ayakları ile cümle

ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.It's -- I had to make little holes in the base of the needle, to shove his feet in.
Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.She's got the pedals down, but not the wheel.
Bütün gezegen ayaklarımın altında dönmekte.The entire planet is rotating beneath my feet.
Burada ayakları içeri çekilmiş.Here the legs are retracting.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.And somebody donated tennis shoes for me.
Konuşamazsan ve göremezsen kendi ayakları üzerinde duran birisi olamazsın.You can't be an independent person if you're not able to speak and you can't see.
Ayaklarıyla yere basıyor ama öne uzanmış.She's grounded by her legs but strides forward.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.The runners of their sleds were originally made of fish wrapped in caribou hide.
"Birkaç balinalar bu kıyılarda (Fife) Anno 1652, bir seksen ayakları üzerine gelmiş"Several whales have come in upon this coast (Fife) Anno 1652, one eighty feet in
"Balina, arka ayakları olmayan bir memeli hayvandır.""The whale is a mammiferous animal without hind feet."
Buzlu ayakları buz kazımak edelim ve bu ne tür bir yerde görmekLet us scrape the ice from our frosted feet, and see what sort of a place this
Ateşli bir şekilde aç kalbini onun ayaklarına fırlatabileceği anı bekledi.She feverishly awaited the moment when she could throw her hungry heart at his feet.
Saçları dağınık, elbisesinin ön kısmı düzensiz, çıplak ayakları ise biraz çirkin.The priest of her times said that she looked like
Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Lie on your stomach with your arms out and rub your feet hard.
"Nerede herkes Jeeves?" Dedi PATTERING küçük ayakları bulmak yeri ile ilgili."Where's everybody, Jeeves?" I said, finding no little feet pattering about the place.
Ayaklarım dondurma vardı, ama ben onu severdi.My feet were freezing, but I was fond of him.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.I had missed my beauty-sleep, and my feet had frozen hard, but I was past regrets.
"Ayakları soğuk," dedim."My feet are cold," I said.
Bobbie uluması ve yudum ve Bayan Bobbie çığlık ve ayaklarımı ve tüm ilgili.Bobbie's howl and gulp and Mrs. Bobbie's scream and all about my feet and all that.
Ayakların buz gibi olmuş.Aigoo. Your feet are going to freeze.
Acele edip ayaklarını sıcak suya sok.Hurry and go soak your feet in warm water.
İhtiyar wu'ya değil Karısının "minik ayaklarına" bakacağızNot Wu the Elder, but his wife's bound feet.
Uluslararası ayakları var, ve buna doğru eğilmemiz bizim için önemli.They have international branches, and it's important for us to tune into this one.
Elleri ayakları yok. bizim gibi büyük mühendislik eserleri üretemezler.They have no manipulative organs. They can't make great engineering constructs as we can.
Her şey ayaklarımın altındaydı.Everything was at my feet.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Well, that little boy will not have washed his hands.
Yusufçukların ayakları olmasına rağmen yürüyemediğini bunların sadece konmaya yaramasına ne demeli?And did you know while dragon flies have legs, they cannot walk, only land.
Alın ellerimi ve ayaklarımıTake my hands, take my legs
Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.We've got to use our brains instead of our legs.
Ayaklarının altına sererdim.I would spread the cloths under your feet:
Ben de hayallerimi seriyorum ayaklarının altına;I have spread my dreams under your feet;
Her gün, her yerde, çocuklarımız hayallerini ayaklarımızın altına seriyorlar.And every day, everywhere, our children spread their dreams beneath our feet.
Buradan akan kum bitene kadar.. Hala ayakları üzerinde duruyorsa 10"luk Gümüş para kazanır.Before the sand runs out, if you are still... on your feet, you get one tael of silver
Peter'ın çıplak ayaklarına bakın, Caravaggio biraz abartmış sanırım.If you look at the bare feet of Peter, of Christ, there is something gritty about Caravaggio.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.But more important he is seated on a throne showing his authority and his feet are on the mountains.
# Ayaklarımın arkasına...# Back down on my knees
Çünkü kendi ayaklarınla gidebilirsin.Because you could leave on your own two feet.
Penguenler komiktirler, iki ayakları üzerinde yürürler, Ve tabii ki çalışkandırlar,They're comical, they walk upright, and, of course, they're diligent.
Ve ayaklarından da anlıyoruz.Aah, how so?
Ayaklarına bakın, ayak parmakları gerçekten çok büyük! . .They are great.
‹‹Biraz su getirteyim, ayaklarınızı yıkayın. Şu ağacın altında dinlenin.Now let a little water be fetched, wash your feet, and rest yourselves under the tree.
Harunla oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkayacaklar.Aaron and his sons shall wash their hands and their feet in it.
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.Moses, Aaron, and his sons washed their hands and their feet there.
Sununun işkembesini, bağırsaklarını, ayaklarını yıkayıp sunakta yakmalık sununun üzerinde yaktı.He washed the innards and the legs, and burned them on the burnt offering on the altar.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Your clothing didn't grow old on you, neither did your foot swell, these forty years.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.You also put my feet in the stocks, and mark all my paths. You set a bound to the soles of my feet,
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.For he is cast into a net by his own feet, and he wanders into its mesh.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›He puts my feet in the stocks. He marks all my paths.'
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.He paws in the valley, and rejoices in his strength. He goes out to meet the armed men.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;You make him ruler over the works of your hands. You have put all things under his feet:
Sıkı adımlarla senin yollarını tuttum, Kaymadı ayaklarım.My steps have held fast to your paths. My feet have not slipped.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.I will strike them through, so that they will not be able to rise. They shall fall under my feet.
Gözlerim hep RABdedir, Çünkü ayaklarımı ağdan O çıkarır.My eyes are ever on Yahweh, for he will pluck my feet out of the net.
Tanrısının yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz.The law of his God is in his heart. None of his steps shall slide.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Your arrows are sharp. The nations fall under you, with arrows in the heart of the king's enemies.
Halkları altımıza, Ulusları ayaklarımızın dibine serer.He subdues nations under us, and peoples under our feet.
Hayatımızı koruyan, Ayaklarımızın kaymasına izin vermeyen Odur.who preserves our life among the living, and doesn't allow our feet to be moved.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.But as for me, my feet were almost gone. My steps had nearly slipped.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Exalt Yahweh our God. Worship at his footstool. He is Holy!
Zincir vurup incittiler ayaklarını, Demir halka geçirdiler boynuna,They bruised his feet with shackles. His neck was locked in irons,
İlgili Sayfalar