ayaklarını ile cümle

ayaklarını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.En cámara lenta, apoyan el pie en ocho milisegundos y lo levantan en 16 milisegundos.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.Jeżeli spowolnimy nagranie, zobaczymy, że kładą stopę w ciągu 8 milisekund, i podnoszą ją przez 16 milisekund.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.Sænker vi farten, placerer de deres fødder på otte millisekunder, og fjerner dem på 16 millisekunder.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.Se rallentiamo, notiamo come attaccano i loro piedi ad 8 millisecondi, e li staccano a 16 millisecondi.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.Si l'on ralentit, ils attachent leurs pieds à 8 millisecondes et les détachent à 16 millisecondes.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.Wenn wir das nun verlangsamen, stellen ihre Füße in 8 ms Kontakt her und lösen die Verbindung in 16 ms.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.Ако го забавим, прикрепят стъпалата си за осем милисекунди и ги отделят за 17 милисекунди.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.Но если замедлить: они прикрепляют ступню за 8 миллисекунд, а отрывают за 16 миллисекунд.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.בהילוך איטי, הן מחברות את כפות רגליהן ב-8 אלפיות השניה, ומשחררות אותן ב-16 אלפיות השניה.
Eğer bunu yavaşlatırsak, sekiz milisaniyede ayaklarını eklerler, ve onları 16 milisaniyede çözerler.إذا ابطأنا العرض، إنهم تعلق قدمها في ثمانية أجزاء من الثانية، وتفصلها في 16 جزء من الثانية
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;(8:7) Tu lui as donné la domination sur les oeuvres de tes mains, Tu as tout mis sous ses pieds,
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;(8:7) поставил его владыкою над делами рук Твоих; всеположил под ноги его:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Albowiem mało mniejszym uczyniłeś go od Aniołów, chwałą i czcią ukoronowałeś go.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Chúa ban cho người quyền cai trị công việc tay Chúa làm, Khiến muôn vật phục dưới chơn người:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Chúa ban cho người quyền cai_trị công_việc tay Chúa làm , Khiến muôn vật phục dưới chơn người :
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Deste-lhe domínio sobre as obras das tuas mãos; tudo puseste debaixo de seus pés:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Dock gjorde du honom nästan till ett gudaväsen; med ära och härlighet krönte du honom.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Du hast ihn zum Herrn gemacht über deiner Hände Werk; alles hast du unter seine Füße getan:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;du satte ham over dine Hænders Værk, alt lagde du under hans Fødder,
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;En U hebt hem een plaats vlak onder Uzelf gegeven. U gaf hem een kroon van glorie en eer.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Eppure l'hai fatto poco meno degli angeli, di gloria e di onore lo hai coronato
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Hiszen kevéssel tetted õt kisebbé az Istennél, és dicsõséggel és tisztességgel megkoronáztad õt!
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;I-ai dat stăpînire peste lucrurile mînilor Tale, toate le-ai pus supt picioarele lui:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Ja kuitenkin sinä teit hänestä lähes jumal`olennon, sinä seppelöitsit hänet kunnialla ja kirkkaudella;
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Kauberi dia kuasa atas alam raya, seluruh ciptaan-Mu Kautundukkan kepadanya
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;주의 손으로 만드신 것을 다스리게 하시고 만물을 그 발 아래 두셨으니
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Le has hecho señorear sobre las obras de tus manos; todo lo has puesto debajo de sus pies
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Nebo učinil jsi ho málo menšího andělů, slávou a ctí korunoval jsi jej.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Og du gjorde ham lite ringere enn Gud, og med ære og herlighet kronte du ham.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Postavil si ga za vladarja delom svojih rok, vse si mu podložil pod noge:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Učinil si ho málo menším než je Bôh; korunoval si ho slávou a cťou.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Κατεστησας αυτον κυριον επι τα εργα των χειρων σου παντα υπεταξας υποκατω των ποδων αυτου
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Поставил си го господар над делата на ръцете Си; Всичко си подчинил под нозете му,
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;תמשילהו במעשי ידיך כל שתה תחת רגליו׃
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;‎تسلطه على اعمال يديك. جعلت كل شيء تحت قدميه‎.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;你 派 他 管 理 你 手 所 造 的 、 使 萬 物 、 就 是 一 切 的 牛 羊 、 田 野 的 獸 、 空 中 的 鳥 、 海 裡 的 魚 、 凡 經 行 海 道 的 、 都 服 在 他 的 腳 下
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;你 派 他 管理 你手所 造 的 、 使 萬物 、 就是 一切 的 牛羊 、 田野 的 獸 、 空中 的 鳥 、 海裡的魚 、 凡 經行 海道 的 、 都 服 在 他 的 腳下
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.Euroclydon는 그럼에도 불구하고, - 문을 하나에 강력한 쾌적한 제퍼, 함께 조용히 침대를 홀짝 the 호브에 발을.
