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.שקוהי די פרזל רגלוהי מנהון די פרזל ומנהון די חסף׃
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ساقاه من حديد. قدماه بعضهما من حديد والبعض من خزف.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.腿 是 鐵 的 、 腳 是 半 鐵 半 泥 的
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.腿 是 鐵 的 、 腳是 半鐵半泥的
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.바그다드의 거리에서 발 밑에 꽃을 뿌리고 있었죠.
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.ויזרקו פרחים לרגליהם ברחובות בגדאד.
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.وينثرون عليهم الورود تحت أقدامهم على طرقات بغداد.
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.しかし中東では
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanHij stuurde me een e-mail: "Als je dit ding van de grond krijgt, dan wens ik je het beste." Ondertekend:
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysan그는 제게 "만약 당신이 이것을 위로 띄운다면 행운을 빕니다."라는 이메일을
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanMe envió un correo electrónico que decía: "Si logras realizar esto te deseo lo mejor".
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanMi-a trimis un email, în care spunea:
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanPrzysłał mi maila ze słowami: "Jeśli uda ci się wystartować, życzę ci wszystkiego najlepszego." I podpisał:
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanВ своём письме он написал: "Если ты сможешь это запустить в небо — я желаю тебе всего самого лучшего".
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanИзпрати ми един имейл, в който казва:
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanהוא שלח לי אימייל שאומר "אם אתה מצליח להרים את הפרוייקט הזה
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysanوقد ارسل لي بريداً الكترونيا قال فيه " ان اقلعت بهذا الشيء عن الارض
Bana bir e-mail yollamış:"Eğer bunu ayakların yere basmezken aldıysan書いてありました 「いってらっしゃい」とのサインとともに
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Als je met je hoofd in de wolken leeft, af en toe, dan kan je je voeten beter op de grond houden.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Cred că, dacă trăiți cu capul în nori uneori, vă ajută să vă mențineți picoarele pe pământ.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Creo que vivir con la cabeza en las nubes de vez en cuando, ayuda a mantener los pies en el suelo.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.여러분이 가끔씩 머리를 구름속에 두고 산다면, 현실에 발을 딛고 사는데 도움이 된다고 생각합니다.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Om du lever med huvudet bland molnen emellanåt, hjälper det dig nog att hålla fötterna på jorden.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Penso che ogni tanto vivere con la testa fra le nuvole ci aiuta a tenere i piedi per terra.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Tôi nghĩ, thỉnh thoảng mơ màng một chút lại giúp bạn luôn tỉnh táo và thực tế.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Żyjąc czasem z głową w chmurach, łatwiej twardo stąpać po ziemi.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Πιστεύω πως αν ζούμε με το μυαλό στα σύννεφα κάθε τόσο, μας βοηθά να κρατάμε τα πόδια μας στο έδαφος.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Аз мисля, че, ако живеете с главата си в облаците, това ви помага да поддържате краката си на земята.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Я думаю, что если время от времени позволять себе "витать в облаках", это поможет "тверже стоять на ногах".
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.ההיבט המגוון ביותר, המעורר והפיוטי של הטבע. אני חושב, אם אתם חיים עם הראש בעננים
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.أعتقد أن تأمل السحب بين الحين والآخر، يساعد على المحافظة على الهدوء والاستقرار.

İlgili Sayfalar