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.Euroclydon, тем не менее, могучий приятный зефир никому в дверях, с ноги на плиту спокойно тостов ко сну.
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.Euroclydon, בכל זאת, הוא צפריר נעים אדיר לכל אחד ב-דלתות, עם הרגליים שלו על הכיריים בשקט קלייה לישון.
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.静かに床で乾杯コンロで彼の足。 そのの - "Euroclydonと呼ばれるその激しい風の判断では、"古い作家は言う
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A gdy było o północy, uląkł się on mąż, a obróciwszy się, ujrzał, a oto, niewiasta leży u nóg jego.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A když bylo o půl noci, ulekl se muž ten a zchopil se, a aj, žena leží u noh jeho.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A stalo sa o polnoci, že sa preľakol muž a prihnul sa, aby videl, a hľa, nejaká žena ležala pri jeho nohách.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Au milieu de la nuit, cet homme eut une frayeur; il se pencha, et voici, une femme était couchée à ses pieds.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Da es nun Mitternacht ward, erschrak der Mann und beugte sich vor; und siehe, ein Weib lag zu seinen Füßen.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.In zgodi se opolnoči, da se mož prestraši in se obrne, kajti glej, žena mu leži pri nogah!
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.밤중에 그 사람이 놀라 몸을 돌이켜 본즉 한 여인이 자기 발치에 누웠는지라
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.La miezul nopţii, omul s'a speriat; s'a plecat, şi iată că o femeie era culcată la picioarele lui.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Midt på natten blev mannen opskremt; han bøide sig frem og fikk se at der lå en kvinne ved hans føtter.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Nửa đêm, Bô-ô sợ hãi, nghiêng mình qua, kìa thấy một người nữ nằm tại dưới chơn mình.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Nửa_đêm , Bô - ô sợ_hãi , nghiêng_mình qua , kìa thấy một người nữ nằm tại dưới chơn mình .
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Ora, pela meia-noite, o homem estremeceu, voltou-se, e viu uma mulher deitada aos seus pes.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Puoliyön aikana mies säikähti ja kumartui eteenpäin; ja katso, nainen makasi hänen jalkapohjissaan.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Történt pedig éjfél tájon, hogy felrettent a férfiú, és odafordult. És ímé: asszony fekszik az õ lábainál.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Ved Midnatstide blev Manden opskræmt og bøjede sig frem, og se, da lå der en Kvinde ved hans Fødder.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Vid midnattstiden blev mannen uppskrämd och böjde sig framåt och fick då se en kvinna ligga vid hans fötter.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Και προς το μεσονυκτιον εξεστη ο ανθρωπος και συνεταραχθη και ιδου, γυνη εκοιματο παρα τους ποδας αυτου.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.В полночь он содрогнулся, приподнялся, и вот, у ног его лежит женщина.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.И около среднощ човекът се стресна и обърна; и ето жена лежеше при нозете му.

İlgili Sayfalar